Son sayfayı usulca kapattığımda, ruhum sofradan kalkmak istemeyen bir misafir gibi; doygun ama huzursuz, çünkü içimde yeni hikâyelerin kokusuna karşı dayanılmaz bir iştah var.
"İnsanlar ne der" endişesi en hoş ve en zeki insanları bile hiçbir orijinallikleri olmayan, ipleri başkalarının elinde olan güzel, mekanik kuklalara çevirir.
"Sen de benim gibisin, insanların büyük çoğunluğundan farklısın. Kamala'sın sen, yalnızca Kamala; içinde dingin bir yer, sığınılacak bir yer var, ne zaman istersen benim gibi oraya çekilebilir, kendini kendi evinde hissedebilirsin. Pek az insanda vardır bu, oysa herkes buna sahip olabilir."