Bengü

Bengü
Okuduklarım ve okuyacaklarım üzerine arşiv. Substack Bültenim: Jane ve Ötesi
Belki de "Ölüyoruz Sessizce"
Puan vermedi·84 syf.··
2023 5. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 01:57
Bir gece yarısı şiir kitabı okumak isteği ile rastgele açtım bu kitabı. Gözyaşları eşliğinde okudum okudum okudum, içimde oluşan kocaman bir boşlukla bitirene dek okudum. Kocaman bir boşluk, dipsiz bir derinlik ile kaldım gecenin ortasında. Çok yaraladı bu kitap beni. İnsan en çok kendi ölümünde ölmez, bilir misiniz? Yalnızca düşündüğümde bile hissettiğim kalbimi dağlıyorsa, yaşanılanın neler yaptığını en güzel Şükrü Erbaş anlatır. Her bir dizesinde boğazımı düğümleyen sevgisi, her satırdaki nahifliği, ince ince işlediği acısı.. İnsan eşini kaybedince düştüğü acıyı ne dindirebilir ki? Ölüm.. Seni düşünmek bile beni yaralıyor, ah ölüm. Ben hiç ölümden korkmadım ama dilerdim ki, sevdiklerim ölümsüz olsun, dokunmasın ölüm onlara. Çünkü biliyorum, insanın Hatice'si ölünce artık gökyüzü bile mavi olmuyor. İnsanın Hatice'si ölünce, evi bir mezar taşına dönüşüyor. Ah Şükrü Erbaş.. Lütfen okuyun, ölüm gelmeden. Çünkü ölüm, çok şey götürmeden anlamamız gerekenler var. Evi ev yapan, eşyalar değildir. Anlamamız gereken ne çok şey var. Şükrü Erbaş Yaşıyoruz Sessizce
Şiir
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Küçük bir tavsiye: Murakami'ye bu kitapla başlamayın.
Puan vermedi·352 syf.··
2022 35. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 18:33
Bilen bilir, Murakami okumayı ve Murakami'nin oluşturduğu dünyada gezmeyi oldukça severim. Karakterleri hoşuma gider, müzik önerilerini dikkate alırım ve akıp gider kitap. Bu yüzden oldukça sevilen ve en popüler kitabı olan İmkansızın Şarkısı'nı çok severim diye düşünmüştüm. Bu sebeptendir ki şaşkınım, nasıl en popüler kitabı İmkansızın Şarkısı olur? Murakami'yi seven bir okur olarak bu kitapla başlamanızı pek tavsiye etmem bu yüzden. Eseri biraz eleştireceğim. Okurken güzel cümlelerine denk gelip etkilenmediğimi, karakterleri bütünüyle sevmediğimi iddia edemem fakat bunlar bir kitabı sevmek için yeterli mi? Bence değil. Kitapta bir şeyler eksikti açıkçası, Murakami'nin derinliğini bu kitapta çok fazla hissedemedim maalesef. Japon toplumuna göre etik kurallar nedir, ne değildir, elbette tam bilmiyorum fakat kadın-erkek ilişkileri bu kitapta beni rahatsız etti. Defalarca kez aldatılmasına rağmen bunu bilerek bekleyen ve kabullenen bir kız mı dersin -ki kız hem çok başarılı hem çok güzel-, içlerinde en özgür ruhlu gibi görünen kızın "ben iyi yemek yapıyorum, güzelim, senin için yeterliyim" tarzında konuşması mı dersin, yani kadınlar açısından tam bir fiyaskoydu diyebilirim. Hayır, işin ilginç yanı bu denli bir ataerkillik içeriğini ben Murakami'de ilk defa okudum. Açıkçası okuduğum kitaplarda kadın karakterlerin biraz daha güçlü, kendine saygısı olan karakterler olması beni daha çok etkiliyor ve bu kitapta, bu eksikti. Bunun yanı sıra, sahiden çok saçma ilişkiler çerçevesinde döndü kitap. Sevgi ve aşk bence oldukça yavan işlenmişti, gerçekçi değildi ve insana işlemiyordu. Bu yönden de hoşuma gitmedi. Ki temelde zaten ilişkilerin anlatıldığı bir konusu olduğu düşünülürse, bu durum bence kitabı geriye atmış denilebilir. Kitabı sevdim mi sevmedim mi diye sorduğumda
Edebiyat
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Attack on Titan Final
Puan vermedi·192 syf.··
2022 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2022 04:14
Attack on Titan, Türkçe çevirisi ile Titana Saldırı serisi benim en çok etkilendiğim manga serilerinden biri oldu. Sonunu açıkçası spoiler sayesinde biliyordum, buna rağmen beni çok derinden sarstı çünkü öyle diyaloglar var ki içinde, hiç bizim de kalbimiz var diye düşünmemiş İsayama. Oldukça acı verici bir seriydi, galiba bu yönünü de çok sevdiğimi itiraf etmeliyim. Öncelikle AOT dümdüz bir aksiyon macera serisinin ötesinde, bir felsefeye sahip. İsayama bu felsefeyi ilmek ilmek işledi tüm mangalarında ve en sonda bu felsefeyi nasıl bağlayacak diye bekleyip durdum. O kadar sağlam bir şekilde bağladı ki. Her ne kadar, her okuyucu benimle aynı fikirde olmasa da ben kesinlikle çok iyi bir şekilde bu fikrin bağlandığını ve AOT'un felsefesine çok uyduğunu düşünüyorum. Aklımdan uzun bir süre atamayacağım, her zaman kalbimde yeri ayrı olacak bir manga serisiydi. Çizgi roman ve manga sevmiyorsanız dahi, bu seriye bir şans verin derim. Keyifli okumalar. Aot manga final bölümü incelemem için: youtu.be/DO-wNKWV1Do
