book blogerr

book blogerr
@book_blogerr
10/10
·224 syf.··
2025 29. kitabı
Kitap Meryem Hanım'ın hayat hikayesi ve yeni edindiği dostlarıyla büyük bir bağ kurması ile başlıyor. Kitabın başında eşinden öyle bir bahsetmişti ki sanki bir şairi anlatır gibi anlatıyordu.Öyle büyük duygular beslemiş ki bu okuyucuya da geçiyordu. Meryem Hanım eşi Cahit Bey'i kaybetmesi ile büyük bir yas yaşıyor.Eşinin ölümünden sonra başlayan hayat evet yanlış duymadınız bazen asıl hayat bir şeyler kaybettikten sonra başlar. Meryem Hanım için de öyle olmuştu çünkü evliyken yani eşini kaybetmeden önce hiç kendini bulamamış zenginlik ve şaşa içinde yaşayan Meryem Hanım eşini kaybettikten sonra bolca sorgulama ve içsel yolculuğa çıkmakta bulmuş kendini. Kitapta Meryem Hanım'ın bolca kendini sorgulamasını okuyacağız. O hayatını zenginlik ve şaşa içinde yaşarken neleri gözardı ettiğini neleri kaçırdığını neleri yaptığını zannederek aslında yapmadığını fark eder. Çıktığı yürüyüşlerden birinde kendini bir dükkanda bulacak buradaki ustalar sedef işçiliği yapıp aslında sedefleri yontarken aslında kendi iç dünyalarını pişiriyorlardı oradakiler onun yeni yol arkadaşları olacak düştüğü duygu dolu bu yolculukta dükkanda bolca tasavvuf bolca dostluk bulacak hayatın ve kendi yüreğindeki sorgulamaları sedefkar ustasının ve diğer dostlarının da sohbetleriyle pekiştirmesine yardımcı olacak. Aslında yazarımız Meryem Hanım'ın çıktığı yolculukta bir kadının yasını değil de bir ruhun uyanışını bizlere kitap aracılığıyla anlatmış içimize düşen tek bir damla hakikat bir inciye dönüşebiliyor eğer sabırla ve farkındalıkla kabullenebilirsek kendi içsel yolculuğumuzda kendimizi bulabileceğimizi bizlere dillendirmiş her satırda içsel bir çağrı tasavvufu bir melodi ama bir yandan da keskin bir sorgulama vardı emin olun özellikle de kadın bir okuyucuysanız kitabı ara ara bırakıp belki de
Nisan YağmuruEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2013174 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

