Düşmanımız ancak düşünceler olabilir, onu da silahla alt edemezsin. Birleşmiş Milletler'in kuruluş bildirgesinde savaşlar insanın kafasından çıkar, insanın kafasında durdurulmalıdır der. Savaş kendiliğinden çıkmıyor, ben çıkarıyorum, düşünerek çıkarıyorum. Bir anda boğa gibi kırmızı gördüğüm için değil. Hazırlık yapıyorum, ona göre tarih yazıyor, yalanlarıma kanı yor, taktikler, silahlar geliştiriyorum. Bütün savaşlara karşıyım çünkü bütün savaşlar insana karşı.
Terör büyük bir züccaciye dükkanını dağıtmaya niyetli bir sineğe benzer. Sinek güçsüzdür, tek başına bir fincanı bile hareket ettiremez. Bu yüzden kendine bir boğa bulur, kulağına girer ve vızıldamaya başlar. Boğa korku ve öfkeyle çıldırıp dükkanı alt üst eder.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Daha önce de söylemiştim, kargalar belki hayvanlar âleminin belki en akıllı hayvanıdır ve son derecede insana alışır. “Besle kargayı oysun gözünü” yalandır. Son derece bağlıdır, sâdıktır. Gerçi tabii sâdık, vefâlı gibi ifâdeleri hayvanlariçin kullanamazsınız. Bunlar ahlâk ıstılahlarıdır. Çok saçma ama böyle ne yapalım? Gündelik konuşmalarımızda “köpek sadıktır, kedi nankördür” diye geçer. Aslında ne kedi nankördür, ne köpek sâdıktır. Hayvanın içgüdüsüdür bu. Ahlâk ancak akıl varlığında olur. Akıl yoksa ahlâk da yoktur. İrade de akla bağlıdır. Karada yaşayanlariçin kurt, at, eşek, deve, fil, koyun, keçi, inek, boğa, öküz ve tavukları —gerçi kuşlardan gelse de uçamayan kara hayvanları gibi değerlendirilebilir — örnek verebiliriz. Denizlerdekileriçin yunus diyebiliriz. Yunanda bununla ilgili birsürü hikâye vardır. Hattâ yunuslar sâdece ehlileştirilmemiş, aynı zamanda evcildirler. Çocuk yunusunun üstüne binip yüzüyor, birlikte oynuyorlar. Yunus üstünde bir çocuk olduğunu hissediyor, duyuyor ve dalmıyor. Eskiden gördüğüm bir olay olarak gemiyle yarışır, kaybettiklerinde de üzülürlerdi. Kafasını çıkarıp hüzünlü hüzünlü bakardı.
1000Kitap
Ne demişti Oturan Boğa: "Biz yenildik çünkü kadınlarımız beyaz adamın aynasından kendilerine baktılar."
Ayna dokunuşu sinestezisi olarak bilinen durumda bireyler birbirlerinin acısını tam olarak hisseder. Örneğin Raging Bull [Kızgın Boğa] gibi boks filmlerini izleyemezler. Beyin görüntüleme, bu kişiler başkalarını izlerken dokunmayla ilgili ayna sistemlerinin aşırı tepkime verdiğini gösterir. Ayrıca anterior insula olarak bilinen ve kendimiz-başkaları ayrımını yaparken aktif olan başka bir bölge de ışıldar. Bu yüzden bu kişiler kendilerine olan ile başkalarına olanı ayırt etmekte zorlanırlar.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Kış Anıtı
Atina'yı bir lodos çizer ufuklara Sonra birden silinir ters dönmüş bir fırtınayla Bir boğa rüzgarıyla sabahın lambası bir poyrazla Nuh şehri boğulmuştur O kurtaran geminin enkazı yoktur Çünkü o gemi ölmemiştir Bir şelale üstündedir sağdır dipdiridir Bir yay gibi yeni bir çağa gerilmiş Bir tufan öncesinin telaşı içindedir Üflenecek Sür için kulağı kiriştedir Her deprem ölü bir şehrin öfkesidir Zavallı bir diriliş girişimidir Eski olan kendini yapmak için Yeninin düzgün taşlarını devirir Böylece gündüz bir kere daha taşların altında kalır Afrodit'in heykeli tam ortasından biçilir Putlar öğlenin yüksek fırınında erir Bir mangal dolusu kül haline gelir Her deprem sanki muzip bir tarihçınin işidir"