Vox Nihili

Vox Nihili
@birvoxnihili
Okuduğum kitapları düzenli Instagram’da paylaşıyorum. Arada buraya yorumları kopyalıyorum. instagram.com/nilgunycoskun
Sinirlerimi pek güzel zıplattı
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
İşinden istifa edip kırsala yerleşen bir kadın, bir avuç insan, harabe bir ev ve sinir uçlarıma dokunan bir okuma. Kadının kırsalda yeni bir hayat kurmaya çalışması, insanların davranışları, o çaresizliği zaten çok etkileyici ancak Bir Aşk’ın asıl okuru ele geçiren yönü zihinde dolaşması. Zihnin karmaşıklığını, takıntılarla ve anlam yüklemeyle savrulmasını Sara Mesa çok iyi detaylandırmış. Kadın karakterin (Nat) zihnindeyiz adeta, anlatıcı da bizim zihnimizde. Pek edebi bir yorum olacak ama sinirden kitabı ısırmak istediğim anlar fazla, kitabı sıkmakta buldum çareyi:) Nat çevirmen, bir taraftan çeviri yapıyor ve onun çeviride karşılaştığı zorluklar, kelimelerin bağlama göre anlam karmaşıklığı da insan ilişkilerindeki zorlukları yansıtıyor. Üstelik çok temiz sade bir anlatımla yazmış. Çok beğendim, keşke herkes okusa. Okuduğum kitapların filmlerini izlemem, ilk defa kitabı bitirir bitirmez filmini izledim. Film kitabın yüzeyinde geziniyor, olaylar var ancak zihin yönü yok. Kitabın vuruculuğunu filmde bulamadım.
Edebiyat
Bir AşkSara Mesa · Sel Yayıncılık · 2025265 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 00:00
Çavuşesku diktatörlüğüne karşı duran, defalarca sorguya alınan, bilgi vermediği için işkence gören, ölüm tehditleri alan bir yazar Herta Müller. 1987 yılında Almanya’ya göç ediyor. Romanya’da yaşam ve göçmenlik kitaplarında sık ele aldığı meseleler, diktatörlükte yaşamı en iyi anlatan yazarlardan biri. Diktatörlük demişken zorunlu reklam bildirimi yazıp geçeyim. Korku ve yabancılaşma! Korkunun her halini yansıtıyor; ihbar edilme korkusu, tutuklanma korkusu, öldürülme korkusu, açlık korkusu..yavaş yavaş uyuşan, sinen bir toplum, korkuyla hayatta kalmaya çalışırken kendisine yabancılaşan insanlar. Soluk Salıncağı, Çağlar Tanyeri çevirisiyle yeni yayımlandı. Okuduğum diğer üç kitabından daha farklı bir tarihi gerçekliğe odaklanıyor. Sovyet çalışma kamplarında yaşananlara. 1945 yılında Romanya’daki Almanlar bu kamplara alınıyor, Müller’in annesi de beş yıl bu kampta tutulmuş. Detaylar üçüncü görsel. Soluk Salıncağı’nın anlatıcısı artık yaşlanmış bir erkek, Leo Auberg. Eşcinsel olduğu için sürekli öldürülme korkusuyla yaşayan biri ve genç yaşta bu kampa gönderiliyor. Açlıkla yaşamayı öğrenmek zorunda, birderibirkemikzamanı. Belirli bir olayın izinde peşi sıra bir hikaye değil, fragmanlar ya da hayattan kesitlerle ilerliyor. Son bölümlerde Leo’nun kamp sonrası yaşımı kısaca anlatılıyor. Esaret bitiyor ama onun için korku, hayatta kalma mücadelesi bitmiyor… Herta Müller’in dili şiirsel, imgeler ve metaforlar alametifarikası. Dikkat ister, bazen yorar. Ama bence anlatımını diğer kitaplarındaki kadar yoğun değil Soluk Salıncağı’nda. Bu açıdan iyi bir başlangıç ama diktatörlükte yaşamı okumak isterseniz, Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım. Otobiyografik bir roman. Sorguya çağrılan bir anlatıcı yaşamını anlatıyor. Biraz melankoli baskın. En sevdiğim kitabı, Mustafa Tüzel
Edebiyat
Soluk SalıncağıHerta Müller · Siren Yayınları · 202573 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 00:00
Sizi “BÖLÜNMÜŞ GERÇEKÇİLİK” ile tanıtıştırayım. Artık iki gerçeklikte yaşıyoruz: hayatımızın akışı ve ekranların akışı. Dikkatimiz sürekli mesajlarla, bildirimlerle, paylaşımlarla bölünüyor, hatta paylaşımlara da yan ögeler ekleyip (bu paylaşıma ekelediğim müzik gibi) biraz daha dağıtıyoruz. Sosyal medya platformlarının gerçekliği de farklı X ve Instagram atmosferinin farkı mizah konusu zaten, burası Şirinler köyü! İşte bu yeni bölünmüş gerçekliğimizin romanı Sözcüklerin Anlamı. Tüm dünyada yaşanan elektrik kesintileri sonrası kaos ortamında tanışan Duru ve Demir’in aşklarını okuyoruz, bir taraftan da akış metne dahil oluyor. Tweetler, videolar, ansiklopedik bilgiler, müzikler…Sosyal medyanın kaotikliği gibi. İkiye bölünmüş bir hikaye akışı. Yapay zekanın daha baskın olduğu çığrından çıkmış bir dünyada sanal akış ve her yeni felakete alışıp normalimiz olması gibi normallerini yaşayan bir çift. Nasıl ideolojilerin, inançların, sosyal medya platformlarının kendilerine özgü bir dili varsa, Duru ve Demir’in de başkalarının anlamadığı yeni bir aşk dili var. Kitabın sonunda bir sözlük bulunuyor ancak bağlamdan da anlaşılıyor bu sözcükler. Kitabın sonunda bölünmüş gerçekçiliği ve Sözcüklerin Anlamı’nı inceleyen bir makale var. James Whitbread imzalı, Adnan Abalı çevirisi. Cem Akaş’ın alteregolarının emeğine sağlık. Tabii ki böyle yenilikçi bir kitabı okuduğum için coşkuluyum. Bu dönemi her açıdan yansıtan bir kitap Sözcüklerin Anlamı, ekran süreniz yeterse hit tweetleri görebilirsiniz iki akışta da. Basın diliyle: Akaş’tan bir akış romanı… X: tavsiye etmeye kıyamıyorum IG: ilk defa okuyacakları kıskandığım o kitap YT: 2025’in mutlaka okunması gereken kitabı Maliye diliyle reklam değildir
Sözcüklerin AnlamıCem Akaş · Can Yayınları · 202522 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 00:00
Günümüzün dehşetini geleceğe fırlatan bir yazar Agustina Bazterrica. Distopik evreninde dolaşmak rahatsız bir keyif. Düşünmek, gerilmek, merakla sayfa çevirmek, dehşete düşmek ve yüzleşmek… Değersizler’de günümüzün korkularından ve felaket teorilerinden yola çıkarak distopik bir evren yaratmış. AI egemenliğinden kaçış için elektrik kesintisi ve birbiri ardına yaşanan doğal afetlerle yaşam çöküşün eşiğinde. Yağmadan, şiddetten kaçan kadınların sığındığı bir manastırda yaşananları okuyoruz. Tam itaatin beklendiği bir manastır, baş rahibesi postallarıyla bildiğimiz rahibe görüntüsünün dışında. Sığınan kadınlar da kullanılabilirliklerine göre sınıflara ayrılıyor. Tek amaçları yeni tanrıları ‘O’ya hizmet etmek. Değersizler ise en yüksek mertebeye Aydınlanmışlar grubuna seçilebilmek için kanla kefaret ödemeye razı bir grup genç kız. Bu Değersizler’den birinin gizli gizli yazdığı günlüğü okuyoruz, yazabilmek için bazen kanını kullanıyor. En kutsala erişmek, kadının kutsallaştırılan durumu, biz kadınların bu kutsala erişebilmek için patriarkada nasıl bir bedel ödediğimizin yansıması (spoiler kaygısı, açmıyorum). Bir de ‘O’ İspanyolcada ‘El’. AI egemenliğinden EI egemenliğine… Coşkulu girişimden de anlaşıldığı üzere ısrarla tavsiye edeceğim bir kitap. İyi bir distopya okumak istiyorsanız Değersizler’e, dehşetengiz bir distopya isterseniz Leziz Kadavralar’a öncelik verebilirsiniz.
DeğersizlerAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 2025165 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 87. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 00:00
Annie Ernaux’nun yeni kitabı yayımlandı: Karanlık Atölye. Bu kitap bir yazı günlüğü, ‘şunu yazayım, bunu yazayım’ değil, biçeme kafa yorduğu, neyi nasıl anlatacağına odaklandığı notlar. Örnek görsel ekledim. Seneler, Kızın Hikayesi, Bir Kadın sık geçen kitaplar. Biz okurları sakımasızca yazdığı için onun cesur duruşundan çok bahsederiz. Bu kitapta ‘utanç’ üzerinde duruyor. Özellikle Kızın Hikayesi’ni yazmakta zorlanıyor. Ondan alıntılayayım: Utanç duyduğum için mi? Evet. Yazmak utancı dönüştürmektir. Biraz meraklısına bir kitap, ilk kez Ernaux okuyanlar için uygun bir tercih değil ancak seveni (bir ninedir bizim için :) ) büyük keyifle okuyacaktır. Tabii yazmaya meraklı okurlara da tavsiye ederim.
Karanlık AtölyeAnnie Ernaux · Can Yayınları · 202585 okunma