Son sayfayı usulca kapattığımda, ruhum sofradan kalkmak istemeyen bir misafir gibi; doygun ama huzursuz, çünkü içimde yeni hikâyelerin kokusuna karşı dayanılmaz bir iştah var.
Hiçbir şey öğrenilemeyeceğini öğrenmek için hayli zaman harcadım ve harcıyorum hala, dostum Govinda; şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiçbir şey öğrenemeyeceğim oldu.
Ben tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözleri açacaktı en son şey, varlıktaki artık Ben olmayan öz, o büyük giz.