Blimunda

Blimunda
@blimunda
öldürdün beni, lazarus!
Kapıya gitti, ''sonsuz övgü! sonsuz övgü!'' diye bağırıp haykıran dereyi dinleyerek kapının ağzında, yarı içeride yarı dışarıda bir süre dikildi. Bu muazzam haykırışı Heather’ın doğumundan yüzlerce yıl öncesinden beri sürdürebilmiş olması ve dağlar yerinden oynayana dek de aynen sürdürecek oluşu inanılmazdı! En tuhafı da, şimdi gecenin bu geç saatinde, ormanın mutlak sessizliğinde uzaktan uzağa, sanki ta suyun kaynağından gelirmişçesine kulağına çalınan o ezgiydi; tıpkı şarkı söyleyen çocukların sesi gibiydi - pek hoş, pek tuhaf.
Sayfa 68 - Metis
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu yaşadığımız gerçek değil. Bu dünya olası bile değil. Gerçek oydu. Asıl olup biten oydu. Hepimiz ölüyüz ve ölmeden önce dünyanın da sonunu getirdik. Hiçbir şey kalmadı geriye. Rüyalar dışında hiçbir şey."
Sayfa 67 - Metis
Söylediği şeyler ne kadar korkunç olursa olsun sesinde asla kırgınlıktan, küskünlükten eser olmuyordu. Alınıp gücenmeyen, nefret etmeyen insanlar var mı sahiden? diye merak etmekten kendini alamadı Heather. Evrene asla çıkışmayan, terslenmeyen insanlar var mı sahiden? Kötülüğü tanıyan, ona direnen, ama asla onun etkisi altında kalmayan?
Sayfa 62 - Metis
Kimseye, hiçbir davaya göbeğinden bağlı olmayanlardan, eylemde bulunmayanlardan, başka ellerce şekillendirilmemişlerden olmanın sunduğu sonsuz olanaklar, o sınırsız ve vasıfsız bütünlük: kendinden başka hiçbir şey olmamaklığıyla her şey olan varlık.
Sayfa 59 - Metis
Salgın’ın etkisinin azalmasından yalnızca on yıl sonra, insanlığın unufak olmuş uygarlığı anka kuşu gibi kendi küllerinden doğmuş, yörüngesine oturmuş, Ay’a, Mars’a uzanır olmuş ve bula bula bunu bulmuştu karşısında: biçimsiz, sessiz, sebepsiz bir gaddarlık. Evrenin o aptalca nefreti.
Sayfa 57 - Metis