Kitabın ilk cümlesinden itibaren merakla okuyorsunuz. Aslında biraz Hayvan Çiftliği gibi bir kitap. Nasıl okunursa farklı anlamlar çıkabiliyor. Masal kitabı veya siyasi bir kitap. Ancak her şekilde okunmaya değer bir kitap. Keyifli okumalar.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,5bin okunma
Kitaba nedensizce ön yargıyla yaklaşmıştım ancak okuduktan sonra fikrim değişti. Ve ayrıca kitabı okuduktan sonra yalnızca 24 saatlik bir olay olduğuna inanamadım. Stefan Zweig ın bir kaç kitabını daha okumuştum öncesinde ve anlatım şekli hemen hepsinde aynıydı; ana karakter bir yabancıya geçmişini anlatıyor. Kitapları okurken peş peşe okumamak lazım bence. Peş peşe okuyunca benzer anlatım tarzından dolayı sıkıldım ben açıkçası. Ancak okunabilecek bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.
Buket Uzuner'in okuduğum ilk kitabı. Ne yazmam gerektiğini bilmiyorum çok fazla ama bi şeyler yazmak zorunda olduğumu hissediyorum.Kitabın çok farklı bir atmosferi var. Başta sıkılmıştım, hemde çok sıkılmıştım fakat bir türlü kitabı elimden bırakamıyordum. Merak ediyordum, sayfaları atlamak istiyordum sıkıldığım için fakat bir cümle daha, bir cümle daha diye diye bir baktım ki kitap bitmiş. şimdi iyi ki diyorum 3 kitabıda beraber alışım. Fakat bir yandan da okumak istiyorum çok çok çok farklı bir kitap deneyimi. Eğlenceli demek istiyorum ama diyemiyorum ama sürükleyici, sıkıcı demek istiyorum ama diyemiyorum. Çok farklı ama şimdi kitabı okumadan önceki ve sonraki beni karşılaştırdığımda kesinlikle sonraki beni tercih ediyorum. Yazarın da kitapta dediği gibi ( spoiler vermiyorum merak etmeyin) Şimdiki halinden memnun olanlar bu kitabı okumasın.
insanoğlunu yaratan Prometheus, insanın kendini koruyabilmesi için ona ateşi armağan etmek istedi ve Tanrıların Tanrısı Zeus’un buna karşı çıkmasına rağmen ateşi insanlara armağan etti.Ateşin ve aklın insanları şımarttığını ve güçlendirdiğini gören Zeus, kendilerini Tanrılar kadar kuvvetli ve mutlu sanmaya başlayan ve o zamana kadar yalnız erkeklerden oluşan insanların başına onları güçsüz kılacak müthiş bir bela göndermek istedi. Zeus insanlara ateşin karşılığı olarak öyle bir kötülük verecekti ki, insanlar kendi yok oluşlarını mutlulukla kucaklayacaklardı. Bu kötülük kadındı.O zamana kadar ölümlü kadınlar yoktu. Sadece tanrıçalar vardı. Zeus, oğlu Hephaistos’u çağırarak kil ve suyu karıştırmak suretiyle bir kadın şekillendirmesini emretti. Böylece ilk kadın yaratılmış oldu. Bu kadının ismi Pandora’ydı. Pandora yeryüzündeki ilk kadın olacaktı. Tanrılar ve tanrıçalar Pandora’ya birçok hediye verdi. Ama bu hediyeler arasında en önemlisi Tanrıların Tanrısı Zeus’un Pandora’ya verdiği bir kutuydu.Zeus, Pandora’yı dünyaya göndermeden önce ona bu kutuyu asla açmamasını emretti. Ancak kadın meraklı bir varlık olduğundan dünyaya gelir gelmez Zeus’un emrini unuttu ve kutunun içinde ne olduğunu merak ederek kutuyu açtı. Kutunun içinden hastalık, keder, ıstırap, yalan, riya, şehvet, özetle insanları rahatsız edecek ve felakete götürecek bütün kötülükler çıkmaya başladı. Pandora yaptığı hatayı anladı ve kutuyu hemen kapattı.Ancak kutudan neredeyse bütün kötülükler çıkmış ve içeride sadece tek bir kötülük kalmıştı. O kötülüğün ismi umuttu. Bütün kötülükler arasında insanları yaşatacak yegâne kötülük olan umut dışarı çıkamamış, kutunun içinde kalmıştı. Umut kötülüklerin en kötüsüydü, fakat bu kötülük olmadan insanlar diğer kötülüklere dayanamazdı. bu kitapta insanın özünü