...kararların hep kralın lehine olması için yargıçlar üstünde biraz denetim kurulmasını tavsiye ediyor. Kral onları saraya davet etmeli ve hukuki pozisyonu hakkında onlara danışmalıdır. Açıkça yanlış yapıyor olsa bile, yargıçlardan biri mutlaka adaleti boşa çıkaracak bir açık bulacaktır. Bunu hangi gerekçeyle -zıtlaşma tutkusu, aşikâr olana nefret veya hoşa gitme arzusu- yapıyor olursa olsun, sonuç değişmeyecektir. Çok geçmeden tüm yargıçlar farklı görüşler ortaya atacak ve apaçık bir dava tartışmalı bir hal alacak, bariz gerçekler bile sorgulanacaktır.
Kral böylece yasaları kendi çıkarına göre yorumlamak için eşsiz bir fırsat yakalayacaktır. Korkudan ya da kibarlıktan herkes onu onaylayacak ve nihayetinde onun yorumu mahkemelerde yüksek sesle çekinmeden açıklanacaktır. Tahtın kararını haklı çıkarmanın sayısız yolu bulunabilir ne de olsa. Yasaların ruhuna da başvurulabilir, lafzına da, anlamları da saptırılabilir. Son çare olarak, görevine bağlı yargıçların dünyadaki tüm yasalardan daha çok önemsedikleri bir ilkeye müracaat da edilebilir.