Bir Milyon Küçük Parça

Bir Milyon Küçük Parça
Birken milyona dönüşen ruhların buluşma yeri.
Puan vermedi·152 syf.··
2022 2. kitabı
Amerika'nın en iyi romancıları arasında adından söz ettiren Cormac McCarthy, Tanrı'nın Bir Kulu romanında haksızlığa uğramış ailesinin lanetini miras alan bir insanın sapkınlığın dibine nasıl gömüldüğünü portreliyor bizlere. Lester Ballard'ın hor görülerek toplum tarafından dışlanması ve bunun sonucunda ormanda yaşamaya başlayıp vahşi bir kurda dönerek ihtiyaçları için "avlanmaya" çıkması, okurken sizi farklı bir distopyanın içine çekiyor. Lester Ballard, maruz kaldığı toplumsal baskı yüzünden sapkınlığı seçmek zorunda kaldıysa, bu onu gerçekten kötü bir insan yapar mı? Yoksa, toplumun kendi yozluğunu gizlemek istemesi sonucu kara koyun seçilerek, sevgisiz ve yabani büyümesi bu sapkınlığın sebebi olmuştur? Sizi rahatsız edecek, kendinizi sorgulatacak ve bakış açınıza çomak sokacak bir roman. Kesinlikle tavsiye ediyor ve yorumumuzu bir alıntı ile noktalıyoruz. İyi okumalar dileriz. "Rüyasında alçak bir vadinin tepesi boyunca at bindiğini gördü. Aşağılarda güneşin vurduğu bir çayırda geyikler seçilebiliyordu. Otlar ıslaktı hala ve geyiklerin dizine kadar geliyordu. Katırın belini hissedebiliyordu altında ve bacaklarıyla sağrısını sardı. Yüzüne sürünen her yaprakla kederi kasveti arttı. Geçtiği bir yaprağı bir daha geçemeyecekti. Bazıları şimdiden sararmış yapraklar peçe gibi yüzüne örtülüyor ve damarları güneş vurunca incecik kemikler gibi ortaya çıkıyordu. Sürmeye devam etti çünkü geri dönemezdi ve dünya o gün her zamankinden de güzeldi, o ise ölümüne yol alıyordu."
Edebiyat
Tanrı'nın Bir KuluCormac McCarthy · İthaki Yayınları · 2020222 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2022 2. kitabı
Cormac McCarthy
6.8/10 · 222 okunma
8/10
·145 syf.··
2022 1. kitabı
Çoğu kitap, kahramanın gündüz kuşağındaki bilinç akışı içinde geçer. Uyku arkaplanda kalan bir figürandır. Uyku Tanrısının Evi'nde ise bu gelenekten uzakta, tamamen deneysel ama yazarın gerçekliğine büründürülmüş bir metin okuyoruz. Bu kitap tamamen rüyalardan oluşuyor. Girizgah paragrafları haricinde, küçük bir kızın gündüzden kaçıp gecede avunuşuna tanık oluyoruz. Her rüyanın kendi içindeki anlamını çözümlemek gerekiyor; bir fotoğrafı negatifinden anlamaya çalışmak gibi de diyebiliriz. Lakin ekseriyetle belirtmemiz gerekir ki, yazarın hayat öyküsünü kitaptan önce okuyunuz. Kendi içsel yolculuğuna mahkum edilmiş bir kız çocuğunun bağımlılığa sürüklenişi, geceden başka sığınacak bir kabuk bulamayışı içinizi acıtacak. Israrla tavsiye ediyor, yorumumuzu bir alıntı ile bitiriyoruz; "Pencerem yansıttığı her şeye kibar bir yüz veren büyülü bir ayna gibiydi. Düşmanlık ve karışıklık bile bu aynada güler yüzlü olurdu. Penceremden dışarı baktığımda her şey dost, berrak ve basit görünürdü. Bütün gün boyu beyaz gökyüzünü seven ve oyun bahçesinde kuşlar gibi hür dans eden çocukları seyrederdim. İçinde bulundukları hava onları bir anne gibi korurdu. Gece ise benim annem benimle buluşmaya pencereye gelirdi. Bir yabancı gibi, yapayalnız fakat sayısız yıldızla donanmış olarak. Gece benim annemdi. Yalnız benim, sevgili annem. Benim sığınağım."
Edebiyat
Uyku Tanrısının EviAnna Kavan · Everest Yayınları · 202057 okunma
8/10
·145 syf.··
2022 1. kitabı
Anna Kavan
5.7/10 · 57 okunma

Bir Milyon Küçük Parça

, bir kitabı okumaya başladı
Faruk Duman
6.7/10 · 146 okunma
Reklam