Örneğin, Var­lık ve Hiçlik'in (L'Etre et le Néant) birçok sayfasını, Simone de Beau­voir ve Bost ile birlikte bisikletle seyahat ettiğimiz sırada, Pireneler'deki küçük bir tepenin üzerinde yazdım. Ben onlardan önce gel­miştim, kayaların altında, toprağa oturdum, ve yazmaya başladım. Sonra ötekiler de bana yetiştiler, yanıma oturdular, bense yazmaya devam ediyordum.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Rih dibe bost, lê dijmin nabe dost
Sayfa 89 - Weşanên Sîdar·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öğreten erk kazanır mı?
“Sahte bir erke sahip oldum: hocaların sahip olduğu erke. Ama bir hocanın gerçek erki, örneğin sınıfta sigara içmeyi yasaklamaktan -ki ben yasaklamazdım- veya öğrencileri elemekten -ki ben hep geçer not verirdim- ibarettir. Ben bir bilgi birikimini iletmekteydim; bana göre, bu bir erk değildir, ya da o zaman nasıl eğittiğinize bağlıdır. Bost'a sorun bakın öğrencilerim üzerinde bir erk sahibi olduğumu düşünüyor muymuşum, ve acaba bir erke sahip miymişim.”
Rih dibe bost, dijmin nabe dost.
Sayfa 124 - Avesta Yayınları
... Zaten ölse de elle tutulur bir şey olmayacak; onu görmemeye devam edeceğim ve anılarım kuşkusuz sonsuza kadar bloke kalacak; her şey bir hiçe dönüşecek; varlığın doluluğunun yanında yokluğun hiçliği şaşırtıcı, aksi yönde bir doluluk olsun ister insan - bu konuda bir yanılgı var sanki. Bost konusunda uğursuz bir boş vermişlik yaşıyorum...
Sayfa 110·Kitabı okudu
56 İhtilâlinin dünyadaki yankıları
Macar ayaklanması savaş sonrasının en büyük propaganda savaşlarından birine yol açtı. isyan halindeki bu halkın, de­vasa Stalin heykelini devirirkenki ve ilerleyen Rus tanklarına molotof kokteylleriyle karşı koyan görüntüsü. Bütün medya­lar tarafından yansıtılan bu görüntüler Batı dünyası kamu­oyunu salladı. Sağ ve soldaki komünizm karşıtları bunu za­ten iyice yer etmiş komünist rejimlerden hoşlanılmadığı dü­şüncelerinin teyidi olarak gördüler. Rusların ikinci ve kütle­sel müdahalesi Avrupa'nın her tarafında muazzam bir pro­testoya neden oldu. Üyelerinden bazıları Madariaga, Igna­zio Silone, Raymond Aron, Albert Camus olan Kültür için Özgürlük Kongresi "Budapeşte'nin çok ağır suçu insanlığı komünizmden lanet ettirmiştir" açıklaması yaptı. Yalnız kal­mış, sarsılmış komünistler savunmadaydı; böyle durumlar­da hep yaptıkları gibi her yönden kuşatılmış Parti'nin vatan­severliğini harekete geçirdiler. Kanıtları Moskova tarafından temin edilmişti. Onlara göre, Imre Nagy ve grubunun uzun zamandır kamuoyunu hazırlamakta oldukları "ihtilal karşıtı bir ayaklanma" idi. İsyan eski rejimi geri getirmek isteyen Horty taraftarı eski subaylar, kulaklar, Kardinal Mindszenty, büyük toprak sahipleri tarafından yönetilmekteydi. Sovyet askeri birliklerinin ilk geri çekilişinden sonra bu unsurlar, yüzlerce hatta binlerce komünisti öldürerek gerçek bir be­yaz terör estireceklerdi. Batılı Komünist Parti sıralarında bile birçok aydın bu res­mi açıklamaları kabullenmekte güçlük çekiyordu. Maurice Thorez'in dediği gibi birçoğu "düşmanın baskısına" boyun eğiyordu. "Macaristan'daki gibi bir meselede bir saniye dahi tereddüt edecek tek işçi olamaz" diyordu Fransız Komünist Partisi başkanı. Bundan amacı, yeteri kadar suçlanmış ay­dınlara proleter bakıştaki doğuştan eksikliklerini ustalıkla