Kitabı ilk okuduğumda daha lise yıllarımdaydım fakat şu anki farkındalığımla okumak ta ayrı keyifliydi. Genel olarak etkisinde kaldığım bir kitap oldu. (Bitireli yarım saat olmuştur) Olayların bir kız çocuğunun gözünden yazılması ve belli bir sayfa aralığına kadar cinsiyetinin tam belli olmaması cinsiyet ayrımcılığı diye yorumlamama sebep oldu. Alexandra halanın sürekli Scout'ı kız gibi olmasın, sözleriyle dikte etmeye çalışması hoşuma giden kısımlar değildi tabiki. Onun dışında siyah beyaz ayrımcılığı çok göze çarpıyordu. Amerikan kültüründeki beyazların öncelikli olması ve rahat pozisyonlarda çalışıyor olmaları ve siyahların ise zor şartlarda hayatta kalmaya çalışmaları okurken beni etkilemişti ve üzmüştü açıkçası.
Yazarın alıntısı olan "bana kalırsa tek bir tür insan var. Insanların hepsi insan... Yalnızca tek bir tür insan varsa, o zaman neden hiç geçinemiyorlar?"
Gerçekten neyi paylaşamıyorduk?
Biraz günümüzle de bağdaşabilir fakat o kısımda pek uzman değilim diyelim :/
Mahkeme sahnesi beni sürüklemişti.
Genel olarak okunması gereken klasikler arasında olduğunu söyleyebilirim.
Şimdiden keyifli okumalar:)