Bünyamin Bolat

Bünyamin Bolat
@bnyaminbolat
Düşünceler sürekli devinir halde; her kayıp, yeni bir keşfe yol açar.Hayat, derinliklerde gizli birdenge taşır.Her adımda biraz daha yakınlaşmak...iştebu seni sen yapar.Her buluş,birbaşka keşfe davet eder ki bu bir içsel yolculuktur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Beli kavlin dedik evvelki demde Henüz bir demdir ol vakt ü bu saat" (Bir söz verdik bir zaman önce, o an ile şimdi henüz "bir an" değerindedir; kısacık bir süre gibidir)
Sayfa 64
Düşünce
Bünyamin Bolat isimli okura yanıt verildi
Bünyamin Bolat
@hizz88 sizde çok yerinde bir ornek verdiniz. Güzel betimlediniz ben de tesekkur ederim.
"Beli kavlin dedik evvelki demde Henüz bir demdir ol vakt ü bu saat" (Bir söz verdik bir zaman önce, o an ile şimdi henüz "bir an" değerindedir; kısacık bir süre gibidir)
Sayfa 64
Düşünce
Bünyamin Bolat
Sanırım Fuzuli den ( su kasidesi) alıntısıyla, Carpe diem ( anı yaşa) okuyunca ve benzer temalari icerdigi hissine kapıldım. bendeki his daha çok kelimler farkli da olsa, dönemler, insanlar farkli da olsa dil, düşünce, eserler okudukca insanın temelinde cok yakın olduğunu gösteriyor gibi gelmesi. Her ne kadar Carpe diem genellikle hayattan zevk alma, anın tadını çıkarma vurgusuyla bilinse de, özünde zamanın geçiciliğini hatırlatır ve insanın bu farkındalıkla yaşaması gerektiğini söyler. Buda belirttigim gibi,Carpe diem (anı yaşa) düşüncesiyle Fuzuli'nin bu beyti arasında temelde benzer bir bakış açısı ortaya koyar. Temelde ikisi de zamanın hızla akıp gittiğini ve o anın önemini vurgulamıyor mu? Sadece bu iki benzetmeyle sinırlamak da doğru degil bir daha bir cok örnek verilebilir. Dönemler, kültürler ve diller farklı olsa da insanın varoluşsal meseleleri değişmiyor. Zamanın akışı, yaşamın geçiciliği, anın kıymeti gibi kavramlar, tarih boyunca sanatçıları ve düşünürleri aynı şekilde etkilemiş. Farklı kelimelerle, farklı bağlamlarda ifade edilse de aslında hepimiz aynı temel gerçekleri sorguluyoruz. Bu tür bağlantıları görmek, insanlığın ortak duygularını ve düşüncelerini keşfetmek açısından çok değerli. Okudukça, aslında çağları ve sınırları aşan bir insanlık mirasının içinde olduğumuzu fark ediyoruz. Kimbilir belki siz de bu benzerliği sezerek, düşüncelerin zaman içinde nasıl yankılandığını hissetmişsiniz. Bu çok güçlü bir içgörü.
İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum... Bu boşluk, kim olduğumuzu asla tam olarak bilememenin ağırlığıdır. Bir rüyayla gerçek arasında sıkışıp kalmış bir yalnızlık. Hayat, bizi bir kalıba dökerken, içimizdeki o ilk masum hayaller parçalanır. Ve biz, kırık bir aynanın parçaları gibi, kendimizi toplamaya çalışırız. Çünkü eksik oldugumuzu hissettiğimizde, tamamlanmak için çabalarız. Huzursuz olduğumuzda, gerçekten yaşadığımızı anlarız. Bu boşluk, varoluşumuzun ta kendisidir. Ve bu boşluğu kabul etmek, kendimizi kabul etmektir.
Duygu ve Düşünce
Bünyamin Bolat
Huzursuz oldugumuzda, gerçekten yaşadığımızı anlarız 👌