9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
KIZILTEPE MAHALLESİ 1 ‘’Bir adam nasıl bu kadar güzel sevebilirdi’’ Hepimiz Mahira gibi bu sorunun ardına düşüyoruz! Biraz da Sancak beyimizin karakterine, duruşuna düşüyoruz tabisi! Abimin arkadaşısın, çocukluk arkadaşımsın, mahalle arkadaşımsın ama büyüdük ve şimdi aynı duyguları besleyemiyoruz tropelerini seven bacılarımı şöyle bi yanıma alayım hemen... Size Kızıltepe Mahallesinden bahsedeceğim. Mahira Ayazkan. 22 yaş, mahallesinin delisi, başarılı bilgisayar mühendisliği öğrencisi. İki tane birbirinden zıt ama kız kardeşine düşkün abisi var. Özellikle babasının vefatından sonra bu ilgi hat safhaya çıkmış. Başının beladan uzak tutamayan, çocuksu hallerinin yanında çok zeki,akıllı, güzel ve inatçı bir karakter.. Sancak Kızıltepe. Mahallenin yarısı kendilerine ait. Bilgisayar oyunu bağımlısı bir erkek kardeşi var. Mahira’nın tam karşı komşusu. Kendisi 27 yaşında, avukat ve Mahira’nın büyük abisi ile çok yakın dost. Onun Mahira’ya olan bakışları, abi tavırları gün geçtikçe çözülüyor biz ise yepyeni bir güne uyanırken ikilinin hiç bitmek bilmeyen sataşmaları arasında bambaşka duygularla sarmalanmaya devam ediyoruz. Mahallenin üçlü teyzeler grubu var. Ortada bir kara kaplı defter. Olmazsa olmazımız gün yapılır ve defterin sayfaları karıştırılır. Karıştırılır da teyzeler durur mu? Sancak beyimize en uygun aday tabi ki Mahira! Mahira’nın aklından geçen ise Sancak’a küçük bir kız olmadığını kanıtlamak! Başının beladan kurtarabilse Kartal abisinin minibüsünde iken yol verme kavgalarına karışmasa, karakollardan toplanmasa ya da en yakın arkadaşının peşinden pavyona dalmasa belki bunu başarabilecek! Bu ikili nasıl bir araya gelip de orta yolu bulacak? Durun daha yeni başlıyoruz bence! Finali kalbimde hop ederken serinin ikincisine devam etme ile araya kitap
KızıltepeHazal Aba · Lapis Kitap Yayınları · 2024478 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 16. kitabı
Seray Şahiner’in kaleminde beni en çok etkileyen şey, sıradan görünen hayatların içindeki çığlığı duyurması… Okuyucuyu hiç yormadan, ama bir o kadar da derinden titreterek ilerliyor. Şahiner’in dili hem sahici hem de çarpıcı; okurken “işte tam böyle olur” dedirten o tanıdık tını hep hissettiriyor kendini. Kitap, toplumun kenarında kalmış insanların görünmezliklerini, içlerinde taşıdıkları yükleri ve bir çıkış ararken kendileriyle hesaplaşmalarını anlatıyor. Karakterlerin iç sesi bazen bir tokat gibi, bazen de teselli eder gibi dokunuyor insana. Bir yandan güldüren, bir yandan acıtan bir anlatı… • “İnsan en çok kendi içinden yorulurmuş, ben en çok oraya döndüğümde bocalıyorum.” • “Bazı hayatlar, kimsenin bakmadığı bir köşede sessizce büyür.” • “Kendimi açıklamaktan yorulduğum gün, sustuğumu fark ettim.” Şahiner bu kitapta yine akıcı, güçlü ve samimi bir dil kuruyor. Karakterlerin ruh halini, kadınların yaşadıklarını, sosyal baskıları ve küçük hayatların büyük sarsıntılarını öyle incelikle işliyor ki kitap bir solukta okunuyor. Ben özellikle yazarın kalemine duyduğum sevgiyi bir kez daha hissettim. Hem gerçekçi hem şiirsel, hem sert hem şefkatli… Hep Yek de tam bu dengeyi kuran, okuyucuyu yormadan içine alan bir kitap Keyifli Okumalar .
HepyekSeray Şahiner · Doğan Kitap · 2025985 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·312 syf.··
2025 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 16:55
“En uzun ve en heyecan verici yolculuk, içe doğru yapılan yolculuktur.” İnsan bazen kendi içine doğru yolculuğa çıkmak istiyor. Ben kimim, neyim ve niçin varım? sorularının cevabını bulmak istiyor. Bu kitap size kendinizi fark ettirecek bir kitap. Kemal Sayar okumayı çok seviyorum çünkü her Kemal Sayar okuduğumda hayata daha umutlu daha anlamlı bakabilmeyi öğreniyorum. Nietzche bir sözünde “ama sen önce kendini inşa etmelisin, dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla.” diyor. Belki de çok uzun zamandır ya hep kendi içimdeyim yahut kendimi arıyorum ancak Kemal Sayar Bambudan Alınacak On Ders ile hayata karşı nasıl olmam ve yaklaşmam gerektiğini anlattı. İlk işim kendime bir bambu çiçeği almak olacak, unutmamak için. Günümüzde herkes bireyselleşiyor, bireysellik yalnızlığı da beraberinde getiriyor. Hangi birimiz ötekimizi tam olarak duyabiliyor ya da anlayabiliyor? Yalnızlık beraberinde umutsuzluğu da getiriyor. Umutsuzluk ise cesaretsizliği yanında getiriyor, çekiliyoruz iyice kendi içimize doğru, anlaşılmayayacağımızı düşünerek yahut hissederek… Kendi içimize çekildikçe “yaşamaktan” korkuyoruz, kaçıyoruz. “İncinmeyi göze alamayan nasıl sevemezse kaybolmayı göze alamayan da bulamaz” diyor Sayar, adeta yanaklarımda tokatları hissettim. İncinmekten korktuğum için belki pek çok güzel olan şeylerden de kaçmış olduğumu düşündüm. Bir yere ait hissetmek insanın tabiatında var, peki nereye aitiz ya da nereye ait olabiliriz sorusu geziyor insan zihninde. Kendisini kitaplar ve kitap okuyan insanlar dışında hiçbir yere ait hissedemeyince aklıma Kafka’nın “ben edebiyattan ibaretim, başka bir şey değilim, olamam” sözü geldi. Sahiden öyle mi? Hala bu soruya tam olarak cevap verebilmiş değilim. İnsan kendisini doğduğu coğrafyaya ait hissedemiyor bazen çünkü kendi gibi hissedeceği
Kendi Işığına YürüM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 2023630 okunma
Sağol Serrâ. Allah’ın nurlarından. Benim nur’um.
9/10
·192 syf.··
2025 39. kitabı
“bu kitabı sen seversin diye sana getirdim!” bu cümleyi sık sık duymanın mutluluğu üzerimde. beni sevenler bana kitap veriyor. insanların beni sevmesi benim için yeterliyken bana kitap hediye ediyorlar. altı çizili kitaplar. “Mutlaka beğendiğin yerleri çiz!” senin için mutlaka. bu kitabı gördüğünde beni hatırladığın için mutlaka. yüz bin kere mutlaka. mektup yazmayı ihmal ediyorum çoğu zaman. yazdığımdaysa sürekli bocalıyorum. mektup da sık sık alırım oysa. mektup. sır. bana özel ve benim açmam için bir sır. ben öldükten sonra benim mektuplarımı okur musun?
Duygu ve Düşünce
A'dan X'eJohn Berger · Metis Yayıncılık · 2008704 okunma
Tanpınar okumanın bambaşka bir lezzeti var.. Eserleri, özellikle Tanpınar'ı yavaş yavaş, özümseye özümseye okumayı çok seviyorum ama tam 51 saattir uyuyamıyorum ve bu saatleri de balkonda, biraz üşüyerek, biraz düşünerek ve Tanpınar'ın külliyatını tamamlama yolunda verimli geçirdim. Yine müthiş bir kitaptı ama ben roman okumayı çok çok sevdiğim için farklı bir türde eser okuyunca biraz bocalıyorum sanırım.. deneme, gezi yazısı okumayı seven için bence müthiş bir kitap, tavsiyemdir..
Edebiyat & Roman
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,3bin okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2024 71. kitabı
Bu kadından okuduğum ikinci kitap ve konu olarak farklı olsalar da sonunda yine duygusal bir hız treninden inmiş gibi hissettim. Öncelikla uyarılarımı yapmak istiyorum. Bu kitap herkese göre değil. İçerisinde ciddi tetikleyici unsurlar var. Okumadan önce mutlaka bakmalısınız. Yazarın uyarılarından birisine karşı hassasiyetiniz varsa başlamanızı önermem. Kitabı okumaya karar verdiyseniz de kurgunun size hitap edip etmeyeceğine bakmanızı öneririm. Bu tür size uygun değilse okumamızı tavsiye etmem. Gerekli uyarıları yaptıktan sonra gelelim asıl yoruma. Cora, ablasının doğum gününde kaçırılır. Üstelik yalnız da değildir. On beş yıldır hayatlarında olan ablasının nişanlısı Dean ile birlikte kaçırılmıştır. Dean ve Cora birbirlerini tanıdıkları süre boyunca ilişkileri hep alaylar, acımasız şakalar ve birbirlerine tahammül edememe üzerine olur. Ancak kaçırılmaları ve bir bodrum katında uyanmaları her şeyi değiştirir. Günün sonunda yaşadıkları ikisini de bambaşka bir hayata ve duruma sokarken o bodrum katında yaşadıklarından sonra bir daha asla eskisi gibi olamazlar. ... Duygusal olarak çok yordu cidden. Severek okudum ancak tekrar okur muyum? İşte burada bir bocalıyorum. Yasak olanı çok güzel verip aşkı güzel yayıyor yazar. Asla olmaz denileni sırıtmadan olduruyor. Kitapta karakter olarak sadece Mandy'yi sevmedim. Kendince çok haklı olmasına rağmen haksız konuma düşürülmüş bir yanı vardı. Cora'nın bir noktada bocalama anı bana fazla geldi. Dean çok iyiydi sanırım ki yine de onu da buraya sayfalarca eleştirebilirim de. Benim için iyi ki okuduğum dediğim bir kitap oldu. Duygusal olarak bir enkaz olsam da inanılmaz akıcıydı. Kitabı sevdim ancak dönüp tekrar okuma noktasında kararsızım. Bu tamamen yazarla aramdaki bir durum gibi. Daha önceki kitabında da aynı şekilde
Kalp Attığı SüreceJennifer Hartmann · Pukka Yayınları · 2024354 okunma