Rüzgar gibi geçti İnceleme 2
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:28
Scarlett, baştan beri Ashley'in sevgisini yüreğinde taşımaktaydı. Ama Ashley kendi değerleri doğrultusunda; şeref, haysiyet gibi etik unsurlarla hareket edip(!) Scarlett'e aşık olsa da eşi Melanie'ye ihanet etmemektedir. Ashley'in tutarsızlıkları o kadar fazla ki ve karakteri bir o kadar da sönük... Scarlett'in güçlü duruşu, hiçbir zaman boyun eğmeyişi, o kadar güzel ki... Sadece sevmediğim yönü ise para için adeta sevmediği adamlarla olması. Savaş ortamı ya da bulunduğu koşullar bir yere kadar ama bir yerden sonra onun karakteri ortaya çıkıyor. Nasıl ki güçlü duruşu hiçbir zaman mücadeleden kaçınmayışı varsa, paraya da o denli tapışı da vardı Scarlett'in. Bu kitapta karakterini, duruşunu beğendiğim bir diğer insan ise Melanie oldu. Evet gerçekleri görüyordu ama hiçbir zaman duruşundan taviz vermedi ve en azından tutarlı bir hayat sundu kendisine ve etrafındakilere. Bu yüzdendir ki Ashley, bu iki güçlü kişiliğe sığındı. Ashley ahh ne çok istedim ve bekledim... Scarlettle güzel bir hikaye ama olan bitenler hayal kırıklığı yarattı ben de. Rhett namı diğer Kaptan Butler şu bizim de bildiğimiz politikacılara ne de çok benziyor değil mi? Çalıp çırpıyor. Herkesin gözü önünde. Ama yine de Ashley'e oranla Scarlettle daha uyumlu olmuş, onun da kendince tutarlı bir insan olduğunu görüyoruz. Bu kitap bir kez daha anlattı ki; toplumsal koşullar, büyük savaşlar, insanların hayatlarını derinden yaralar, yeni hayatlar sunar ve bazen hayatları yok eder ama hep ayakta olmak zorundadır insan; çünkü hala soluduğun bir hava vardır.
Rüzgar Gibi Geçti (2 Cilt bir arada)Margaret Mitchell · Morpa Kültür Yayınları · 20013,140 okunma
8/10
·360 syf.··
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:50
Descartes’ın "Ruhun Tutkuları (Duygular ya da Ruh Halleri)" eseri az önce bitenler arasındaki yerini aldı. Sevincin, nefretin, kederin, kibrin ve daha adını sayamadığımız birçok duygunun kökenini, oluşum sebebini rasyonalist bir bakış açısıyla, ayrıntılı bir şekilde incelemiş yazar. İnsanın doğasına ve hislerine dair adeta rehber niteliğinde bir eser sunmuş bizlere. Ben çok severek okudum; insan psikolojisinin doğrudan duygular ve ruh halleri üzerinden analiz edilmesi, kitabı oldukça sürükleyici ve okunabilir kılmış. Herkesin rahatlıkla anlayabileceği ve kendinden bir şeyler bulabileceği bu eseri kesinlikle tavsiye ederim
Duygular ya da Ruh HalleriRené Descartes · Alfa Yayıncılık · 2015273 okunma
Reklam
Puan vermedi·368 syf.··
2018 49. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2018 00:00
#katillercetesi serisinin dördüncü kitabı #kötülüktohumları da bitenler arasında yerini aldı nihayet. Kendisini sadece akşamları okuyabildiğim için biraz uzun sürdü. Çeteye beklenmedik bir misafirin gelişiyle, aldıkları müşterilerinden gelen işler harici kendi iç hesaplaşmalarını okudum bu sefer. Hepsinin var olan karanlık sırları ortaya döküldü birer birer. Hali hazırda tırstığım karakterler vardı tabi, ama bu davetsiz misafir de az tırsılır cinsten değil. Kendisini ispatlamaya çalışan ve bunun için belki de en tehlikeli yolu seçen tam bir ruh hastası çıktı zatı şahaneleri. Ortaya çıkan sırların yarattığı deprem henüz dinmiş değil, bu yüzden sonraki kitabı çok merak ediyorum. Sanırım bir günlük seri dışı okuma yapıp, ardından beşinci kitaba başlayabilirim. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kötülük TohumlarıJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20171,436 okunma
Bilinmeyene hizmetin gerilimi...
