Biliyor musun, insan birden yaşlanıyormuş. Çocukların gamzeleri, yapraklı sular , büyüklerin gökyüzü saatleri, yatak kokuları, eşiklerin büyüsü, ay masalları, ağaçların düğünü... Yaşama mucizesi diye sevdiğimiz ne varsa, birden bir çınlamaya dönüyor. Yaşlanmanın da ötesinde, insan zaman kılığında bir ölüm hecesiymiş...
İlk acı değilsin, dedim. Son acı da olmayacağım, dedi. Sevmenin ötesini görmek istemiştim, dedim. Oradan geliyorsun, dedi. Sözcüklerden duvar örülmezmiş dedim. Kurduğun konaklarda insanlar kendini seviyor, dedi. Yalnızlık hiç geçmiyor, dedim. Yazıyorsun ya, dedi.