Kitap yorumum
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:29
TEKER TEKER Teker Teker kitabının yorumuyla sizlerleyim. @chriscarterbookofficial yine muhteşem bir kitapla karşımızdaydı. Canlı yayında bir insanı katletmek mi İnanılır gibi değil mi Dedektif Robert Hunter ve yardımcısı Garcia bu sefer çok zeki ve bilgisayar dahisi bir katille karşı karşıyadır. Nefes kesen olaylar, işlenen cinayetler ve cinayette kullanılan teknikler çok korkutucuydu. Kitabın alt hikayesinde ise bambaşka bir olay yaşanmaktaydı. Teker Teker kitabından bahsedecek olursam; Dedektif Hunter, masanın üzerinde duran telefona cevap verdiğinde karşısındaki şahıs bilgisayarda internet adres çubuğuna bir sitenin adresini yazmasını söylüyor. Enter tuşuna basınca Dedektif Hunter’ın dikkatini çeken önemli bir anana tanıklık ediyoruz. Ekrandaki görüntüleri Hunter ve Garcia algılamakta zorluk çekiyor. Ekranda büyük, şeffaf ve kare biçimde bir kutu vardı. Camdan yapılmışa benziyor. Kutunun tam ortasında ise ağır metal bir sandalyeye bağlanmış yirmili yaşlarının ortalarında ya da sonlarına görünen bir adam oturuyordu. Arayan arayan kişi Dedektif Hunter’dan yardım istiyor. Dedektif Hunter’a sandalye de savunmasız bir halde oturan adamın nasıl öleceğine karar vermesini istiyor. Böyle bir psikopatla ilk defa karşı karşıya kalan Dedektif Hunter’ın cevabı ne? Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın dostlar @melek_uluuu ablam biz ne okudum öyle Beynim yandı resmen yaa Harika bir kitaptı Kitbı seninle okumak çok keyifliydi Kitap hakkındaki sohbetin ve değerli yorumların için teşekkür ederim ablam Yeni kitaplar da görüşmek dileğiyle #neokudum #okudumbitti #kitapyorumu #bookstagram #keşfet #erdeminkitapligi #tekerteker #chriscarter #pegasusyayınları #sayfa480
Gerilim
Teker TekerChris Carter · Pegasus Yayınları · 2025157 okunma
Korkuyu Beklerken
6/10
·202 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:02
Merhabalar bugün sizlere okuma grubumuzda çekilişle çıkan iki kitabın ilk ile geldim. İkincisi Sinan Akyüz'den Fidan Hanım bundan sonra hemen ona başlıyorum. Neyse size hemen bu kitaptan bahsedip kaçıyorum. Bence Korkuyu Beklerken hakkında en ilginç şey, kitabın "korku"yu anlatmaktan çok, beklemeyi anlatmasıdır. İnternette çoğu yorum, kitabın bireyin yalnızlığına, yabancılaşmasına ve toplumla kuramadığı ilişkiye odaklanır. Bunlar doğru tespitlerdir; fakat bana göre Atay'ın asıl başarısı başka bir yerde gizlidir. Kitaptaki karakterler, büyük felaketler yaşamazlar. Onları tüketen şey, olacak sandıkları şeylerdir. İnsan zihni bazen gerçeklerden değil, ihtimallerden yorulur. "Acaba?" diye başlayan düşünceler, yaşanmamış olayları bile yaşanmış kadar ağır hissettirebilir. Bu yüzden kitabın adı sadece bir öykünün değil, modern insanın ruh hâlinin de özeti gibidir. Bir başka dikkat çekici yönü ise Atay'ın okuruna güvenmesidir. Duyguyu açıklamaz, öğretmez, parmağıyla göstermez. Boşluklar bırakır. O boşlukları kendi korkularımızla, kendi yalnızlığımızla doldururuz. Bu nedenle aynı kitabı yirmi yaşında okuyan biriyle kırk yaşında okuyan biri bambaşka satırların altını çizer. Ayrıca kitapta sıkça hissedilen ironi de sadece güldürmek için değildir. Atay'ın mizahı, acıyı hafifleten bir araç değil; tam tersine, acının ne kadar derin olduğunu daha görünür kılan bir aynadır. Gülümsettiği anda bile insanın içinde ince bir sızı bırakır. Belki de kitabın en çarpıcı cümlesi hiç yazılmamıştır: İnsan bazen korktuğu şey yüzünden değil, korkusuyla baş başa kaldığı için yorulur. İşte Korkuyu Beklerken bana bunu düşündüren bir kitaptır. Okudukça hikâyelerin karakterlerinden çok, kendi iç sesimizi duymaya başlarız. Bu yüzden kitap bitse bile, insanın içinde uzun süre devam eder. Modern insanın
Öykü
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·296 syf.··
2026 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:23
#okudumbi̇tti̇ Gece Yarısı Kütüphanesi- Matt Haig ••• Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabı, pişmanlıklar ve alternatif hayatlar üzerine kurulu bir hikaye. Hikâyenin merkezinde Nora Seed var. Hayatından memnun olmayan, yaptığı seçimlerden dolayı büyük pişmanlıklar taşıyan Nora, yaşamla ölüm arasında gizemli bir kütüphaneye düşüyor. Bu kütüphanede, geçmişte farklı kararlar verseydi yaşayabileceği alternatif hayatları deneyimleme şansı buluyor. Nora’nın farklı hayatları deneyimledikçe fikir dünyası da bir anlamda gelişiyor, tabii okuyucunun da. Fakat, maalesef Türkçe çevirisi benim açımdan bu hikâyeyi tam anlamıyla yansıtamadı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey dilin doğallıktan uzak olmasıydı. Cümleler çoğu zaman birebir çevrilmiş hissi veriyordu ve Türkçede akıcı durmuyordu, mekanik bir anlatım mevcuttu. Bazı ifadeler anlam olarak doğru olsa bile duygu olarak eksik kalıyor. Bu da okuyucunun karakterle bağ kurmasını zorlaştırıyor ve hikayeye odaklanmak da zorlaşıyor. Yine de kitap kendini okutuyor çünkü ana fikir gerçekten merak uyandırıcı. Farklı hayat senaryolarını görmek keyifli ve düşündürücü. Ama okuma deneyimi boyunca aklımda şu soru kaldı: “Acaba orijinal dilinde veya Fransızca okusam çok daha etkilenir miydim?” Kısacası, Gece Yarısı Kütüphanesi güzel bir fikir ve anlamlı bir mesaj sunuyor; fakat Türkçe çeviri, bu derinliği tam olarak yansıtamadı, tabii bu benim fikrim. Başka yorumlarda görüşmek dileğiyle, Vesselam ••• #kitapyorumu #bookstagram #geceyarısıkütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Geceyarısı Kütüphanesi ve Zamanı Durdurmanın Yolları
Puan vermedi
Kitaptan Kalanlar: Geceyarısı Kütüphanesi ve Zamanı Durdurmanın Yolları Kitapları elliden fazla dile çevrilen Haig'e dikkat eksikliği, hiperaktivite teşhisleri konulmuş olması ve genç yaşlarında ağır depresyon yaşaması eserlerini farklı bir gözle okumama neden oldu. Geceyarısı Kütüphanesi Romanın başkahramanı Nora, yaşamının zorlukları, seçimleri ve başarısızlıkları nedeniyle derin bir depresyona sürüklenir. Tam her şeyden vazgeçmeye karar verdiğinde kendisini gizemli bir kütüphanede bulur. Bu kütüphanedeki binlerce kitap, hayatında verebileceği farklı kararları ve yaşayabileceği farklı hayatları temsil etmektedir. Daha fazla detay vermek istemiyorum ama kitabı bitirdikten sonra kendime şu soruyu sordum: "Benim çok fazla keşkem var mı?" Elbette var. Hepimizin vardır. Sahip olduğumuz hayatı cesaretle yaşamak, sonuçlarına sahip çıkmak ve keşkelere yer vermemek bizim tercihimizdir. Ama kimi zaman keşkelerin sonucu arzu ettiğimiz gibi olmayabilir. Zamanı Durdurmanın Yolları Hepimiz sağlıklı ve uzun bir ömür dileriz. Peki ya bunun bedeli olsaydı? Çocuğunuzdan, eşinizden ve dostlarınızdan çok daha uzun yaşayacak olsaydınız... Sevdiğiniz insanların birer birer hayat yolculuklarının sonuna tanıklık etseydiniz... Aynı duyguları, kayıpları ve ayrılıkları tekrar tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız... Dünyanın bütün yenilikleri sizin için artık sıradanlaşsaydı... Bir yerde uzun yıllar kalamasaydınız, çünkü çevrenizdeki herkes yaşlanırken siz hep aynı kalsaydınız... Romanın kahramanı yüzyıllardır hayatta olan Tom, tüm sıra dışılığına rağmen yalnızca sıradan bir insan gibi yaşayabilmeyi arzulamaktadır. Matt Haig'in dünyası oldukça farklı, renkli ve alışılmış yaşam kalıplarının ötesindedir. Belki de Haig'in yarattığı bu sıra dışı evrenler, kendi iç dünyasındaki fırtınaları
