Kötünün biri, beni arkamdan çekiştirmiş olsa, o söz söylenmiş, bitmiş, geçip gitmiştir. Onun sözünü bana taşıyan kimse, söyleyenden daha büyük bir kötülük yapmış sayılır.
Biri ok atıyor, ama attığı ok yere düşüyor; bu benim vücudumu incitmez, bana azap vermez. Fakat o oku sen alır, getirir de böğrüme saplarsan, oku sen atmış olursun!
Kötünün biri, beni arkamdan çekiştirmiş olsa, o soz söylenmiş, bitmiş, geçip gitmiştir. Onun sözünü bana taşıyan kimse, söyleyenden daha büyük bir kötülük yapmış sayılır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dersimiz matematik
Ben öğretmeniniz Ahmet Atik.
Dört işlemle başlıyoruz dersimize.
Toplama çıkarma çarpma bölme.
Bir adam ve bir kadını toplarsanız eder iki.
İkisi bir araya gelirse, işte buna çarpma denir
Birinden dişisi olur yine iki.
İkiden bir çıkar, kalır yine bir.
O çıkan bir oğlansa, artıdır, kızsa eksi.
Kızı örnek alalım.
Şimdi elimizde bir kız var
Diyelim ki yetmiş yıl yaşayacak.
Böl onu ona kalır yedi.
Yedi yaşında başlar okula.
Ve tabi bir kızın bir oğlandan farkını anlamaya.
Yediye yedi ekle, oldu mu sana on dört
Başlar kanamaya.
Çarp onu on ikiyle
Onu da otuz beşle, eder dört yüz yirmi.
Ne etti, adet.
Oysa 400 yumurtası vardır her kadının
Eh iki çocuk doğursa
Dokuz aydan on sekiz ay eder
Geriye de iki ay artık sayı kalır.
Hesap aşağı yukarı doğrudur.
Eveeet, nerede kalmıştık, hah on dört.
Ekle ona yedi, eder yirmi bir.
Aşık olur yirmi bir yaşında.
Hayaller, ihtiras, gözyaşı.
Böl onu korkuyla, bir de gelecek kaygısıyla
Kötünün biri, beni arkamdan çekiştirmiş olsa, o söz söylenmiş, bitmiş, geçip gitmiştir. Onun sözünü bana taşıyan kimse, söyleyenden daha büyük bir kötülük yapmış sayılır. Biri ok atıyor, ama attığı ok yere düşüyor; bu benim vücudumu incitmez, bana azap vermez. Fakat o oku sen alır, getirir de böğrüme saplarsan, oku sen atmış olursun!
Bir şeyin yakasını bir türlü bırakmayan, ardına düşüp sızlanan insanlara hiç katlanamam ben. Bir şey geçip gitmişse, geçip gitmiştir. Bitmiş, yok olmuştur. Bırakın gitsin, öyleyse! Görmezden gelin onu, avunmak istiyorsanız, yitirdiğiniz şeyi hiçbir zaman aynı olarak ele geçiremeyeceğiniz düşüncesiyle avutun kendinizi. Yeni bir şeydir artık o. Sizden kopar kopmaz değişmiştir. Ardına düştüğünüz bir şapka için bile böyledir bu….
“Bireyin gerçek varlığı yalnızca şimdidedir. Bu şimdi, engellenmeden geçmişe uçar, durmadan ölerek ölüme geçer. Çünkü, şu an için olası sonuçları bir yana bırakırsa geçmiş yaşamı, onun iz bırakan istemesinin kaydı ile birlikte bütünüyle bitmiş, göçüp gitmiştir.”