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Geçmişin geçmiş olarak anılması için geçmesi yeter mi yoksa onu aşmamız mı gerekiyor? . Yer: Ankara, Esenboğa Havaalanı. Aylardan eylül, yıl bilinmiyor. Saat: 06.56 . Tunç gözlerini açtı, hazırlığını yapıp yola koyuldu. Varış yeri havaalanı idi. Sıradan bir gün gibi ama öncekilerden daha uzun süreceği henüz bilinmiyor. . Kulede yerini aldıktan bir süre sonra işi bitenler çıkmaya başladı. Geriye Tunç, Rana, Emre, Selim kaldı. Son kişi çıkarken beklenen kapı kapanma sesi gelmeyince bir terslik sezildi. Sonrasında ise açılmamak üzere kalın kapılar indi, kilitlendi. Dışarıyla bağlantı yoktu. Ekranlarda yalnızca nereden, kimden geldiği belli olmayan iletiler belirmeye başladı. Tek istenilen, her şeyin olağan akışında sürmesi. . Dışarıdakilerle iletişime geçmeye çalışmak bir hataydı. Karşılığı, ekrandaki uçuş verilerinden birinin yok olmasıydı. Her hatada uçakları güvenle indirebilecekleri bir bilgi yok olacaktı. Geriye yalnızca dört çalışanın bilgilerine güvenmek kalıyordu. Ama işler yavaş yavaş çığırından çıkıyordu. . Birkaç uçak oldukça sakıncalı biçimde de olsa alana indirilmişti. Yine de tuhaf olan bir durum vardı: Sanki bu uçuşlar daha önce yapılmıştı. Ama nasıl? Öte yandan yıllar önce kapanmış bir havayolunun bir uçuşu gözüküyordu ekranda. Bu olanaksızdı. Bu, bir hayalet uçuş muydu? . Diğer yandan devlet yetkilileri, dışarıda bir araya gelmiş sahayı kapatıp kapatmamayı düşünürken bu olayın perde arkasını öğrenmeye çalışıyorlar. Araştırma derinleştikçe ortaya çıkanlar birinin canını yakacak gibiydi. . 4 çalışan gitgide birbirini sorgulamaya başlarken dışarıda neler olacak? İletileri kim gönderiyor? Pilotlara iniş iznini kim veriyor? Neden kuleye girilemiyor? Tüm bunlar neden oluyor? . Bazı yerler hızlı geçti, derinleşemedim. Bir noktaya dek merakla, sonra gerilimle
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 202610 okunma
Puan vermedi
Kitap boyunca aklıma takılan şey şu oldu: İnsan gerçekten yaşadığı olaylarla mı değişiyor, yoksa o olayları içinde nasıl taşıdığıyla mı? Bazı şeyler yaşanıp bitiyor gibi görünse de aslında bitmiyor. Aradan yıllar geçse bile insanın içinde bir yerde kalmaya devam ediyor. Ji-won’un yaşadıkları bana bunu düşündürdü. Babasının hayatlarından çıkıp gitmesi, annesiyle arasındaki kırgınlıklar ve zamanla büyüyen yalnızlığı derken, hikâye sadece yaşanan olayları anlatmıyor. Daha çok bir insanın içindeki çatlakların nasıl genişlediğini gösteriyor. İlerledikçe gerçek ile hayal arasındaki sınır da belirsizleşiyor. Bir noktadan sonra Ji-won’un yaşadıklarını okurken ben de neye inanacağımı bilemedim. Beni en çok düşündüren taraflardan biri de anne ve kız arasındaki ilişkiydi. Birbirlerini sevdikleri çok belli ama buna rağmen aralarında aşamadıkları bir mesafe var. Bazen aynı evin içinde yaşayan insanların bile birbirine ne kadar uzak kalabildiğini düşündüm. Kırılmamak için susulan şeyler, söylenmeyen cümleler ve zamanla büyüyen yanlış anlamalar vardı aralarında. Kitabın gerilim tarafı elbette var ama ben daha çok karakterlerin taşıdığı yüklerle ilgilendim. Özellikle Ji-won’un zihninde olup bitenler, yaşadığı korkular ve giderek artan karmaşa hikayeyi benim için başka bir yere taşıdı. Olayların nereye varacağını merak ettim ama asıl merak ettiğim şey insanların içlerinde taşıdıkları şeylerin onları ne kadar değiştirebileceğiydi.
Gözleri En Güzel YeriMonika Kim · The Kitap · 2026142 okunma
10/10
·224 syf.··
2026 18. kitabı
"Masalları artık değiştirmek lazım dostum, ormanın sultanı aslan değil tilki olmalı..." sözüyle başlayan ve biten bir İskender Pala eseri. Zindan Şeyhi bir plan yapar ve bu planı Porsuk, Ceylan, Bukalemun ve Tutî, Tavşan dediğimiz kişilerden oluşan güvenilen bir ekiple yapmak ister. Plan , olaylar ve sonucunda olan bitenler akıcı bir dille anlatılmış. Karakter tahlilleri , verilen mesajlar, anlatılan tarîh her şey güzelce aktarılıyor. Her ne kadar son anda spoiler yesemde :) Sonunun bu şekilde olacağını düşünmemiştim. Yazar bu konuda başarılı diyebilirim ;) Ben okurken çok keyif aldım.Tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim...:)
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,350 okunma
Reklam
Reklam