Puan vermedi·148 syf.·
2026 412. kitabı
Latin Amerika edebiyatının iki dev ismi Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares'in ortaklaşa yarattıkları hayali bir yazar olan Honorio Bustos Domecq mahlasıyla yazdıkları ünlü hiciv ve parodi kitabıdır. Bustos Domecq Vakayinameleri Bustos Domecq Vakayinameleri yazar Honorio Bustos Domecq'in bir kültür ve sanat muhabiri olarak gazete için kaleme aldığı hayali inceleme yazılarından (vakayinamelerden) oluşur. Eserde; gerçekte var olmayan ancak "tehlikeli biçimde var olması muhtemel olan" ultramodernist şairler, romancılar, mimarlar, aşçılar ve ressamlar büyük bir ciddiyetle övülür. Borges ve Casares, abartılı ve gösterişli övgülerle dolu bu kurgusal metinler üzerinden aslında kendi dönemlerindeki boş ve şekilci sanatsal akımlarla ve entelektüel snobizmle zekice dalgalarını geçerler. Yazar mahlası Honorio Bustos Domecq, Borges ve Casares'in büyük dedelerinin isimlerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş kurmaca bir karakterdir. Bu ikili daha önce polisiye öykülerinde de bu ismi kullanmış, ancak vakayinamelerde bu karakteri tamamen kendi içinde tutarlı, abartılı bir üslubu ve dünya görüşü olan bağımsız bir edebi figür haline getirmişlerdir. Deneme severler keyifle okuyun Bustos Domecq Vakayinameleri
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Bustos Domecq VakayinameleriJorge Luis Borges · Everest Yayınları · 202111 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 16:50
Rodrigo’nun, Borges’in “Bellek Funes” kurgusunun ilhamının iteklemesi bahanesiyle tarihte sinirbilim adına yapılan tüm çalışmaları aktardığı monografik bir eser.Bu kurgu Borges’in Ficciones kitabında geçer Funes deyim yerindeyse her nesneyi her insanı en ince ayrıntılarına kadar hatırlayan(unutmayan) lanetlenmiş bir karakter bir compadrito böyle bir şeyin bir insan için avantaj değil yaşantısı açısından çok zor bir durum olduğunu için lantlenmiş diyorum keza Borges’te buna dikkat çekmek için bu özelliği bu yüzden ucubelik diye adlandırmış sanırım. Düşünemeyen, olayları soyutlayamayan ve bir çıkarımda bulunamayan insan ve hatta sezgileri olmayan… İşin ilginçleştiği nokta şu ki böyle bir vakaya daha önce rastlanmamış Borges bu hikayeyi yazdıktan 15 yıl sonra sınırsız hafıza kapasitesine sahip insanlara dair deneyler yapılmaya başlanmış. Borges’in böyle bir konuyu işlemesinin sebebi uykusuzluğunun verdiği rahatsızlığı anlatmak istemekmiş aslında. Ona bunu nasıl aktaracağına dair fikri veren eserin ise yaşlı Pilinus’‘un doğa tarihi’nde ki (ansiklopedi- Borges severler onun ansiklopedilere ne kadar düşkün olduğunu bilir) olağanüstü belleği olan birkaç kişiden bahsetmesidir bu yazarın çıkarımı çünkü kendisi Borges’in kütüphanesini inceleme şerefine nail olmuş. Fantastik denebilecek kadar gerçeküstü olan bu kurgunun bir bilim adamına ilham olması edebiyatın sadece bir kurgu olmadığını malzemesi olan insanı keşfeden, geçmişten geleceğe köprü olan bir yapı olduğunu gösterir bize. Kitap sadece günümüze yakın yapılan nörobilim çalışmalarından bahsetmemiş zihnin işleyişine dair antik Yunan’da öne atılan savlara da yer vermiş ve hafıza kapasitesinin sınırını bulamayan, unutmak için çare arayan insanlara, beynin bölümlerine ve buna dair yapılan deneylere… Kitapta ki en
Borges ve BellekRodrigo Quian Quiroga · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201737 okunma
Reklam
BORGES’E YOL SORMAYIN, KAYBOLURSUNUZ!
7/10
·146 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:27
Borges çok az metinle çok büyük şeyler anlatır. Özellikle Yolları Çatallanan Bahçe, insanı düşündürür, durdurur, geri döndürür. İlk bakışta bir hikâye okuduğunuzu sanırsınız; sonra fark edersiniz ki aslında zamanın içinde dolaşıyorsunuz. Borges'in derdi yalnızca kelimelerle değildir; onun asıl meselesi zamandır. Hikâyelerinde zaman doğrusal olmaktan çıkar. Geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine karışır. Bir yol başka bir yola açılır; o yol başka bir ihtimale. Her seçim yeni bir evren yaratır. Bugün internette bir bağlantıya tıkladığınızda açılan yeni sekmeleri düşünün. Her sekme başka bir pencereye, o pencere başka bir dünyaya açılır. Borges bunu internetten onlarca yıl önce hayal etmiş. Yolları Çatallanan Bahçe aslında bir tür hipermetin deneyimidir. Hikâyedeki yollar, gerçekte zamanın dallanıp budaklanan ihtimalleridir. Çok ileri görüşlü bir yazar. Bu yüzden Borges'i okurken bazen bilim kurgu okursunuz, bazen felsefe. Bir sayfada Doğu mistisizmine rastlarsınız, diğerinde İslam, Hristiyanlık ya da Yahudi düşüncesine. Rüyalar, aynalar, sonsuzluk, kader, zaman... Ne ararsanız vardır. Borges'in zihni o kadar doludur ki bazen kelimeler yetersiz kalır. K.Sayfa 139: "Borges'e en büyük keyfi veren şey, zihinle, rüyalarla, uzam ve zamanla böyle oynamaktır işte. Oyun ne kadar karmaşıklaşırsa, o kadar çok keyif alır. Sırası gelince rüyayı görenin de rüyası görülebilir. 'Zihin rüya görüyordu; gördüğü rüya Dünya'ydı.'" İşte bu yüzden Borges'e yol sormayın. Çünkü onun evreninde yollar mekâna değil, zamana çıkar. Haritalarla değil, ihtimallerle çizilir. Ve bir kez o labirente girdiniz mi, kaybolmak kaçınılmazdır. Belki de Borges'in istediği tam olarak budur: Yolunuzu bulmanız değil, kaybolmanız. Borges'in bu kısa kitapta bir çok öyküsü var. Fakat bir diğer dikkate değer
Edebiyat
Yolları Çatallanan BahçeJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 1995239 okunma
6/10
·104 syf.·
2026 9. kitabı
Kitabı tanımam, Hakim el-Mukanna'nın hakkındaki kısım vesilesiyle oldu. Bu yüzden kitabın, insanları kandıranların olaylarından derlendiğini düşünüyordum öyle değilmiş. Birbiriyle çok da bağlantılı olmayan hikayelerin derlenmesinden ibaretmiş. Ondan dolayı beklentimin altında kaldı. Bir de mütercimden dolayı mı yoksa eserin orijinalden kaynaklı mı bilmiyorum dili bana biraz yorucu geldi. Devrik cümleler, dağınık anlatılar vs. Okumasanız da pek kaybınız olmaz.
Alçaklığın Evrensel TarihiJorge Luis Borges · Can Yayınları · 20212,176 okunma
10/10
·504 syf.·
2026 26. kitabı
Veee Mayıs ayının en son seçkisi ve kitabı;İnsanların En Gizli Hatırası,kitabı kitaplıkta görünce hemen gençliğimin en güzel hatıraları geldi aklıma....Aldı ve götürdü beni arkasını bile okumadan aldım kitabı ve hemen bir kahve eşliğinde aldığım saatin dakikasında okumaya başladım.Yazarımız,Sarr'ın edebiyat,kimlik,hafıza ve yaratıcılık üzerine kurduğu katmanlı bir romandır.Kitap,hem bir edebiyat dedektifliği hikayesi hem de yazarlığın anlamını sorgulayan felsefi bir eserdir.Romanın merkezinde Paris'te yaşayan genç Senegalli yazar Diegane Latyr Faye bulunur.Diegane,yıllar önce yayımlandıktan sonra ortadan kaybolan gizemli bir Afrikalı yazarın izini sürmeye başlar.T.C.Elimane adlı bu yazar,yayımladığı tek romanla büyük yankı uyandırmış, ardından intihal suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış ve esrarengiz biçimde kaybolmuştur. Diegane'nin araştırması,onu kıtalar arasında uzanan bir yolculuğa çıkarırken edebiyat dünyasının görünmeyen yüzüyle de karşılaştırır.Sarr,bir kitabın nasıl doğduğunu,bir yazarın hangi bedelleri ödediğini ve sanatın insan hayatındaki yerini sorgular biçinde anlatmış.Roman boyunca Borges, Bolano ve Proust gibi yazarları hatırlatan göndermeler eklemiş.Afrikalı bir yazarın kabul görmek için hangi beklentilerle karşılaştığını,sömürgecilik sonrası kültürel ilişkileri ve edebiyatın güç dengelerini ustalıkla işlemiş.Afrikalı olmak,göçmen olmak ve iki kültür arasında yaşamak romanın önemli meselelerindendir.İnsanların En Gizli Hatırası,kolay okunan bir roman değildir;dikkat ve sabır ister.Ancak sunduğu düşünsel derinlik,edebiyat sevgisi ve gizemli atmosfer sayesinde okurunu bolca ödüllendiriyor.Özellikle kitaplar hakkında yazılmış kitapları sevenler için son yılların en etkileyici romanlarından birisi bence. Bir insan öldükten sonra geriye ne kalır?Hatıralar
İnsanların En Gizli HatırasıMohamed Mbougar Sarr · Everest Yayınları · 2024146 okunma
Puan vermedi
Dostoyevski'nin Rusya'yı, Rus halkını gözlemleyerek içlerinden çekip çıkardığı Raskolnikov hem yazarın hem de edebiyat tarihinin en karanlık karakteridir. Yoksulluğunun güzel ve parlak bir hayat kurmasına izin vermeyeceğine inanan genç bir hukuk öğrencisinin, yaşlı tefeci kadını öldürüp parasını çalmayı planlamasıyla başlayan hikâyesi, Raskolnikov'un ikilemlerinden, iç çatışmalarından hareketle insanlığa sorduğu ahlaki ve felsefi sorularla edebiyatı başka bir boyuta taşımıştır. Suç ve Ceza yayımlandığı 1866 tarihinden bu yana, modern insana yaklaşımıyla ve sorduğu can alıcı sorularla güncelliğini hiç kaybetmediği gibi, edebiyatın çıtasını erişilmesi güç bir seviyeye yükseltmiştir. Dostoyevski'nin dehasını tüm yönleriyle yansıttığı roman, bir suçun psikolojik kaydıdır aynı zamanda. "Aşkı ilk defa yaşamak gibi, denizi ilk defa görmek gibi, Dostoyevski' yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir." JORGE LUIS BORGES
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194bin okunma
Reklam
Reklam