Puan vermedi
Momo, Eski bir fahişenin oğludur. Annesi ve babası onu yıllar önce başka fahişelerin de çocuklarına bakmak için bir nevi çocuk evi işleten Madam Rosa ya vermişlerdir. Romanımız esasen bu Momo nun büyüme ve Madam Rosa nın yaşlanma süreçlerine paralel olarak 2 karakter üzerinden ilerliyor ve belirli bir konusu yok. Göçmen , azınlık yahut fahişe çocukları olmalarından dolayı sadece maddi değil birçok manevi duygudan yoksun olarak büyümeye çalışan çocukların hayatlarına sokuyor bizi yazar. Özellikle Momo, diğer arkadaşlarından farklıdır, fazla hassas fazla duyarlıdır. Algıları o kadar açıktır ki romanın uzun bir kısmında Momo nun 10 yaşında olduğu bilgisi verilmesine rağmen buna okur olarak inanmamız zor geliyor. Bu anlamda tam bir yeraltı edebiyatı. yeraltı edebiyatından beklediğimiz, yeraltı edebiyatın bize verdiği o karamsar, o rahatsız edici hayat bu kez on yaşında bir çocuğun cümleleriyle bizi aktarılıyor. Aslında çok sert detaylara tanık Olmamıza rağmen, Momo'nun cümleleri bizim adeta içimize işliyor. Momo'nun içinde o kadar çok sevgi o kadar çok duygu var ki, o duyguları birine aktarmak için kimseyi bulamıyor. sokaktan bir köpek Buluyor ve tüm ilgisini tüm sevgisini bu köpeğe gösterebiliyor ancak. Sevgisi o kadar sahicidir ki köpeğine daha iyi bakacak birine bulduğu zaman, hiç tereddüt etmeden köpeğine ona veriyor, veriyor diyorum çünkü Momo köpeği alan kişinin verdiği parayı çöpe atacaktır. fahişelik, ve fahişe kavramı, Roman içinde "kendilerini kıçlarıyla savunan insanlar" olarak tanımlıyor, daha doğrusu bu Momo'nun tanımı. Hatta Momo fahişeleri En iyi anneler olarak görür, çünkü onlar çalışma aralarında, kısıtlı zamanlarda sadece çocuklarına ilgi gösterip ve onlarla vakit geçirmeye çalışırlar. Zor bir hayattan kendine Şemsiyesini giydirerek ondan arkadaş
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma
Gençlik her zaman gençtir. Sadece Yaşlılık yaşlanır.
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:44
Bir Dilim Biftek - Jack London Giriş "Gençlik her zaman gençtir. Sadece Yaşlılık yaşlanır." Jack London 12 Ocak 1876'da San Francisco'da dünyaya geldi. Fakir ve geçinmek için zorlu şartlar altında çalışmak zorunda kalan Jack London, onun kitap okuma tutkusu sayesinde büyük bir unvana sahip oldu ve sayısız eserler bıraktı. London'ın hayatı çalkantılı süreçler yaşamıştır. Gençliğinde denizcilik ile uğraşmış ve bazı eserlerin ilham kaynağını buradan almıştır. Jack London'ın en önemli eserleri; Vahşetin Çağrısı (1903), Beyaz Diş (1906), Demir Ökçe (1908), Martin Eden (1909) Bu kitap, "Bir Dilim Biftek" ve "Meksikalı" adında iki ayrı hikayeden oluşmaktadır. İki boksörün hayat hikayelerinin önemli bir bölümüne yer verilmiştir. Bir Dilim Biftek Tom King, uzun yıllar boyunca boks yaparak geçimini sağlayan yaşlı ve tecrübeli bir boksördür. Evli ve iki çocuk sahibi olan Tom ailesine geçindirmek amaçlı bir boks maçına çıkmak ister. Eğer bu maçı kazanırsa büyük bir para ve hep arzuladığı bir dilim biftek yiyebilecektir. Fakat Tom artık yaşlanmıştır ve son zamanlarda boks yapmamaktadır. Zamanın en iyi boksörlerinden birisi olan Tom, profesyonelce hareket eder, saha içinde gaddar ve tecrübeli ancak saha dışında çok sakin ve ağır hareket etmektedir. Gençliğindeki kadar atik olmasa da, 'yaşın bitse de işin bitmediğini' kanıtlayan muazzam bir ring tecrübesine sahiptir. Tom boks maçına gitmek için üç kilometre boyunca yürür. Karşılaşacağı boksör azmin ve hırsın bir bütünü gibi ve gençliğin verdiği heyecan ile Sandel adında bir boksördür. Gençliğin ve tecrübenin karşılaşacağı bu amansız rekabet, iki hayatı da önemli derecede etkileyecektir. Eğer Sandel kazanırsa ününe ün katacak herkes onu nasıl önemli birini yendiğini
Edebiyat
Bir Dilim BiftekJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,126 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Önce Aşka Sonra Ayrılığa İnandırdı.
