İzmirli Zeze

İzmirli Zeze
10/10
·273 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 18:57
Herhalde Aziz Nesin ve Zübük üzerine çok konuşulmuştur, çok çok şeyler söylenmiştir ancak bende bir kaç bir şey söylemek isterim. Belki de söylediklerim daha önce çokça da dillendirilmiştir. Başlamadan önce belirtmeliyim ki yıllarca çok güzel şeyler duydum yazar hakkında ama ne hikmetse okumak nasip olmadı ya da okumak için ben bir çaba göstermedim. Bilmiyorum ancak bu kadar geç kaldığım için çok üzgünüm. Toplumsal bilinci aşırı yüksek ve muazzam bir gözlemci. Yaşanmışlıkları resmen damıtıp da süzgecinden geçirmiş üstat. Okurken öyle bir oluyorsun ki sanki okumuyor da yaşıyormuşun gibi hissediyorsun. Bu üslupla mı mantıkla mı yoksa seçilen konunun yaşanmışlıklara yakınlığıyla mı alakası var bilmiyorum. Belki de bunların hepsinden dolayı okurken yaşıyormuş gibi hissediyorsun okuduklarını. Zübük'ü okurken ' Ulen hiç mi değişmez bir şeyler o zamandan bu zamana? ' diye çok düşündüm. Yalan yok okurken güldüm. Niye gülmeyeyim ki? Biz değil miyiz ağlanacak halimize gülebilen. Ona gülebiliyorsak okuduğuma da gülerim elbet. bir de okuduğum yaşanmışlıkların ve yaşananların tam içindense sinir krizine girer kahkaha bile atarım! Ben de Aziz Nesine katılıyorum. Biziz bu Zübükzade İbrahimleri yaratan ve evet bu zübükleri yaratan bizim içimizde ki kendi zübüklüğümüz. Kendi içimizde ki zübüklüğü alıp başka bir zübüğe yükleyip sonrasında da onu taşlamayı seviyoruz biz. Oysa başta içimizdeki zübüğü öldürebilsek geriye hiç etten kemikten zübükler kalmaz bence de. İsterdim bu kitabı okuduktan sonra Aziz Nesin ile oturup konuşabilmeyi. Bu mevzuları uzun uzadıya konuşabilmeyi. Gerçi kitabı okurken kendisiyle konuşmuş gibi de olmuyor değilsin ama keşke karşımda olsaydı da sesini nefesini duyarak sohbet edebilmiş olsaydım kendisiyle. Benim kesinlikle okunması gereken yazarlarımdan biridir
ZübükAziz Nesin · Adam Yayınları · 20008,3bin okunma
Reklam
9/10
·1080 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 21:49
Bu Corona günlerinde Mahşer kitabını okumak hem çok farklıydı hemde duygusal açıdan yorucuydu. Kitabı geçen yıl İzmir TÜYAP Kitap Fuarından almıştım. Okumak bugüne nasipmiş. Kitabın başı oldukça yorucuydu bence çünkü sürekli yeni bir karakter ve yeni bir mekan giriyordu kurgunun içine ancak bunlar da kurgunun anlaşılması için şarttı bence ki zamanla karakterlere alışıp kurgunun içinde akıp gidiyorsun ancak son benim istediğim ya da beklediğim bir son muydu emin değilim. Spoil vermek istemem ama sevdiğim karakterlerin kaybı beni çok üzdü ancak her türlü şeye rağmen geride kalanlarda bir o kadar mutlu etti beni. Aslında kitap harika bir bilim kurgu ve fantastik kitabı ancak içindeki konu itibariyle biraz belli yerlerde distopyaya da kaymış. Güzel olmamış mı? Olmuş bence. Kitap kendi kurgusu içerisinde aslında seni iyiyi ve kötüyü seçmeye yönelik bir tutuma itiyor bir yerde. Bu kısımın oluşturulan ana karakterler üzerinde yapılması akılcı olmakla beraber belli bir noktadan sonra bunaltıcı da olmadı değil. Ha diyeceksin arkadaşım o zaman kitaba niye kalkıp dokuz puan veriyorsun diye. Vereceğim tabi. Kolay mı bilim kurguyla fantastik öğeleri birleştirip dönem dönem distopyaya yakınlaştırıp sonrasında oradan çekip almak? Ben şahsen okumanızı isterim. Kitabı bitirmek bir ayımı aldı ancak gündüz ayrı akşam ayrı kitap okuduğum için yavaş ilerledim. İyi ki de yavaş ilerlemişim. Kitabı resmen içime işledim. Herkese bol kitaplı günler.
