Puan vermedi·400 syf.··
2026 277. kitabı
Halit Ziya Uşaklıgil, *Aşk-ı Memnu* (Yasak Aşk) adlı Türk edebiyatının bu ilk büyük modern romanında, zengin ve yaşlı bir dul olan Adnan Bey ile kendisinden yaşça çok küçük olan güzel Bihter'in evliliği etrafında şekillenen trajik bir yasak aşk sarmalını konu alır. Yazar; Servet-i Fünun döneminin seçkin konak hayatını, Bihter ile Adnan Bey'in yeğeni Behlül arasındaki tutkulu ve yıkıcı ilişkiyi, sadakatsizliği, toplumsal baskıları ve insan psikolojisinin en karanlık dehlizlerini muazzam bir realist yaklaşımla işler.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,9bin okunma
7/10
·304 syf.··
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 07:58
Gece Yarısı Treni Matt Haig Bu yazar ile ilk kez bu kitabı sayesinde tanışmış oldum. Klasik fizikte sadece ileri akan zamana zıt olarak kuantum fizik, geriye dönük nedensellik teorisi (retrocausality) ile şu anda veya gelecekte yapılan bir seçimin, bir gözlemin, geçmişteki bir parçacığın, davranışını, geçmişini ve durumunu etkileyebileceğini söyler. Yazar ,kuantum fiziğin, geriye dönük nedensellik teorisi gibi teorilerini, ilkelerini temel alarak romanını yazmıştır.Bu teoriyi bilirsek romanı daha iyi anlarız diye düşünüyorum. Kitabın arka kapağında yazar zaten romanin konusunu anlatmış. 81 yaşındaki, kitapçı zinciri sahibi olan Wilburn Budd çocukken yaşadığı acılardan kaçmaya çalışırken, o acıları, duyguları hissetmemek için, kendini işi ile uyuşturur. Kendini fazlasıyla işine adar ve eşini arkadaşlarını ihmal eder ve onları kaybeder. Yaşamında, yaptığı seçimlerden ,aldığı kararlardan dolayı çok pişmandır. Bir telefon görüşmesi sonucu işler düzelmeye başlıyor gibi olurken, ölür. Ölüm sonrası bir tren aracılığıyla bütün hayatını film şeridi gibi izler. Kendisi için önemli olan sahnelerde tren o sahnenin istasyonuna yanaşır ve ölü karakterimiz o sahneyi yeniden izler . Ölü karakter, anılarını izlerken, anılarındaki genç haliyle konuşup ,onu yapacağı yanlışlarla ilgili uyarmaması ,onunla konuşmaması gerekiyordur. Karakterin yanlış yaptığı sahnelerdeki o üzüntüsünü pişmanlığını çok derinden hissettim ,ağladığım bile oldu. Bundan sonrası spoiler olacağı için burada durmam gerekiyor. Edebiyatta. Kuantum Kurgu (Quantum Fiction ) tarzını kullanmıştır. Kişinin, kendisini sorgulaması ,yanlışlarla yüzleşmesi ,geçmişiyle yüzleşmesi ,seçimleri ve kararlarını sorgulaması ,bundan dolayı yaşadığı acı konularından dolayı varoluşçu edebiyat
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026278 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayat şaşırtıyor bazen…
Puan vermedi·517 syf.··
2026 10. kitabı
Martin Eden, etkileyici bir romandı. Yoksul bir denizci olan Martin’in kendini geliştirerek başarılı bir yazar olma çabasını anlatır. Martin, sevdiği kıza layık olmak için çok çalışır ve eğitim alır. Ancak başarıya ulaştığında hayatın düşündüğü kadar umutlu olmadığını fark eder. Kitap,azim, eğitim, aşk ve toplumsal sınıf farklılıkları gibi konuları işler. Akıcı dili ve düşündürücü olayları sayesinde kişinin ilgisini çekiyor. okunmaya değer bir klasik eser.Aancak sonu beni mahvetti. Ahh martin bir sen bir Bihter aşk yüzünden heba oldunuz yaa
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
8/10
·304 syf.··
2026 42. kitabı
