Beklediğim gibi çıkmadı
3/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:56
Eger bir ofis çalışanı değilseniz okuyup boşa zaman harcamayın kitabın ilk 50 sayfasına onay veriyorum sadece diğer kısımları gelen e postalar toplantılar vs ofis dışında çalışan insanları ilgilendirmiyor bu kitabı neden okuyorum dedirtiyor
PürdikkatNir Eyal · Nova Yayınevi · 2021439 okunma
8/10
·256 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:31
Malma İstasyonu, benim için merak duygusunu son sayfasına kadar canlı tutmayı başaran bir kitap oldu. Hikaye yavaş yavaş açılıyor ama bu durum beni hiç sıkmadı; aksine her bölümde karakterleri ve yaşananları daha iyi anlamamı sağladı. Olaylar ilerledikçe sürekli yeni ihtimaller düşündüm ve tahminlerimin çoğu boşa çıktı. Gerilimiyle ve finaliyle beklentimi karşıladı. Gizem ve psikolojik gerilim sevenlerin kesinlikle şans vermesi gerektiğini düşündüğüm, akıcı ve sürükleyici bir kitaptı. Malma İstasyonu Alex Schulman
Duygu ve Düşünce
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:05
İncelememe Kitabın En Sevdiğim Alıntısıyla Başlamak İstiyorum Genç dostlarımız Allah'a (c.c.) dayansınlar, çalışmaya ve gayrete sarılsınlar. Yenildik, pes ettik, demesinler. Yedi kez düşseler de sekizinci kez ayağa kalksınlar. Hayattan geriye anlatılmaya değer bir hikâye bırakmaları gerektiğini unutmasınlar. İnsan, bu hayatı boşa yaşamış olamaz. Bizden önce milyarlarca ruh yaşadı ve gitti, bizden sonra da milyarlarca ruh gelip geçecek. İnsan hayatı, sonsuz âlemde bir ışık çakımı gibi... Öyleyse buraya güzel bir sada, hoş bir iz bırakmak gerek. Yaptıklarımızla, söylediklerimizle, dokunduğumuz kalplerle... Bunun için sâ'ye, çalışmaya sarılmak lazım... Bu satırları okuduğumda içimdeki o geçici telaşın dindiğini hissettim. Bazen hepimiz "her şey üstümüze geliyor" diye düşünüyoruz ama bu kitap bize aslında hayatın ne kadar kıymetli bir "iz" bırakma fırsatı olduğunu hatırlatıyor. Düştüğümüzde "yenildim" demek yerine, yedi kere düşüp sekizinci kez ayağa kalkmanın o asil direnişini kuşanmak... Bu, ruhu gerçekten hafifleten, insanı kendi eksenine döndüren bir bakış açısı. Hayat, evet, sadece bir ışık çakımı kadar kısa ama bu kısa sürede dokunduğumuz kalpler, ettiğimiz güzel sözler ve çabamızla dünyaya bıraktığımız o hoş sada, baki kalacak olan asıl mirasımız. Eğer siz de hayatın karmaşasında soluklanacak, "tekrar ayağa kalkmak için" bir neden arayacak bir dost sesi arıyorsanız, bu kitap tam da omuzunuza dokunup "devam et" diyecek türden. Başucunuzda dursun, her sayfada kendi hikayenize dair bir parça bulacaksınız. Şimdi Geçelim Kitaba Modern zamanın gürültüsünde yorulmuş, kendi içine dönmek isteyen herkes için bir sığınak bu kitap.Bu kitap, modern dünyanın karmaşasında kaybolan, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan ruhumuza verilmiş bir mola gibi. Sadettin Ökten, Kemal
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025970 okunma
10/10
·392 syf.··
2026 19. kitabı
Bugün size gizemi, gerilimi ve karanlık atmosferiyle beni sayfalar boyunca merak içinde bırakan Ölümcül Konular kitabının yorumuyla geldim. Sydney Denik, Alzheimer araştırmaları yapan gizemli Madrona Vakfı’nın adadaki tesisinde çalışma fırsatı yakalar. Ancak tesise vardığı andan itibaren her şey garipleşmeye başlar. İnsanların tuhaf davranışları, açıklanamayan olaylar ve kaybolan kişiler Sydney’i büyük bir gizemin içine sürükler. Üstelik yaşadıklarının kendi zihninin bir oyunu mu yoksa gerçekten bir şeylerin ters gittiğinin işareti mi olduğunu anlamakta zorlanır. Bir yandan da hem psikoloğu hem de hocası olan Wes Kincaid’e karşı hissettiği çekim, olayları daha da karmaşık hale getirir. Bu kitapta en sevdiğim şey kesinlikle merak unsuruydu. Her sayfayı “acaba şimdi ne olacak?” diye çevirdim ve kitap boyunca bu hissi hiç kaybetmedim. Yazarın yarattığı atmosfer o kadar başarılıydı ki kendimi zaman zaman Sydney’le birlikte o tesisin koridorlarında, laboratuvarlarında ve ormanın içinde hissettim. Sürekli bir şeylerin ters gittiğini biliyorsunuz ama ne olduğunu bir türlü çözemiyorsunuz. Wes karakterini de oldukça sevdim. Onun hakkında ne düşüneceğime uzun süre karar veremedim ve bu da hikâyedeki gizem duygusunu güçlendirdi. Sydney ve Wes arasındaki çekim hoşuma gitse de benim için kitabın önüne geçen şey kesinlikle gerilim ve gizem tarafı oldu. Özellikle sonlara doğru tempo daha da yükseldi ve ortaya çıkan gerçekler beni şaşırtmayı başardı. Kitap boyunca kurduğum birçok teori boşa çıktı diyebilirim. Finalde yaşananları okurken gerçekten büyük bir merak ve heyecan içindeydim. Karina Halle’nin kalemiyle ilk kez tanıştım ve anlatımını oldukça akıcı buldum. Kitap beni ilk sayfasından son sayfasına kadar içinde tutmayı başardı. Gizemli atmosferleri, psikolojik gerilimi ve
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202562 okunma
Puan vermedi·139 syf.··
2026 43. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Oğlumla iki farklı çocuk kitabına başladık. Bitirince değiştireceğiz. Ben dayanamadım 3-4 saatte bitirdim. Oğluma öyle bir anlatmışım ki yavrum elindekini bitirmek için uğraşıyor. İlk 20-30 sayfadan sonra olaylar büyük bir hızla başlıyor. Çocuklar için hayal gücünü, teknolojiyi, yapay zekayı çok ilginç hale getirmesini aşırı sevdim. Verdiği mesajları ayrı beğendim. Zorluklarla boşa çıkma, yeniden başlama, barış, dostluk, güven, aile bağları gibi temaları çok güzel işlemiş. Çaktırmadan hikâyenin içine yerleştirilmiş her biri. Ablanın kardeşi için hissettikleri, çocukların güçlü yanlarını fark etmeleri, kendinden küçüklerde var olan güçleri kabul etme, ekip çalışması, dikkat de olay örgüsüne çok güzel yerleştirilmiş. Her zaman her yerde olduğu gibi bir kötü çıkıp bütün ülkenin hatta bütün gezegenin barış içinde yaşamasını mahvediyor hikâyede. Neyse ki Galaktik Barış Elçileri var. Kraliçe Serapha'nın ülkesinde halkı için geniş yaşam alanları açması, kütüphanenin kutsal sayılması sanırım benim için en özel kısımlardı. Kral Vor-An' ın ülkesinde teknoloji savaş için kullanılmayınca, teknolojinin doğru kullanıldığında nelerin icat edilebileceğinin vurgulanması ise çocuklar için hayati önemli bence. ( Sadece bu mesaj için bile çocuklar bu kitabı okumalı.) Hikâyede tek sevmediğim şey (bu da sanırım benim özel durumumdan kaynaklanıyor.) çocukların annelerinin bir hastalık sonucu ölmesi. Bu yaş çocukların kitapta ölümlerle tanışmasını sevemedim. Bakalım Göktuğ, Gökçe, Atilla ve Şüheda galaksiden dünyaya dönebilecek mi? Ne dersiniz?
Nyrathos SerüveniMuhammed Selman Anasal · Kent Kardeş Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:56
Vanya Dayı , Rus yazar Anton Çehov tarafından 1890'ların sonunda yazılmış, modern tiyatronun en önemli eserlerinden biri kabul edilen bir oyundur. İlk bakışta sakin bir taşra yaşamını anlatıyor gibi görünse de, derinlerinde boşa harcanmış hayatlar, gerçekleşmeyen hayaller ve insanın kendi varoluşuyla hesaplaşması yer alır. Oyun, kırsaldaki bir çiftlikte geçer. Vanya, yıllardır eniştesi olan Profesör Serebryakov'un mülkünü yönetmektedir. Ancak profesörün genç ve güzel eşi Yelena ile çiftliğe dönüşü, evdeki dengeleri bozar. Vanya, Yelena'ya âşık olur; doktor Astrov da aynı duyguları paylaşmaktadır. Bu sırada Vanya, hayatının en verimli yıllarını profesör için harcadığını fark ederek büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Oyunun merkezindeki tema budur. Vanya, yıllarca çalışmış olmasına rağmen yaşamının anlamını sorgular. Çehov, insanların çoğu zaman hayallerini ertelediğini ve sonunda pişmanlık duyduğunu gösterir. Karakterlerin hemen hepsi ulaşamadıkları hedefler veya karşılıksız aşklarla mücadele eder. Bu durum esere melankolik bir atmosfer kazandırır. Doktor Astrov'un ormanların yok edilmesine dair görüşleri, dönemi için oldukça ileri fikirlerdir. Çehov, çevre sorunlarına dikkat çekerek insanın doğaya karşı sorumluluğunu vurgular. Oyundaki aşk ilişkileri çoğunlukla karşılıksızdır. Karakterler birbirlerine yaklaşmaya çalışsalar da gerçek bir mutluluk yakalayamazlar. Karakter Analizi Vanya: Hayatını başkaları için harcadığını düşünen, öfkeli ve kırgın bir karakterdir. Yelena: Güzelliğiyle dikkat çeker ancak kendi yaşamından da memnun değildir. Astrov: İdealist, zeki ve çevreye duyarlı bir doktordur. Oyunun en ileri görüşlü karakterlerinden biridir. Sonya: Sabırlı, fedakâr ve çalışkan bir genç kadındır. Oyunun sonunda söylediği sözlerle umut temasını temsil eder. Çehov'un en
Vanya DayıAnton Çehov · Kitap Zamanı Yayınları · 201111,4bin okunma