book blogerr

, bir kitap okudu
10/10
·816 syf.··
2025 28. kitabı
Evliya Çelebi
9.1/10 · 28 okunma
10/10
·816 syf.··
2025 28. kitabı
Ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi -kendi ifadesine göre 10 Muharrem 1020/25 Mart 1611'de İstanbul'da, Sağırcılar Camii vakıf evlerinde doğmuştur. Yarım yüzyıl boyunca dünyanın o dönemdeki en önemli yerlerini gezip gören, gördüklerini de en ince teferruatına kadar yazıya döken bu büyük serüven adamının vefat tarihini ise ne yazık ki kesin olarak bilemiyoruz. Kendisinin mezarının nerede olduğu da tam olarak belli değildir. Ancak Şişhane Karakolu yakınında bulunan Meyyit Yokuşu'ndaki aile kabristanında yattığı rivayet edilir. Seyahatname'nin çeşitli kısımlarındaki kayıtlara göre Evliya Çelebi'nin seceresi şöyle: Hoca Ahmed Yesevi / Mehmed Kirmani / Allahverdi Akay/Ece Yakub/Yavuz Er/Turhan Bey/Demircizāde Kara Mustafa Paşa / Şehid Kara Ahmet/Derviş Mehmet Zilli / Evliya Çelebi. Evliya Çelebi'nin babası, sarayın kuyumcubaşı olan Mehmed Zilli Efendi'dir. Mehmed Zilli Efendi, Evliya Mehmed Efendi'nin de oldukça yakın bir dostuydu. Bu sebeple oğluna da-Mehmed Efendi'ye hürmeten- "Evliya" adını vermiş olması pek muhtemeldir. Evliya Çelebi'nin babası oldukça uzun bir ömür sürmüş, kameri hesapla 117, şemsi yani güneş yılı ile 114 yaşında Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Evliya Çelebi'nin iyi bir öğrenim gördüğü tahmin edilmektedir. İlk tahsilini kendi mahallesinde bulunan sibyan mektebinde yapmış olması mümkündür. Bundan sonra Unkapanı cıvarında, Fil Yokuşu'ndakı Şeyhülislam Hamid Efendi Medresesi'nde Müderris Ahfeş Efendi'den 7 yıl ders görmüştür. Evliya Çelebi'nin bu medresedeki ders arkadaşı da sonradan büyük bir üne kavuşup saraya giren Safranbolulu Softa Hüseyin, yani "Cinci Hoca"dır. Evliya Çelebi hayatı boyunca hiç evlenmemiştir. Bu yalnızlığında dur durak bilmeksizin seyahat etmesinin de önemli rolü olduğu tahmin edilmektedir. Onun öne çıkan değerli vasıflarından biri
Evliya Çelebi SeyahatnâmesiEvliya Çelebi · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202528 okunma
10/10
·268 syf.··
2025 26. kitabı
Bu hikâyede iki farklı diyar var: Alt İstanbul ve Üst İstanbul. Alt İstanbul, bizim bildiğimiz, yaşadığımız şehir. Üst İstanbul ise büyünün, tılsımın ve kadim sırların hüküm sürdüğü, görünmeyen bir dünya. Bu iki diyara açılan kapının bekçileri, iki dünyanın dengesini korumakla görevli. Ana karakterimiz Deniz, 12 yaşında bir çocuk. Babası, o kapının bekçilerinden biri. Deniz, babasının anlattığı hikâyelerle büyümüş; o hikâyelerdeki ormanlar, büyücüler, karanlık varlıklar bir masal gibi görünürken, bir gün babasının ortadan kaybolmasıyla her şeyin sandığından çok daha gerçek olduğunu anlıyor. Aynı gün annesi de kayboluyor. Artık Deniz’in hem ailesini bulmak hem de kendine çizilen kaderi keşfetmek için yola çıkması gerekiyor. Bu uzun yolculukta yanında Ena var 13 yaşında, güçlü tılsımcı kız. Ena’nın bilgeliğiyle, Deniz’in cesareti bir araya geliyor. Fakat bu hikâyenin kalbi her zaman Deniz’de atıyor. Çünkü o, korkularının içinden geçerek kendi gücünü bulmak zorunda. Bekçi olabilmesi için Konsey’den onay almalı,Arayış Ormanı’na gitmeli, kendi ağacını bulmalıdır. Her bekçinin ruhuyla birleşen, onu bekçi yapan bir ağacı vardır. Deniz, ağacını bulmadan önce bile onu hissediyor; içgüdüleriyle yön buluyor. Bu yüzden yolculuk yalnızca bir macera değil, aynı zamanda bir içsel uyanış. Zamanla Deniz, babasının kaybolmasının ardında tehlikeli bir büyü olduğunu öğreniyor. Ve o büyüyü yapan kişinin peşine düşmeye kararlı. Çünkü sadece ailesini değil, iki dünyanın dengesini de kurtarabilecek tek kişi artık o. “Alt” ve “Üst” İstanbul’un sınırları, bazen birbirine karışıyor. Gerçekle hayal, cesaretle korku arasında gidip gelen bu hikâyede okur, her sayfada biraz daha derine çekiliyor. Deniz’in dünyası, bir kapının ardında değil; insanın kendi içinde saklı duran bir cesaretin
Arayış OrmanıGöktuğ Canbaba · XLIBRIS · 202361 okunma