Satranç.
Zweig'ın ölmeden önce yazdığı son eser.Bundandır ki bu onun kişiliğini tanımanız için son fırsat olduğu anlamına geliyor.
Kitap adı dahi bilinmeyen bir kentten çıkan, öğrenme güçlüğü yaşayan dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'in bir yolcu gemisine çıkışıyla başlıyor. Pek çok açıdan cahil ve kibirli sayılabilecek bu karakteri tanımaya çalışan bir de anlatıcı var.Sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcının yanı başındaki fırsatı kaçırmayı istememesiyle olaylar gelişiyor ve bu adamla bir parti oynama hakkı kazanıyor. Yanındaki arkadaşı McConnor sayesinde bu şampiyonu daha da inceleme fırsatı bulan anlatıcı bu sırada Dr. B. denen biriyle karşılaşıyor. Ve bu durum yerini gizemli Dr. B.'nin geçmişine ve Czentovic ve Dr. B. gibi iki karakterin mücadelesine bırakıyor.
Kitapta özellikle ilgimi çeken durum Zweig'ın bu iki karakteri mücadele içerisine sokmasına rağmen mücadelenin çok kısa sürmesi.Bu bana edebi bir hatadan ziyade yazarın ön planda tuttuğu şeyin karakterlerin geldikleri noktaya kadar yaşadıklarına yani onların kişiliklerine önem vermesidir.
Ayrıca karakterlerin kişilikleri hakkında da yorum yapmadan edemeyeceğim.Bana sorarsanız Czentovic ve Dr. B. arasındaki en büyük ortak nokta ikisinin de tutarsız kişilikler olması.Czentovic cahil ve kibirli birinden beklenenin aksine son derece soğukkanlı bir yapıya sahip,satrancı sadece işi olarak görüyor.Dr. B. ise son derece kibar ve sakin biri ancak geçmişte yaşadığı olaylar sebebiyle satranç oynarken son derece sabırsız,sinirli ve hastalıklı birine dönüşüyor,bu onun en büyük tutkusu.Başta bu tutarsızlıkları garipsedim ancak sonlara doğru yazarın yapmaya çalıştığı şeyi anladım. Sanırım Zweig aynı satranç tahtasındaki siyah ve beyazlar gibi insanların da bir tür kişilik bölünmesi içerisinde olduklarından