Uyandığında, artık kendisiydi.
Çocukluğundan beri koyu dindar bir ailede hal ve hareketlerini, konuşmalarını, giyimini belli kalıplara göre şekillendirmek zorunda kalan; ayetlerden başka kitap okumanın, üniversiteye gitmenin, yeni şeyler öğrenmenin, soru sormanın yoldan çıkarma olarak görüldüğü bir çevrede yetişen Hannah Payne yasak aşkından olan çocuğunu aldırmaya karar verir. Ama kürtaj yaptırmayı cinayet kabul eden devlet onu bir "kırmızıya" dönüştürür.
Renkliler halk tarafından oldukça tepki görmekle beraber cezasının sonunu görebilen çok az sayıda insan vardır. Kimi toplum baskısına dayanamayarak intihar eder kimisi de renkli karşıtı gruplar tarafından öldürülür. Bu kimliği belirsiz renkli cinayetleri ise devlet tarafından pek önemsenmemektedir.
Ailesi tarafından reddedilen Hannah Payne ne yapacağını bilmez halde başka bir kırmızı olan arkadaşı Kayla ile birlikte zorlu bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk esnasında ona küçüklüğünden beri dayatılan bütün düşüncelere de karşı bir savaş vermektedir. Bu yolculuk süresince Hannah verdiği kararlarla Hristiyanlık "kutusundan" çıkıp özgür bir birey olduğunu, kendini bulduğunu fark etmektedir.