Psikolog Esmagül Gezen

Psikolog Esmagül Gezen
@birpluviofil
Ben ömrümde hiç delilik yapmadım!
6/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 02:06
Öncelikle spoiler içerebilir Bir kitabı okumaya başlarken, içinde olduğum duruma göre kitap seçip okumanın zevki çok başka oluyor. Çünkü bu kitabı bitirdikten sonra, birçok konuda değişen bakış açım, kendimi gözden geçirmem, hayatımı gözden geçirmem, hayata dair oluşan yeni fikirler.. Ölmek istemek, her ne kadar dile çok dolanan, herkesin ağzında sakız olan bir durum olsa da, gerçekten ölümü düşünüp her şeyi göze alıp kendini öldürmek çok başka bir şey. Ve Veronika buna karar vermiş bir kız. Aslında hayatı çok normal, düzenli iş git gel, sevgililerle yapılan aynı etkinlikler, bir ev, bir şehir.. Tek sorun her şey hep aynı. Her gün aynı hayata uyanmak ve bu hayatın değişebileceğine dair bir inancın olmaması Veronika'yı ölüme sürükleyen şey oldu. Sanırım onu çok iyi anlıyorum bu konularda. İntihar girişimi ve akıl hastanesine yatış. Aslında hayatımızda tam her şeyin en dibe vurduğunu düşündüğümüz zamanlar bizim tam da çıkış yolu bulduğumuz ve hayatımız değiştiği anlar olabiliyor. Ki bunu bu kitapta çok net gördük.. Gelelim akıl hastanesine. Ki beni burası çok çekmişti. Deli diye adlandırılan bir sürü insan, hepsinin birbirinden farklı hikayeleri, geçmişleri ve akıl hastanesinde mutlu hayatları. Evet cidden mutlu hayatları. Çünkü onlar orada tamamen rahatlar, özgürler, şu açıdan özgürler biz yaşadığımız toplumda belli kurallara uymak zorundayız bunlar hem kanun kuralları hem de toplumun dayattığı normal insan kuralları. Ama akıl hastanesinde öyle bir durum yok, çünkü hepsi deli ve delilerin ne yapacağı hiç belli olmaz. Çünkü herkesin de dediği gibi 'delidir ne yapsa yeridir'. Toplum her çeşit insanı yargılar, her çeşit karakterde, kişilikte, görünüşte insanı. Bir tek söz konusu 'deli' lere geldi mi, deli işte boşver der. Çünkü neyini eleştirsin zaten deli, şu açıdan
1000Kitap
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2019102,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ah Werther
Puan vermedi·126 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 22:30
Öncelikle spoiler içerebilir. Okumaya başlarken kendimi çok üzgün ve çaresiz hissediyordum ve kendim gibi hisseden birini okumak istedim. Öyle de oldu. Okurken onun yaşadığı duyguları o kadar yaşayarak okudum ki bana bu kadar etki etmesinin sebebi de bu oldu. Bazen insan hayatında bir şeye çok anlam verir, tam da hayatında anlam aramaya başladığı sırada o anlamı bulduğunu düşünür. Ona tutunur ve tutkuyla bağlanır. Ama o anlam bizimle beraber anlam bulmak istemiyor olabiliyor. İşte böyle olunca, senin tüm hayatın başına yıkılır. Evet belki bu kadar bir şeye anlam yüklemek doğru değil ama yaparsın işte. Ve gidince de hayatında bir sebep, tutunacak bir şey bulamazsın. Kaçarsın gidersin, şehri değiştirirsin, kendini değiştirirsin ama dönüp dolaştığın yer aynı olur. Sonunda kendinle ve çaresizliğinle başbaşa kalırsın. Birine bu kadar aşık olmak ve uğrunda ölmek gerçek hayatta mümkün mü bilmiyorum ama Werther aşık oldu ve aşkı için öldü. Kendi hayatında tek anlam taşıdığını düşündüğü kişi için öldü. Aslında bizim düşündüğümüz gibi hayatımızın anlamı tek bir kişide ya da tek bir olayda saklı değildir, hayat anlamıyla beraber yaşar, sınırlandırılmaz, çünkü o dinamiktir, her anda her yılda değişir. Ama tutkulu duygular maalesef bizim bunları görmemize engel olur. Kendi zamanında da oldukça insanları bu tutkulu duygulara esir etti gerçekten Werther. Ben Werhther'i çok yaşayarak okudum ve çok etkilendim. Yazarın dili de oldukça akıcı ve hiç sıkmıyor. Ben biraz uzun sürede okudum çünkü araya sınavlarım girmek zorunda kaldı. Ama tek nefeste bitirilebilecek bir kitap tavsiye ederimm. İyi okumalarr
1000Kitap
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019150,2bin okunma
Bay C.nin tutamağı..
Puan vermedi·192 syf.··
2020 43. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2020 14:31
Oldukça merak ederek ve istereyerek başladığım bir kitaptı. Ortalarına doğru beni biraz sıktı ama güzel bir kitaptı. Sanki böyle okurken Stefan Zweig'in Olağanüstü bir gece'sine benzettim. Açıkçası üzerine oldukça düşünülesi bir kitap. Dünyada insanın neden var olduğunu, amaçlarını, geliş sebebini, hayatta tutunma sebebini düşündüren. Çünkü aylak bir insan.. Hayata tutunma sebebini bulamamış, aramakta olan.. Çoğu insanın peşinde koştuğu o amaca zaten sahip olduğu için hayatta tutamağını başka yerlerde belki de doğru yerlerde aramaya çalışan biri.. Bir tutamağın insan hayatında yeri büyüktür.. İnsana yaşam sevinci veren, heyecanı veren, sabrı veren o tutamaktır. Yani o peşinde koştuğu amaçtır. Eğer bir amacınız olmasa hayat yaşanılası bir yer olmayı sizin için kaybeder.. Burada da Bay C. var işte. Onun hayat amacını arayışı, bulamayışı, başka yerlerde, başka insanlarda aramaya devam edişi.. Ayrıca insanın şu an var olan karakterindeki olan şeylerin geçmişinden gelen izlerini de görüyoruz. Geçmişte yaşadıklarımızın bizi en ince ayrıntısına kadar nasıl peşimizi bırakmadığını.. Bizde korkulara yol açtığını ya da alışkanlıklara.. Bazı insanlar, bazı anılar yüzünden hayatta olmak istediğimiz kişiyi değil de olmak istemediğimiz kişiyi bilmeyi öğretiyor.. Yanii okuduktan sonra düşününce daha anlamlı gelen bir kitap diyebilirim.. İyi okumalar.. :)
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
İnsanların duyguları olmasaydı..
5/10
·330 syf.··
2020 42. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 20:01
Kitabı beğendim. Sonu benim beklemediğim bir şekilde bitti yani en azından ben tahmin etmemiştim. Aşk üzerine, duygular üzerine, insanlar, acılar, unutmak üzerine yazılan bir kitap. Okurken durup bir cümlenin altını çizip sonra düşündürecek tarzdan. Aşkın şeker yaptırdığını gördük, acının nelere sebep olduğunu, oldukça etkileyiciydi. Serenad'ı daha heyecanla okumuştum bu biraz daha durgun geçti yine de merak uyandırıyordu. Spoiler içerebilir Öncelikle adamın sonunda aslında ikiz kardeşinin olmayışı, hepsini kendisi yaşamış olması ve bunları travma yaşadığı için böyle olması çok etkileyici bir sondu ve cidden beni en çok bu tatmin etti. Ve ayrıca adamın cidden duygularının olmayışı bir hastalıktan dolayı olması. Kitap boyunca buna kesin diyememiştim yani hastalık olarak bakmamıştım sanki yaşamak istemediği için duygularını yaşamıyor gibiydi benim için ama bir hastalık oluşu - ki sonradan bu hastalığı araştırıp bilgi edinmeme de vesile oldu - etkileyiciydi. İnsanların duyguları olmadan yaşaması. Zaten insanı insan yapan duyguları değil midir? Ne kadar uğraşılsa da robotlarda olamayan şey duygu değil midir? Duygusuz yaşamak; şekersiz yapılan kek gibi. Eksik. Ve duyguları hissetmek, en içten, aşkı ; nefreti, heyecanı hissetmek. Bunlara sahip olduğumuz için gerçekten şükretmeliyiz. İnsanı insan yapan duygularıydı çünkü. Beni de biraz uzun geçen sıkıntılı ruh halimden çıkaran bir kitap oldu. Aşk okumayalı uzun zaman olmuştu. Tavsiye ederim okumanızı. Naçizane yorumum bu kadar.. :)
Edebiyat
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,7bin okunma
Kağıdın yanma derecesi 'Fahrenheit 451'
Puan vermedi·208 syf.··
2020 8. kitabı
Okuduğum en etkileyici kitaplardan olabilirsin. Okurken içinde yaşadım. Montag'la beraber kaçtım, onunla beraber yaktım. Bundan yüzyıllar sonrası. Artık farklı bir düzen var. Herkesin aynı olduğu, insanların düşünmediği, düşündürülmediği ve en korkuncu kitapların yakıldığı. Zaten yakılma amacı da bu. Düşündürtmemek. Sorgulatmamak. İsyan çıkartmamak. Bir sürü mutsuz insan topluluğu.. Okurken hep durup düşündüm. Acaba gelecekte böyle olur mu? İnsanları belli bir düzene uydurmak için bu kadarı da yapılır mı? Aslında her ne kadar şu anda farklı olduğunu, sıradışı olduğunu iddia eden kişiler bile bir düzenin parçası. Kitaplar şimdiden yüksek raflara kaldırıldı. Ve aynı cümleler ezberlemeye başlandı. Mesela birine neden kitap okumadığın sorsan 'vaktim yok!' der. Hiçbir şeye vaktimiz yok. Hayat gitgide hızlanıyor. Ve şu anlamlı cümle her şeyi özetliyor : ' Düğmenin yerini fermuar alır ve insan şafakta giyinirken düşünmeye, felsefi düşüncelere dalmaya ve dolayısıyla da melankolikleşmeye ayıracak bir saat bulamaz olur.'
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma