Gregor'un bir aydan fazla acısını çektiği bu ağır yara, şu anki acınası ve iğrenç görünümüne rağmen ailenin bir üyesi olduğunu ve ona düşmanca davralımaması gerektiğini, bu nefretini sineye çekip sabretmenin, sadece ve sadece sabretmenin, aile olmanın getirdiği bir kural olduğunu babasına bile hatırlıtmış görünüyordu.
Bozkırlarda şaşırtılarak öfkeli, yabani canavar tarafından esir alınan bir gezginin hikayesini anlatan eski doğu masalı vardır;
Canavardan kurtulmak için kurumuş bir kuyuya atlar, fakat kuyunun dibinde onu yalayıp yutmak için ağzını açmış bekleyen bir ejderha görür. Mutsuz adam canavardan kaçmak için kuyuyu tırmanmaya cesaret edemez ama ejderha tarafından yenilmekten korktuğu için kuyunun dibinde de atlayamaz. O yüzden duvarın çatlaklarında büyüyen yabani otlara tutunur ve öylece bekler. Kolları yorulur, eninde sonunda iki ölümden birinin tutsağı olacağını hisseder. Yine de tutunmaya devam eder, bu esnada kafasını kaldırır. Ttunmakta olduğu yabani otları iki ucundan kemiren biri siyah diğeri beyaz iki fare görür. Sonunda otlar gevşeyecek, kopacak ve gezgin, ejderhanın ağzına düşecektir. Gezgin bunu görür. Artık öleceğinden emindir. Etrafına bakanırken hala tutunduğu yabani otların yapraklarının üzerinde bal izleri görür, dilini uzatır ve yalar.
Eğer kendi bakış açılarına göre inanç dünyevi kazançları elde etmenin bir yoluysa, bu insanlar en radikal inançsızlardır, çünkü ortada gerçekten de hiçbir inanç yoktur.