Boykot edersek...
Katillerimizi kendi paramızla besleyecek denli zillete düşmeyiz.
Boykot etmeyenleri de boykot etmeliyiz
İsrail'le ve diğer İslam düşmanlarıyla mücadeleyi ve boykotu bir hayat tarzına dönüştürmeliyiz.
Reklam
Büyük zulümler karşısında bile en sıradan insanın, zalim kapitalist dünyanın çarklarını döndüren önemli bir vasfı vardır: tüketici olmak. Sadece tüketim alışkanlıklarımızı değiştirerek bile bir şeylere karşı durabilir, birini destekleyebilir ve kendi varlık alanımızı ortaya koyabiliriz. Bu demektir ki, dünyanın en basit insanının elinde “boykot” denen muazzam bir silah vardır. Düşmanı cesaretlendiren ve şımartarak azgınlaştıran sermayeleri desteklememek, insanlık adına inebileceğimiz en alt basamaktır. Unutmayalım ki bir şeyleri yapmak kadar yapmamak da bir mücadeledir ve zorlu zamanlarda bu, mücadelenin sınırını belirleyen en önemli çizgilerden biri hâline gelir. O nedenle, hiçbir vasfımız olmadığı düşüncesiyle kendimizi etkisizleştirmek, mücadeleye hiç başlamadan yenilgiyi kabul etmek demektir. Bertolt Brecht’in ifadesiyle söyleyecek olursak “Mücadele eden yenilgiye uğrayabilir, mücadele etmeyen zaten yenilmiştir.”
Sayfa 16 - Ketebe
Tam da bu yüzden isyanın ana aktörleri köylülerdir. köylülerin ( yahudi göçmenler ve kolonileri ile sürtüşmeleri ve çatışmaları 1890'lardan itibaren başlar .) Kırsalda patlak veren isyan, daha sonra şehirlere yayılır. İsyancılar lidersizdir; tabandan yükselen ve Filistin liderliğini peşinden sürükleyen bir hareket söz konusudur. 1936 Nisan’ında genel grev ve protestolarla başlayan İsyan, zamanla manda topraklarının her yerine yayılırken grev ve boykot başarılı olur. İngilizlerin Arap Devletlerini devreye sokarak genel grevin bitirilmesini sağladıktan sonra bölgeye gönderdiği Peel Araştırma Komisyonu’nun Filistin mandasındaki problemin temel kaynağı olarak İngiliz sömürgeciliğini görmesi ve bunun yerine iki devletli çözüm planını ortaya atması üzerine isyan yeniden patlak verir.Ilımlılığın ve uzlaşmanın işe yaramadı artık görüldüğünden, Eylül 1937'de sürekli silahlı isyana ve halk savaşına evrilir. İngiliz manda yönetiminin kışlalarına, ulaşım ve iletişim alanına sabotajlar, askerlerine saldırılar düzenlenir; keza Yahudilere ve yerleşimlerine de . 1938'de bir ara İngilizler ülkede kontrolü kaybeder. Filistinliler kendi hükümetlerini kurar, vergi toplamaya başlar, mahkemelerini kurup yargılama yaparlar. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
Alıntı
Boykot Yılları
Hayatta kalacak kadar yiyeceğe kavuşanın kendini bahtiyar kabul ettiği günler, bilinmez kaç mevsim eskitti..
Edebiyat
“Starbucks logosundaki denizkızının çift kuyruğu var,” diye yanıtlamıştı Langdon. “Bu da demek oluyor ki, o bir denizkızı değil, siren. Denizcileri kendine çekerek kaza yaptıran ve sonunda ölmelerine neden olan baştan çıkarıcı kötü bir dişi!
Sayfa 607
Alıntı
Reklam
Reklam