Bet’

Bet’
@bluesideforme
Ötekiyle doğru bir iletişime girme arzumuz onunla hemhal olabilmekle mümkündür ancak, onun var olma biçimine, dünya görüşüne nüfuz edebilmem ve onunla ortak bir anlam oluşturabilmem için onun dilini bilmeli, o dilden konuşabilmeliyim.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini, sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum, çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki, ondan başka ne bir şey tanıyor, ne bir şey biliyorum; ondan başka da bir şeyim yok zaten!”
Bu Nasıl Bir Tutku?
6/10
·59 syf.··
2025 10. kitabı
Tırsmak, ikiye bölünmek sevmenin gerçekten bir hali. Çok önceden zaten okuduğum bu kitap yıllar sonra tekrar okumam için yanıma geldi. Kitabın içeriğinden ziyade varlığının bana gelişinin birtakım sebepleri var. Hayatımın ciddi bir kısmında var olmuş birinin başucu kitabıydı ve zamanında okumam için bana ödünç vermişti. Şimdiki okuyuşumda fark ettim ki belirli kısımları hatırlamıyormuşum. Tazelediğim iyi oldu. Yıllar önce kitabını bana ödünç veren kişi bu sefer kitabı armağan etti ve artık benim de bir “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku”m var. Çok kısa, tek günde bitirebileceğiniz bir durum romanı aslında. Olaylar içsel çatışma temalı ve öylece akıyor. Tek taraflı bir aşk ya da tek taraflı saplantılı bir tutku mu demeliyim? Müzeyyen’in “ulaşılmaz olan” kavramının sembolü olmasının Arif’e ne gibi hisler verdiğini biraz da olsa tahmin edebiliyorum ve Arif ile bazı duygularda buluşuyoruz ama bu kısa romanın genelinde onu anlayabildiğimi söyleyemem. Empati yapabileceğim bir durumun içinde değil maalesef. Arif karakterinin Sadri Alışık’ın “Üçüncü şahıs olarak kalışına, hep gidici kadınları sevişine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi duruşuna, Sadri’nin bu mecburiyetlere giden kişinin özgürlüğü olarak bakıp ona ihanet etmemek için kendine ihanet edişine” gıcık olduğunu söylemesi beni güldürmüştü. Çünkü o bunları söylerken aslında neyi düşündüğünü biliyorum. Ne diyordu “ Müzeyyen‘in gözleri içinden, bir çukur ya da kuyudaymış gibi, bir yerlere sıkışmış da yardım istermiş gibi bakan yabancıya sırtımı döndüm ve son kez, üçüncü şahıs konusunda, kendime direndim.” İşte öyle.. Kısa ama yoğun bir kitap!!
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
“Bu odada bir şey var, mühim bir şey.”
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Uzun zamandır bir kitaptan hissetmeyi beklediğim bazı duyguları yeniden kavuşturdu bana. Ne de güzel bir kalem… Okurken çok keyif aldım. Cümleler çok yoğundu ve bu bir kitapta karşılaşmayı en sevdiğim şeydir benim. İçine alsın beni isterim. Peyami Safa’nın cümleleri de neyi istiyorsam aynen onu karşıladı. Okuduğum bir bilgiye göre kitabın son bölümünde, Nüzhet tarafından Berlin'den gönderilen mektuplar ve mektuplara cevap olarak kaleme alınan ama gönderilmeyen bir mektup da mevcutmuş. Ancak, tefrikadan yani bölüm bölüm yayınlanma sürecinden kitaba geçirilirken mektuplar çıkarılmış.. Sebebi nedir merak ettim. Okumak isterdim. Nüzhet’in düşüncelerini göremeden bitirmek beni biraz üzdü. Ayrıca hikayenin akışına baktığımda kitap karakterinin bacağını gerçekten kaybedeceğine kendimi inandırmış ve bu acıya kendimi hazırlamıştım. Gariptir ki ters köşe oldum. Güzel bir kitaptı.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121bin okunma

Bet’

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Peyami Safa
8/10 · 121bin okunma