Düşünceler sürekli devinir halde; her kayıp, yeni bir keşfe yol açar.Hayat, derinliklerde gizli birdenge taşır.Her adımda biraz daha yakınlaşmak...iştebu seni sen yapar.Her buluş,birbaşka keşfe davet eder ki bu bir içsel yolculuktur.
"Beli kavlin dedik evvelki demde
Henüz bir demdir ol vakt ü bu saat"
(Bir söz verdik bir zaman önce, o an ile şimdi henüz "bir an" değerindedir; kısacık bir süre gibidir)
"Beli kavlin dedik evvelki demde
Henüz bir demdir ol vakt ü bu saat"
(Bir söz verdik bir zaman önce, o an ile şimdi henüz "bir an" değerindedir; kısacık bir süre gibidir)
İstemeden varım, istemeden öleceğim.
Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum...
Bu boşluk, kim olduğumuzu asla tam olarak bilememenin ağırlığıdır.
Bir rüyayla gerçek arasında sıkışıp kalmış bir yalnızlık.
Hayat, bizi bir kalıba dökerken, içimizdeki o ilk masum hayaller parçalanır.
Ve biz, kırık bir aynanın parçaları gibi, kendimizi toplamaya çalışırız.
Çünkü eksik oldugumuzu hissettiğimizde, tamamlanmak için çabalarız.
Huzursuz olduğumuzda, gerçekten yaşadığımızı anlarız.
Bu boşluk, varoluşumuzun ta kendisidir.
Ve bu boşluğu kabul etmek, kendimizi kabul etmektir.