Ben içeri düştüğümden beri
güneşin etrafında on kere döndü dünya
Ona sorarsanız:
’'Lafı bile edilemez,
mikroskopik bi zaman...’'
Bana sorarsanız:
'‘On senesi ömrümün...’'
Bir kurşun kalemim vardı,
ben içeri düştüğüm sene
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
Ona sorarsanız:
"Bütün bi hayat..."
Bana sorarsanız:
"Adam sende bi hafta..."
Katillikten yatan Osman;
ben içeri düştüğümden beri
yedi buçuğu doldurup çıktı.
dolaştı dışarda bi vakit,
sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri,
altı ayı doldurup çıktı tekrar.
dün mektubu geldi, evlenmiş,
bir çocuğu olacakmış baharda.
Şimdi on yaşına bastı,
ben içeri düştüğüm sene,
ana rahmine düşen çocuklar.
Ve o yılın titrek, ince, uzun bacaklı tayları,
rahat , geniş sağrılı birer kısrak oldu çoktan.
Fakat zeytin fidanları hâlâ fidan,