Bu karşıtlık, o iki dünyadan hangisinin aslında benim dünyam olduğunu anlamama yaramıştı, her biri başka başka zamanlarda olmak üzere ikisinin de bana ait olduğu hayaline kapılmıştım, çünkü hangisinde olursam olayım dönüp arkama baktığımda, açık denizde birbirlerinden ayrılan iki geminin yürek parçalayıcı iç çekmeleriyle, ötekinin uzaklaşıp gittiğini görüyordum.
Keşke yankılansaydı şimdiden
Uzaklar senin gelişinle,
Ve seslenselerdi yıldızlar bizlere
İnsanların diliyle ve sesleriyle.
Sana, ey Meryem Ana, yükselmekte
Daha şimdiden binlerce yürek.
Onlar bu gölge yaşamda
Sadece seni istediler.
İyileşmeyi umut etmekteler
Sezgi dolu bir hazla-
Bastırmaktasın, sen ey kutsal varlık,
Onları sadık bağrına.
Kimileri, yanarcasına ve
Kendilerini yiyerek buruk acılarla
Ve bu dünyadan kaçarcasına,
Sana döndüler;
Sen ki çıkmıştın karşımıza
Kimi acılarımızda ve sıkıntılarımızda-
Onlara biz de katılıyoruz şimdi,
Hep varolabilmek için sonsuzluğa kadar.
İnsanın tek başına olduğu ve kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, İnsanların her zaman birbirinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun indiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte oluşturduğunu fark etti.