Tüketime tüm anlamını kazandıran saf ve basit tatmin değil, ödüllendirilmenin, kişisel dinginliğin sıcaklığıdır. Modern tüketiciler ilginin güneşinde bronzlaşırlar.
Yoksulluk her şeyden önce insanlar arasındaki bir ilişkidir. İlkelerin “güven”ini yaratan ve açlıkta bile bolluğu yaşamalarını sağlayan nihayetinde toplumsal ilişkilerin şeffaflığı ve karşılıklığıdır. Bu, nasıl olursa olsun, doğa, toprak, emek araçları ya da ürünlerin tekelleştirilip değiş tokuşları engellenmemesi ve kıtlık getirmemesi olgusudur. Her zaman iktidarın kaynağı olan biriktirme yoktur.
Her türlü kesinliğe karşı, insanların öldürülmesinin sineklerin öldürülmesi kadar gündelik sayıldığı o anlamsız dünyayı tanımış olduğumuzu sakince inkar ediyorlardı…