10/10
·60 syf.··
2026 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 23:59
Spoiler içeren bir inceleme olacak ki zaten kitap altmış sayfa dökeceğim içimi. Okuduğum ilk Jack London olduğu için ve bayadır da bir satır bile inceleme yazmadığım için yazmak istedim ama o nasıl bir son ya :' Kitabımız başta güzel iki karakterin birbirlerine âşık olması ve bu denli kusursuz iki insanın birbirini bulmasıyla bana sevdiğim bir özelliği verdi; birbirlerine layık insanların aşkı. Kitabımızın başında kendi evleri için halı almaya gitmiş karakterlerimizi, sonra nasıl ilk görüşte âşık olduklarının hikayesini okuyoruz. Erkek karakterimiz Joe, kardeşlerine babalık yapan, çalışıp eve para getirerek ailesine bakan bir karakter. Geçim kaynağı ise boksörlük ve çok iyi bir boksör. Kadın karakterimiz Genevieve ise tek başına ayakta kalan ve erkeklerle de ilgilenmeyen bir kraliçe resmen. Tabii ilk görüşte birbirlerine âşık olana kadar iki karakterimiz de karşı cinslerle ilgilenmiyorlardı. Yalnız tek sorun Genevieve'in Joe'dan boksu bırakmasını istemesi. Joe da bir daha dövüşmeyeceğine söz vererek son maçına Genevieve'i de -kadınların girmesinin yasak olduğu maça- kılık değiştirerek götürüyor. Kitabın geneli bu maçta geçiyor ve cidden öyle bir anlatım ki izledim resmenn. Kitabın sonu ise travmalarımdan biri oldu tabii ki çünkü üstü az kapalı bir anlatımla Joe, kötü bir şekilde nakavt oldu. Her şeye rağmen sevdiğinin saçında görüp çiçek sevdalısı olan Joe'yu okumuş olmak gülümsetiyor beni :) Tabii ki beğendim ama üzücü bir altmış sayfaydı, umarım bu girişle Jack London okumaya devam edebilirim <3
OyunJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,685 okunma
Biri aile diğeri için dövüşen iki boksörün hayatı
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 14:58
Jack London'un kısa ama içinde hayata dair insana çok şey katan bir öykü kitabını okudum. İlk hikayede ailesinin geçimi için boks maçına çıkan eski bir şampiyonun yaşlı haliyle genç bir boksör ile kıyasıya süren bir maçını konu ediniyor. O kadar yoksulluğun içinde ailesini geçindirmek için hayatta kalma savaşı veren güzel bir hikayeyi okuyoruz. İkinci öyküde idelleri için ve Meksika'daki devrim başarılı olsun diye, tüm kazancını devrime harcayan ve ne olursa olsun pes etmeyen vücudu küçük ama yüreği büyük bir boksörün hikayesini okuyoruz. Her iki hikayede kendi içlerisinde mücadele ve duyusal yönden boksörlerin içinde bulunduğu zorlu şartlarla mücadele yeteneğini çok iyi bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar
1000Kitap
Bir Dilim BiftekJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,126 okunma
9/10
·336 syf.··
2026 19. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 23:58
Talia 7 yıldır yalnızdır çünkü çok sevdiği boksör sevgilisi en yakin arkadaşı ile evlenmeye karar verir ama birgun aniden karşısına çıkar boşandığıni ve onu deli gibi sevdiğini söyler ayrıca sebeplerini anlatmak ister. Siz olsanız dinlermiydiniz? Çünkü biz affettik bile:))) Yazarın kalemini sevdim ufak tefek sacmaliklar olsada:)Bana göre hersey yerli yerinde oldu smut kisimlar hariç!!!!Hikaye boyunca Fosterin dili bir içeri girmedi!!!!Hay senin diline yani gene mi gene mi gene mi diye diye okudum bitirdim:))))Karakterleri sevdim Fosterin başına gelenleri ve ozguvenin olmamasını haklı buldum çünkü bir tarafta sürekli ailesini ve ailesinin mulklerini daha doğrusu yaşadığı yeri anlatan ama anlatırken sevgilisinin durumunu farkedemeyen bir kızımızın olması üzücü idi ve bundan sonra yaşanılan ayrılık mantıklı geldi ama ya antrenörü ölmese idi ne olacaktı!!!! Talianin başından geçenleri sadece babası ve annesinin bilmesi ama kardeşlerinin haberi olmaması çok büyük haksizlikti bu kadar belli etmeden nasıl yaşadın dedim kendi kendime!!!Herseyin sebebi olan yelloz Vivien aynı babası kılıklı çıktı başta sevdim seni ama sonunda gerçek yüzünü gösterdin yani!!! Kitapta gene eden ailesi sanki bir polyanna etkisi gibiydi herkes herseyi hemen kabullendi yapmayin böyle ya bir yumruk alsaydınız bari:))Sonu harika idi ama o kadar güldüm ki sonunda mutlaka sizde okuyun ama benim favorim HALA 1.CI KITAP:)))
1000Kitap
Garnet OvasıDevney Perry · Ren Kitap · 2024784 okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 22:20
Jack London okumayı seven biri olarak Cehennem Canavarı 'nı da gerçekten çok severek okuduğumu söyleyebilirim. London gerçekten her konuda yazabilecek başarılı kalemlerden biri. Jack London kitaplarındaki o doğal, yalın, sade insan tipi bu kitabında bir boksör olarak karşımıza çıkıyor. Yaşlı eski boksör babası tarafından, boksörlerin menajeri Stubener'e tanıtılan, Pat Glendon'un boks hayatını okuyoruz. Glendon taşrada yetişmiş, açık havada büyümüş, boks sporunun da içine hiç girmemiş güçlü biri. Ringlerde boks yapmaya başlayan ve herkesi alt eden bu genç adam, bu sporun içindeki şikeleri görür. Ticaret yapılıyormuşçasına yapılan maçların gerçek yüzünü seyirciye göstermeye çalışır. Sadece güçlü değil cesur da olan bu adam kokuşmuş bu düzeni bozmaya çalışır.. Güzel mesajı olan, boks camiasının ardındakileri gösterirken dürüst olmanın her zaman kazandıracağını öğreten bir kitap. London kitapları arasında sevdiklerimden biri oldu. Öneriyorum..
Edebiyat
Cehennem CanavarıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20261,716 okunma