bookgardenn

Puan vermedi·104 syf.··
2020 8. kitabı
"Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi bu" kitabın genel tanımı bu cümle aslında. Yinede konusundan biraz bahsedeceğim. 1518 yılında Strasbourg'da görülen bir histeri vakası ele alınmış. Öyle bir dönemki kıtlık hat safhada insanlar buldukları her şeyi yiyorlar hatta evlatlarını bile. Çocuğunu yemek istemeyen bir anne ise ona kendince kolay bir ölüm yolu bularak evladını nehrin serin sularına bırakıyor. Ardından ise suskunluk içerisinde dans etmeye başlıyor. Bu dansa eşlik edenlerde oluyor. Fakat dans furyası bir yerde çığrından çıkıyor ve yüzlerce kişiye ulaşıyor bu insanlar günlerce durmadan yemeden içmeden ölünceye kadar dans ediyor. İnsan psikolojisinin farklı bir boyuta ulaştığı durum bizlere anlatılıyor. Farklı ve kısa kitap. Sevgilerimle.
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
• Anlatmaya nerden başlasam bilemiyorum. Beni derinden etkileyen bir kitaptı. Okuduklarımın gerçek olduğunu bilmek beni çok üzüyor, bunlar nasıl olabilir diye düşünmekten kendimi alamıyorum. • Özgürlük nedir? Bir insana özgür olma hakkını başka bir insan mı verir? yada ne denli çalıştığına göre mi özgürlüğü hakeder insan bu nasıl bu şekilde tanımlanabilir. Kendinizi düşündüğünüzde özgürlüğü nasıl tanımlıyorsunuz bilemiyorum fakat naziler bunu "Çalışmak Özgürleştirir" olarak tanımlamış. Yaptıklarını bu kelimenin arkasına saklamış birde bu cümleyi yaptığı onca kötülüğün baş merkezi olan yerin kapısına yazmış. Bir çok insan gaz odalarında öldürülmüş ve toplu şekilde gömülmüş. Bunu vicdanı ve kalbi bir olan bir insanın kabul etmesi mümkün değil. • Kitabımızda Auschwitz toplama kampına götürülen 24 yaşındaki Lale adındaki genç bir adamın yaşadıklarıyla ilgili. Öyleki Lale ilk günlerdeki umudunu hiç yitirmedi. Her yeni günü bir umutla karşıladı. Kendisine hep şunu söyledi "Sabah uyandıysanız o gün güzel bir gündür." hayatta kalmak için çabalamaya kampa ilk götürüldüğü gün karar vermişti ve bunu kampa yeni gelen kişilere dövme yapma görevini bir şekilde edinmesiyle başarabilirdi. Dövme yaptığı bir kız grubunda Gita adında bir kıza aşık oldu kampta onu zorda olsa buldu sevgileri birbirlerine umut oldu. Çok zorlu yollardan geçtiler fakat savaş sona erip kamp dağıldığında Lale, Gita'yı buldu, evlendiler ve mutlu bir aileleri oldu. Onlar "umudun, aşkın ve insanlığın en kötü, en karanlık şartlarda bile ayakta kalabildiğine dair güçlü bir kanıt" oldular. Sevgiler...
Auschwitz DövmecisiHeather Morris · Pegasus Yayınları · 20191,596 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2018 12. kitabı
Bazı kitaplar hiç bitmese keşke o kadar güzel, sade bir dille yazılmış ki bayıldım.Okuma listenize eklemeniz gereken kitaplardan. :) . . Kapıcı olduğu için dikkate alınmayan ama kendi iç dünyasında mükemmel bir zenginliğe sahip olan Renee'in değerini hiç anlayamayacak olan insanlarla sarılı bir çevresi var.Üstelik Paris'te kendisini oldukça naif sanan bu insanların çoğu gösteriş derdinde olduklarından alt kattaki 26 yıllık kapıcılarının iç dünyasından bir haberler yani bakıp göremeyenlerden denilebilir.Renee de çareyi kendisini dışa kapatıp, evinin dışındaki hayatına daha gizli ve esrarengiz bir tavır vermekte bulmuş.56 yaşında tanıştığı Kakuro Ozu evinin dışına çıktığında siyah beyazlaşan hayatına renk getirip ,içindeki o bilginin doluluğunu göremeyenlere farkla çok büyük bir saygıyla yaklaşıyor Renee'e. Birde Paloma var üst komşunun küçük kızı son derece zeki ve akıllı bir kız. Sonu ise apayrı. SEVGİLERİMLE...
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2018 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2018 17:12
"Günlerce aralıksız olarak kendini, yalnız kendini, yaşamını düşünmek zorunda kalsan acaba kendinle ilgili ne keşfederdin?" işte kitabın başladığı ilk sayfalarda Joan Scudomore bu sorunun çok saçma olduğunu çünkü insanın zaten kendini yaşamını bildiğini kesfedilecek başka bir durumun olmadığını düşünmüştü. Fakat Irak'ta yaşayan kızını ziyaretten dönerken zorlu hava şartları yüzünden trenini kaçırmış ve köhne bir istasyonda yeni trenin gelmesini beklemis ve bu süreçte hayatının en büyük yüzleşmesini kendisiyle yapmak zorunda kalmıştı. Bu yüzleşme 3 çocuğu ve eşine karşı yaptığı hataları fark etmesini sağlasa da Joan artık bir çok şey için geç kalmıştı zaten düzeltmek için çaba gösterebilecek bir insan da değildi çünkü kendi kurallarını yıkması çok zor birisiydi. Agatha Chiristie'nin yazdığı 6 adet aşk romanından birisi olan bu kitapta da dili sade ve akıcı. Tavsiye ederim.
Sensiz Bir İlkbaharAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2011224 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2017 21. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2017 21:36
Çok sevdiğim yazarlardan olan Khaled Hosseini'nin üçüncü kitabını da bitirdim. Bu kitapta konu bir yerden sonra afganistan dışına çıktığından dolayı diğer kitaplara nazaran daha az beğendim diyebilirim. iki kardeşin yollarının bir yerde ayrılıp daha sonra gelişen hayatları üzerine kurulu hikayemiz bunlar o kadar birlerine bağlı kardeşler ki Abdullah annesinin ölümü üzerine ona bıraktığı kardeşi periyi adete bir armağan kabul ederek sever ve onun bu dünyadaki annesi rolünü üstlenir. Fakat Şabdağ'daki yokluk onların ayrılmasına neden olur. Peri bir aileye verilir, Abdullahsız büyür, evlat edinen anne onu yurtdışına götürür çok küçük olduğu için Abdullah'ı elbet unutacaktır. Fakat Abdullah için unutmak bu kadar kolay olmayacak. Yıllar sonra araya giren farklı kişilerin desteği ile peri onu çok seven abisine kavuşup yıllarca içindeki o anlam veremediği boşluğu doldurabilecek mi? Yazarın bütün kitaplarını kesinlikle okumalısınız ama bana sorarsaniz ilk önce Bin Muhteşem Güneşi okuyun derim.
Edebiyat
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma