Sena`

Ah yavrum, hayatın oniki çiçeğinden bir tekini bile koparmamış, koklamamış olman ne kadar acı! Sen, yaşamaya henüz başlamıştın, hangi kızı sevdiğini bile bilmiyorum.
Sayfa 68 - Ötüken
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Aramızda gizli bir iletişim kuruluyor, en azından ben öyle bir izlenim ediniyorum. Sessiz mesajını alıyorum: "Beni tanıdığın için teşekkürler. Gerekli mesafeye saygı duyduğun için de teşekkürler." Gölgeleri uzaklaşıyor. Bu kısa karşılaşma zihnimi ve yüreğimi zenginleştirecek. Bu karşılaşmadan başkalarına söz edebilmek ve onu kendi kendime yeniden anlatabilmek için sık sık sözcüklerle saracağım, yetersiz ve kaçınılmaz sözcüklerle. İletişim kurmanın imkânsızlığının, iletişim kurmamanın imkânsızlığıyla içinden kaçınılmaz hale geldiğini aklıma getirdiğimde de, derisi canlı canlı yüzülmüş bir ruhu hapseden o kocaman, kaskatı bedeni düşünmeliyim: haysiyet, ağırbaşlılık, sade bir yazı, asıl olana yoğunlaşmak.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yeryüzünde yer beğen! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim! 🇹🇷
Seni seviyorum, senin için üzülüyorum, seni özlüyorum gibi güçlü sözler söylemenin kabul görmediği bir kültürde, insanlar sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur. Annelerimizin suskunluklarından harika börekler yaptığını daha önce yazmıştım. Babam ise bahçe ile ilgilenirdi. Hem de ne bahçeydi! Sanırım bunlar bize duydukları sevginin ilanlarıydı. Biz ise kardeşimle ona şöyle diyorduk: 'Yeter artık, neden sağlığını çapalayarak, sulayarak, ot ayıklayarak tüketiyorsun, sonunda da yarısını ya kuraklık ya da kurtlar mahvediyor. Tüm bunları manavdan alabiliriz.' Bunları güçten düştüğünü gördüğümüz için söylüyorduk elbette. Şimdi onun başka bir şey ürettiğini biliyorum. Manavda bulunmayan bir şey.
Edebiyat
Sonucta herkes hedeflerine ulasıcak diye bisi yok bizde böyle mutluyuz