Başmuallim Zehra'nın hikayesi... Babası Mürşit Efendi'yi yıllarca sarhoş, sorumsuz, zalim ve hissiz bir adam olarak tanıyan Zehra bambaşka gerçeklerle karşılaşır.
Kimseye boyun eğmeyeceğine, adaletli olacağına, şerefiyle memurluk edeceğine yemin içen Mürşit Efendi etrafındaki çirkefliklere daha ne kadar tahammül edebilirdi? Hayatının türlü dönüm noktalarından biri olan evlilik onun hayatında geri dönüşü olmayan izler bırakacaktır. Hayatta tutunacak tek dalı olan Zehra'yı fenalıklar aleminden kurtarmak için yaptıklarından kızı bihaberdir.
Yıllar sonra ele geçen hatıra defteri; yaşanamamış onca güzellikleri, boşa giden ömürleri, hayatı, acıyı, yalanları, ihaneti ortaya dökecektir.
Türk filmi tadında Acımak...
"Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım."
"Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti."