7/10
·102 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:39
Merhaba sevgili okur, Bay Muannit Sahtegi'nin Notları, Vüs’at Bener’le tanışma kitabım oldu. Kitaba başlamadan önce yazarın hayatını araştırırken Oğuzcuğum Atay’la olan arkadaşlığını öğrendiğimde yazara olan ilgim arttı. Kitabın ilk cümlesini okuduğumdaysa arkadaş olduklarına olan güvenim de arttı. İsmiyle absürtlüğünün ipucunu veren kitap, günlük forumunda bir anı, aynı zamanda da roman. Ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu anlamak mümkün değil. Yazarın hayatından izler var ancak hayatına dair söylenenlerden yola çıkarsak Fatoş hiç var olmamış birisi. Bu sebeple kitabın içeriğini keşfetmek çok zor. Arka kapakta söylendiği gibi, yazar tekinsiz bir anlatımla okuru ikilemde bırakıyor. Gerçek zamanlı olaylar, hayatından izler ve sayıklamalar etrafında dönen bir anlatı. Yazar, dönemin siyasi yapısı hakkında fikirlerini, geçim derdini, psikolojik yıkımlarını anlatırken kitabın merkezindeki Fatoş’u merak ettiriyor. Zaman kavramının karışık bir düzlemde aktığı kitapta, yazarın bahsettiği yazar ve eserlerden anladığım kadarıyla Bener sıkı okur. Özellikle Oğuz Atay ve Adalet Ağaoğlu’na göndermeleri hoştu. Hepsi benzer üsluptaki yazarlar. Özellikle de Adalet Ağaoğlu’yla daha yakın tarzda olduklarını düşünüyorum. Bu kuşağın bazı yazarlarının kelime seçimlerindeki aykırı ve saçma birleşimler, dile yeni bir kelime kazandırmak kaygısından ziyade aykırı ve uyumsuz ruhlarının yansıması olduğunu düşünüyorum. Oğulcuğum Atay Tutunamayanlar’da şöyle der: “Yeni bir dil yaratmak istiyorum.beni kendime anlatacak bir dil.” Bu kuşağın derdi kendilerini “anlamak”, bu sebeple başka bir dil yaratmayı seçiyorlar. Yalnız Atay’ın o alaycı dil bozma hâlini Bener’in anlatımında biraz abartılı buldum, açıkçası bu da göz tırmalıyor. Bener’in seçtiği kelimelerin olduğu gibi basılması ve bu konuda
Bay Muannit Sahtegi'nin NotlarıVüs'at O. Bener · Everest Yayınları · 2024676 okunma
7/10
·112 syf.··
2026 3. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 14:16
bitirdim. anarşık'tan sonra sevimay'ın dilini, anlatımını, kurduğu atmosferi özlemişim. devlet nedir? neye yarar? bi' soru ve bi cevap arasında olaylar gelişiyor. kavgalar, bölünen ekmekler, kapitalistler, bolca sorular sorduruyor bu metin. ancak ne hikayeyle ne de karakterlerle bağ kuramadım. durumlar derinleşmiyor, karakterler tip olarak kalıyor. bazı cümleler çok didaktik, tekrar tekrar sloganlara maruz kalıyoruz. ama ironisi, mikro düzeyde memleket tespitleri müthiş. kıvrak dil, özenli türkçe.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025117 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Eşitlik, fakire caziptir; zengine değil."
8/10
·112 syf.·
2025 7. kitabı
Gerçekten eşitlik mi istiyoruz? Kendi iktidar yolumuzu mu inşa ediyoruz? Öfkemiz sisteme mi yoksa o sistemde edinemediğimiz yere mi? Gücü elinde barındıran, kural koyucu mertebeye ulaştığımızda da eşitlik bize eskisi kadar cazip gelecek mi? Sanmıyorum.! Muhtemelen eşitlik ilkesi tozlu raflar arasında unutulmuş satırlardan ibaret olurdu... Kitap kurgu olarak aslında çok daha iyi işlenebilirmiş. Bir gün uyanıyorsunuz ve devlet diye birşey yok.! Okullar, hastaneler, bankalar vb. Ne düşünürsünüz? Yolunuzu nasıl çizersiniz? İşte yazarımız bunu gemide bulunan mürettebat üzerinden ele almış. Her karakterin aslında hayatta bir karşılığı var güç, iktidar, azınlıklar, apolitikler diye uzar gider bu liste bakış açısına göre. Okuyucuya ucu açık, doldurulmayı bekleyen boşluklarla bezenmiş güzel bir kitap bırakmış yazar. Kısa bir süre de olsa sineklerin tanrısı adadan alınıp gemiye bindirilmiş diye düşünebilirsiniz e olacak o kadar. Kitap bilinçli olarak açık bırakılan kapıları ile yolu istediğimiz kadar uzatabileceğimiz, sonunda da hintli miçolar üzerine bolca konuşabileceğimiz güzel bir son kondurmayı ihmal etmemiş. Keyifli okumalar.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025117 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2022 109. kitabı
Beat kuşağının edebiyat cephesindeki en önemli eserlerden biri. 1940'ların sonunda tek başına ya da arkadaşlarıyla yaptığı çılgın yolculukların, o yolculuklarda ve gittiği yerlerde yaşadıklarının hikayesi bu. Tam anlamıyla çılgın bir roman. kitaba sürekli bir devinim hissi hakim. beat kuşağının anlayışına göre en önemli şey devinim zaten: yerinde durma, sürekli hareket halinde ol, hayata karış, insanlara karış, yollara karış... kerouac kitapta aslında kendi hikayesini anlatıyor ama buna bir otobiyografi denemez kanımca çünkü kitabın ana kahramanı kendisi değil de daha çok arkadaşı neal cassady. Çılgın bir adam. Hayat enerjisiyle ve coşkuyla dolu biri. kitabın geneline düzen karşıtlığı, bebop ve türevi siyahi kökenli müzikler, farklılıklara (hatta aşırılıklara) dair hoşgörü sinmiş durumda. bunları çok net ve coşkuyla aktarıyor okuyucuya. kitapta bolca argo da var. 50'lerde kerouac kitabı yazdığında yayınevleri bu sebeple kitabı basmak istemeyince yazar bu kez kitabı sansürlemiş ve kısaltmış da o şekilde yayınlatabilmiş. kerouac kitabı üç haftada ve rulo kağıda kesintisiz olarak yazmış. Düzeltmeleri sonra yapmış. kitabın yazımındaki bu orjinalliği koruma adına kitap da sanki rulo kağıda basılı gibi hiç bölümlenmeden, paragraf girişi bile verilmeden tek ve dev bir metin şeklinde basılmış. başlarda bu biraz sıkıcı gibi gelse de kitap o kadar akıcı ki kısa süre sonra akıp gittiğini hissediyorsunuz. İnsanın bebop müzikler dinleyip yollara düşesi geliyor kitabı okurken.
YoldaJack Kerouac · Ayrıntı Yayınları · 20121,989 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2019 395. kitabı
·
Richard Brautigan'ı pek beğendiğimi söyleyemem. Açıkçası Beat Kuşağı içinden Uluma ve Yolda gibi muhteşem kitaplar çıkmış olsa da onların dünyası bana çok uzak. Evet, ben de bolca içerim ama ben kendimi kaybetmek, bokun içinde boğulup buna ilham perilerine tahvil etmek, zihnimi bulandırıp aydınlandığını iddia etmek için değil sadece huzurlu bir uyku için içiyorum. Ki huzurlu bir uyku için ödenmiş küçük bir bedel benim için içki. Bu kitabı pek beğenmedim ama Borges'in cennet tasviri olan kütüphanesi ve Başka Zaman Kütüphaneleri ile birlikte en sevdiğim kütüphane fikri oldu diyebilirim bu kitaptaki kütüphane için. Bunun dışında dönen hikaye ise ben pek etkilemedi.
KürtajRichard Brautigan · Altıkırkbeş Yayınları · 2012572 okunma
7/10
·124 syf.··
2022 36. kitabı
"Bu önsöz bütün kitaplarımın ve bu üç örnek öykünün önsözüdür." der Unamuno bu öykü kitabı için... Varoluşçu, felsefik ve kalıplara takılmayan bir İspanyol yazardır. Bu kitap için yazdığı üç öykünün ardından, önsözünü yazar. Bu önsöz de yazar için bir öyküdür ve hatta onu "öykülerin öyküsü" şeklinde niteler. Okuyucuyla samimi bir sohbet havasında yazmıştır bu çok önem verdiği önsözünü... Onun için bu eserdeki öyküler, yaşamdan ve gerçeklikten örnek verdiği anekdotlardır. Acı çekenler, savaşıp mücadele edenler, kalbini kötülükle boyayanlar, namus adı altında geçinenler, ümit ve beklentiler, saf ve masum insanların başına gelenler yazar Unamuno'nun en çok üzerinde durduğu detaylardır. Bu detayları gerçek hayatın içinden sayarken bu kitabına da fazlasıyla yansıttığını görürüz. Şahsen okurken çoğu noktada bir İspanyol pembe dizisi izliyorum sandım. Net bir şekilde bolca entrika ve kaos siz okurları bekliyor. Unamuno'nun bu hikayelerinde, güçlü ve ana karakterler kadınlardır. İstediklerini almak için savaşarak, erkeklerini manipüle ederek varlıklarını hissettirirler, erkekler daha ikinci planda kalmış. Üzerinde duracağım son konu ise, Unamuno'nun üslubunun İngiliz üstad William Shakespeare ile benzerlikler taşıması... Metinlerin coşkusu, gerginliği ve tiyatralliği bana bu çıkarımı düşündürdü. Adından da görebileceğimiz üzere kitap, üç öyküden oluşuyor. İlk hikaye olan "İki Anne"de, dul ve çocuğu olmayan Raquel ile ona aşık olan ve kadınla evlenerek bir çocuk evlat edinmek isteyen Don Juan'ın hikayesine çekiliyoruz. Raquel, Don Juan'ın bu isteğine karşı; bunun yerine sevdiği adamın ona bulacağı bir kadınla evlenmesini, o kadını hamile bırakmasını vurguluyor. Böylelikle bu ilişkiden doğacak çocuk, Raquel'e verilecek ve Raquel anneliği tadacaktır. Bu durum için de dul
Edebiyat
Üç Örnek Öykü ve Bir ÖnsözMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,443 okunma