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Bu seri gerçekten insanın zihniyle oynuyor! Artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki serinin ilk kitaplarında eksikliğini hissettiğim ne varsa bu kitapta fazlasıyla buldum. Kaos, vahşet, psikolojik gerilim, ters köşeler ve her sayfada artan bir gerilim duygusu... Her şey tam olması gerektiği gibiydi. Lana'nın o kıvrak zekâsı, olaylara yaklaşım biçimi ve hiçbir detayı tesadüfe bırakmayan tavırları kitabı başından sonuna kadar canlı tuttu. Başta birbirinden tamamen kopuk görünen puzzle parçalarının bölüm bölüm birleşmesi ve finalde tüm kartların açılması ise tam anlamıyla "işte bu yüzden bu seriyi seviyorum" dedirtti. En çok hoşuma giden şeylerden biri de artık saklanan yalanların birer birer ortaya çıkmaya başlaması oldu. İlk kitaplarda yüzeysel kaldığını düşündüğüm bazı olayların ağırlığını bu kez çok daha derinden hissettim. Özellikle Lana'nın yaşadıklarını adım adım öğrenmek hikâyeye bambaşka bir boyut kattı. Bir diğer güçlü nokta ise Logan'dı. Yaşadığı iç çatışmalar, griye dönüşen doğrular ve duygularıyla mantığı arasında sıkışıp kalması karakterini çok daha etkileyici hale getirmişti. Önünde iki yol var gibi görünüyor; bir tarafta doğruları, diğer tarafta duyguları... Ve hangisini seçeceğini asla kestiremiyor olmak hikâyenin tansiyonunu sürekli yüksek tutuyor. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim... Benim tarafım hâlâ belli. Herkesin ahlaki sınırları ve değerleri farklıdır elbette ama ben hâlâ Lana'nın tarafındayım. Ve o final... Yine öyle bir yerde bitti ki son kitap elimde olsaydı hiç düşünmeden saniyesinde başlardım. Seri artık resmen "bir sonraki kitabı hemen oku" moduna geçti. Eğer psikolojik gerilim, zekice kurgulanmış olay örgüleri, ters köşeler ve gri karakterleri seviyorsanız bu seri kesinlikle şans vermeniz gerekenlerden biri. #bookstagram
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202637 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 33. kitabı
“Dosta düşmana karşı insan kendini göstermeliydi. İnsan bu dünyaya niye gelirdi? Din, İman, ırz, namus, bir de düşmanlarını çatlatmak için!” Hanımın Çiftliği serisinin ikinci kitabı olan Hanımın Çiftliği’ni bitirdim. İlk kitabı Vukuat Var kitabındaki bazı karakterleri yeterince tanıyamamış olduğumu fark ettim. Orhan Kemal’in ağalık, ırgatlık konusunu genişlettiğini; aşkın bir anda silinen basit bir duygu olabileceğini, insanın insana duyduğu hazzın değerlerden de öte bir hâl olduğunu öğrenmiş oldum. Güllü’nün beni hayal kırıklığına uğratan hafif karakteri, Cemşir ve Hamza’nın bir anda kitabın en silik karakterleri olarak görülmesi, Muzaffer Bey’in mide bulandırıcı çarpık ilişkileri… Neresinden tutsam elimde kalıyordu karakter analizlerim. Serinin son kitabını okuduktan sonra daha oturacağına inanıyor ve bir an evvel bu hayal kırıklığından kurtulacağım umuduna tutunmak istiyorum. Okuyan arkadaşlarıma şimdiden Güllü’nün yapacakları için sabırlar diliyorum. #kitaplayseyorumum #hanımınçiftliği #orhankemal #kitapönerisi #bookstagram
Hanımın ÇiftliğiOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20232,322 okunma