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,930 okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2020 12:02
Kitapla alakalı incelememi yazmadan önce kitabın benim için olan hikayesini kısa da olsa anlatmak isterim. O dönemde, 2002 senesinde, orta bire gidiyorum ve başarılı bir öğrenciyim. Eğitim gördüğüm okula yeni mezun olmuş Uşaklı bir bayan Türkçe Öğretmeni gelmiş. Adı Dilek Şahin ve o yıl bizim sınıf öğretmenliğimizi de yapıyor kendisi. Hafif çekik gözler, sigara bozuğu çatallı hafif kırık bir ses, şen kahkahalar atan güzeller güzeli bir genç kız. Aşık oldum ben de. Nasıl olunmaz ki. Tabi bu aşk bende onun gözüne girebilmek için muazzam bir çaba başlattı. Bilmem acaba farkında mıydı? Bence farkındaydı. Bu çabaların başında da kitap okumaya gösterdiğim azim vardı çünkü kitap okuma yarışı düzenlenmişti. En çok okul kütüphanesinden kitap alıp okuyan ve okuduğu kitabı özetleyip ona getiren öğrenci birinci olacaktı. Birinciye de üç tane kitap hediye edilecekti. Bir ayrıntı vereyim, o dönemde her evde bilgisayar ve internet olmadığı için hazır özet bulma şansımızda yoktu. Neyse ben başladım okumaya. Hem de ne okumak. Aman aman. O dönemde okuduklarım arasında galiba Harry Potter serisinin ilk iki kitabı da olacaktı. Ve 3 aylık dönemde ben 34 kitap okuyup özetleyerek birinci oldum.Aşk uğruna kitap okuma alışkanlığı edindim anlayacağınız. Bu birinciliğin ödülü olan üç kitaptan biri Haşmet Babaoğlu'nun Herkes Birbirine Sevgi Herkese Karşı adlı kitabıydı. O dönemde tabi ki de kitabı okudum ama pek bir şey anlamadım fakat kitabı 2002 senesinden bu yana sakladım ( ASLA KİTAP ATMA ALIŞKANLIĞIM OLMADI.) ve kitabı okumak tekrar şimdiye nasip oldu. O yıllarda anlam veremediğim kitap bana şuan o kadar anlamlı ve güzel geldi ki anlatamam. Neredeyse kitabın her kısmı nokta atışı bakış açılarına sahip ki bunu yaptığım alıntılardan görebilirsiniz.Tabi sindire sindire okunması gereken bir
1000Kitap
Herkes Birbirine Sevgi Herkese KarşıHaşmet Babaoğlu · Gendaş Yayınları · 199810 okunma
7/10
·95 syf.··
2020 19. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 20:54
Yanlış hatırlamıyorsam üniversite iki de okurken Alsancağa gittiğim bir gün Bornova sokağından geçerken Diriliş Kilisesinin ayin saatine denk gelmiş ve camdan izlemiştim. Galiba ilahi söylüyorlardı. Tam gidecektim benim yaşlarda bir arkadaş bu kitabı, İncili ve İsa'nın hayatını anlatan bir filmin CD' sini vermişti. CD ne oldu bilmiyorum ama anneannem eve İncil sokmayacağını söylediği için onu da Tokatlı olan ve sonradan Hristiyan olan üniversiteli bir arkadaşıma vermiştim. Bu kİtapsa kitaplığımda yıllarca durdu. Bugün bir farklılık yapmak adına kitabı okuma kararı aldım ve okudum. Kitapsa Mesih İsa inancını üniversiteden benimseyen ve öncesinde antichrist olan yazar İsa'nın tanrının oğlu ve tanrı olduğuna ve Mesih olduğuna dair savunmalar getiriyor. Bu savunmaların bir kısmını inanç bazında yaparken, bir kısmını da İncil ve bulunan bazı belgelere dayandırıyor. Ben ikna oldum mu? Hayır. Ancak buna inanan birinin bu duruma bakış açısını ilk defa bu kadar net ifadelerle öğrendim. Benim için farklı bir tecrübeydi. Meraklısı tabi ki de okuyabilir. Herkese bol kitaplı karantina günleri dilerim.
Marangozdan da ÖteJosh Mcdowell · Zirve Yayıncılık · 2007145 okunma
9/10
·648 syf.··
2020 17. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2020 00:56
Artık Elizabeth tahtta ancak hiçbir şey o kadar kolay olmayacak. Ablası Mary öldükten sonra taht sahibi olan Elizabeth bir aşkın pençesinde ve bu aşk yasak bir aşk. Robert Dudley ise hırsları için kraliçenin aşkını kullanmaktan sakınmayacak, karısı Amy Dudley'in çöküşüne sebep olabilecek kadar karaktersiz ve insanlık dışı bence. Okurken nefret ettim şahsen kendisinden ve Amy için canım çok yandı. Okuması oldukça keyifliydi. Bence Philippa Gregory bu işi biliyor.
Bakirenin AşığıPhilippa Gregory · Artemis Yayıncılık · 20111,863 okunma
Reklam