Öldüğünüz gün hayatınızın tüm sahnelerinin gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçtiğini hep okuduk ya da izledik. Biliyoruz ki bu durumu yasayacagiz. İşte tam olarak 81 yaşındaki Wilbur, öldüğü gün bir tren bileti kazanıyor. Ve tüm o pişmanlıklarını geri alabileceği bir olasılık sunuluyor ona. Tabii başta kurallar var ve asla müdahale etmemesi gereken bir geçmiş var, fakat onun da yatması gereken bir detay var: o ziyan ettiği aşkı kurtarmak ve hayatı yeniden yaşayabilmek. Gece yarısı kütüphanesinde de bu olasılığı sevmiştim, çünkü bazen oturup düşündüğümde başka tercihler yapsaydım acaba şu an ne durumda olurum diye düşünmedim söylenemez. Bence bu olasılıkları herkes düşünüyordur. İşte yazar tam da bize bunu sunuyor. Şunun altını çizmeden geçmiyor; geçmiş ya da gelecek ya da şimdi hepsi bir düzene bağlı fakat her an her şey değişebilir tüm bu olasılıklar sadece yaşamak için. Ben kitabın sonunda değişen o geleceğin diliyorum ki Wilbur ve Maggie için çok güzel bir gelecek olması. Gerçekten içinizi iş işten okuyabileceğiniz güzel kitaplardan biri. Yazarın kalemine hayranım ve en sevdiğim kitaplardan biri oldu.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026278 okunma
Periler Diyarına Giriş Bileti
6/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Feyre fakir ailesiyle küçük bir kulübede hayatta kalma mücadelesi veren bir genç kız. Babası bir bacağını ve mal varlığını kaybettiğinden beri hayatları bu şekilde ilerlemekte. İki ablası ve babasına bakmak zorunda olan Feyre bir gün avlanmak için çıktığı orman turunda günün şansını yakaladığını düşünerek avlamaması gereken bir canlıyı avlar. Bu yaptığı şey onun ailesinden kopmasına ve periler diyarına götürülmesine sebep olur. Kısaca konu bu şekilde. Kızın ailesi özellikle ablalarının işe yaramazlığı beni benden etti. İlerleyen kitaplarda kardeşlik bağlarının güçlenmesini umuyorum. Kitabı okurken bana aşırı mantıksız gelen bir kısım vardı. O olayın mantığı ilerleyen sayfalarda açığa kavuştu. Spoiler vermeden perilerin lanet sebebiyle kıza açıklayamadığı durum, demek istiyorum. O anlamsız yeri kafamda anlamlı hale soktu. Kitabın benim için tek olmaz yeri orası değildi. Feyre ve Tamlin arasındaki sinerji bana maalesef pek geçmedi. Duyguya kendimi veremedim. İlişkileri yapay bir şeymiş hisleri geçiciymiş gibi ve bitecekmiş gibi düşünerek okudum kitabı. Kitapta en sevdiğim karakter kesinlikle Rhysand oldu. Hikayeye girdiği andan itibaren zaman zaman karaktersiz tutumu ve toksik kabalığı olsa dahi mıymıntı Tamlin'den kuşkusuz daha iyi yazılmış bir karakter. (Pısırık erkeği annesi sevsin.) Bu kitaba başlamadan önce bildiğim bir gerçek de bu duygularımı tetikliyor olabilir tabi ki. İlk kitap o kadar yavaş aktı ki. Karakterler gerçek anlamda kabız gibi. Sanki sürekli bir dertleri var, bu derdi saklamak zorundalar asla duygularını da ifade etmiyorlar. Bu olayın sebebi de lanetmiş zaten. Özellikle 400. Sayfadan sonrası çok daha güzel çok daha hızlı aktı. Fantastik kitap sevenlere tavsiyemdir. İkinci kitaptan beklentim daha yüksek umarım devam kitapları beklentilerimi karşılar.
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
“Beni aldığın zaman, hafızamı sil”
7/10
·448 syf.··
2026 42. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 03:14
Bayram tatilinde yanıma yoldaş olsun diye almıştım ama sadece geceleri, parça parça okuyabildim. Belki bu kopuk okuma düzenimden, belki de kitabın o iç içe geçen çoklu hikaye yapısından dolayı tam olarak içine sızamadım, bazı şeyler havada kaldı gibi hissettim. Yine de kurgunun hakkını vermek lazım. Kendi de bir zamanlar ölümlü olan bir cehennem çalışanının, oradan çıkış bileti almak için insanların ruhlarını avlamasını izliyoruz. İnsan doğasının karanlığını hiç süslemeden, olduğu gibi gösteriyor yazar. En çok can yakan kısmı da; gerçekten kötü olanlarla, aslında sadece sevdiklerini korumak için kendini feda edenlerin ya da manipülasyona kurban gidenlerin aynı cehennemde buluşmasıydı. Okuma sürecimden dolayı taşlar tam oturmasa da evet, kafamı karıştıracak kadar güzel ve farklı bir kitaptı.
Burayı İmzalaClaudia Lux · Ren Kitap · 20265 okunma