Edebiyat
Attack on Titan vol. 34Hajime İsayama · 2021316 okunma
Zemberekkuşu- Dünyanın Zembereğini Kurarken
9/10
·738 syf.··
2022 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2022 04:28
"Zemberekkuşu mu? O da ne?" "Zembereği kuran kuş. Her sabah. Ağaç tepelerinde. Dünyanın zembereğini kurar. Ki kii kii!" Zemberekkuşu'na dünyadaki zembereği kurduğu için teşekkürler. Kimse bilmese de, orada bir yerlerde dünyanın zembereğini kuruyor. Ki kii kii! Zemberekkuşu'nun Güncesi benim okuduğum ilk Murakami kitabı ve kendi adıma şunu söyleyebilirim ki, çok doğru bir tercih yapmışım. Murakami'yi az çok hepimiz duymuşuzdur, biliyoruzdur fakat kısaca bahsetmek gerekirse; Murakami Japon bir yazar ve çevirmendir. "Japon gibi" yazmadığı gerekçesiyle bolca eleştiri alan Murakami, post modern bir yazım tekniğini tercih eder. Kitaplarında sürrealizm, büyülü gerçeklik gibi tekniklerden yararlandığını fark ederiz. Ayrıca bunu büyük bir ustalıkla yapar, öyle ki gerçek ve gerçek dışı dünya arasındaki o ince çizgide yürür gibi hissederken, gerçek dışı olan olayları da olması mümkün gözüyle bakmaya başlamak mümkündür. Murakami'yi bu kadar sevmemin en temel sebebi galiba Murakami'yi nasıl okumam gerektiğini önceden biliyor olmamdı. İlgim sebebiyle yazarı araştırmıştım ve aslında kitabına başlarken beni nelerin beklediğini kestirebiliyordum. Murakami'nin dünyasına girerken bence bilinmesi gereken bazı şeyler var; en küçük ayrıntılar ve en anlamsız gelen cümleler, kitabın bir noktasında önemli olarak karşınıza çıkabilir. Bu yüzden okurken aslında, hiçbir şeye olmaz gözüyle bakmamak lazım. Mecazi sandığımız uyarılar, aslında gerçek bir durum üzerine olabilir çünkü unutmayın ki, Murakami'nin dünyasında gerçek ve gerçek dışı dünyayı ayıran o görünmez incecik çizgi neredeyse varla yok arasıdır. Kitabın içinde öylesine verilirmiş ve önemsizmiş gibi gözüken sembolleri okumak, kitabın ilerisinde büyük aydınlanmalar yaşamaya sebep olur, bu yüzden dikkatle okumak önemlidir. Bunlar bir
Edebiyat
Zemberekkuşu'nun GüncesiHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20182,940 okunma
Yalnız Gezerin Düşlemleri
Puan vermedi·143 syf.··
2021 27. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2021 22:39
J.J. Rousseau'yu sıklıkla tarih kitaplarında görmüş, hatta ilk olarak belki çoğumuz bu sayede tanımıştır. Sanıyorum ki, benim de onun ismini ilk gördüğüm zamanlar ortaokul yıllarına dayanır. Kendisinden Atatürk'ün etkilendiği yazarlar listesinde bahsedilmesinin yanı sıra, Fransız Devrimi'ni etkilediğini de biliriz. Çocukluktan itibaren kendisini bildiğim bir filozof olmasından dolayı mıdır, bilmiyorum fakat nedense her zaman zor okunacağını düşündüğüm bir yazar olarak zihnimde yerini almıştır. Fakat nihayet ilk defa bir kitabını okumam ile birlikte aslında ne kadar okunması gereken eserler bıraktığını da anlamış oldum. Bu eserin hem otobiyografik bir eser olmasından kaynaklı hem de yazarın sadece kendisi için yazdığını iddia etmesinden kaynaklı direkt yazarın düşünce dünyasında bir gezintiye çıkmış gibi hissediyor insan. O kadar çok yargıya, dışlanmaya ve ötelenmeye maruz kalmış bir yazar ki, dilerim sizler onu yargısız bir bakış açısıyla okursunuz. Çünkü gelecek çağlardan temennisinin bu yönde olduğunu fark edeceksiniz. Oldukça yalnız, tek başına bir insanın düşüncelerinde yolculuk etmek size sıkıcı görünebilir fakat Rousseau'yu okurken, eğer biraz da kendi kendine olma halini sevme eğiliminde bir insansanız, onunla aynı payda altında buluşacağınız çok konu olacaktır. Kendi adıma konuşmak gerekirse, ben okurken her daim olmasa da çoğu noktada düşüncelerinde kendi düşüncelerimi buldum. Düşünceleri ve bakış açısı, birçok konuda bana da farklı yönden bakma imkanı sağladı ki zaten felsefenin ve dolayısıyla filozofun nihai amacı da budur. Her düşüncesine birebir katılmasam dahi, onunla tanışabilmeyi, sohbet edebilmeyi ve en azından anlaşıldığını hissettirebilmeyi dilerdim. Kitabın bir gezisi sırasında, elbette böyle ruhların bulunduğu inancı ile o ruhları aradığını ve
Edebiyat
Yalnız Gezerin DüşlemleriJean-Jacques Rousseau · Cumhuriyet Yayınları · 19995bin okunma