Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
10/10
·128 syf.·
2026 136. kitabı
Birazdan Gün Doğacak Mehmet Bulayır Sürgün Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Bulayır abinin yeni yayımlanan “Birazdan Gün Doğacak” adlı şiir kitabı bugün elime ulaştı. Bayram öncesi bu nadide hediye ve aramızdaki gönül bağı beni ziyadesiyle bahtiyar etti. Derin hürmet ve bâki muhabbetle Ankara'dan İstanbul'a selam olsun. Değerli ağabeyimin adıma imzalarken düştüğü “Şiir sözün en rafine halidir, susmak ile konuşmanın...” notunun bir tecellisi olan bu 55 şiirlik eser, insani yönümüzü, en saf duyguları ve vicdan sorumluluklarımızı son derece yalın, akıcı ve sarsıcı bir dille mısralara döküyor. Eser, "Gazze'ye Ağıt", "Gazzeli Annelerin Duası", "Boykot" ve "Biz Burada Kalacağız" gibi şiirlerle doğrudan Filistin direnişini diri tutan çağın şahitliğini üstlenirken, "Maraş 2023" şiiriyle de 6 Şubat depreminin o dinmeyen toplumsal acısını hafızalarımıza tekrar hatırlatıyor. Kitabın elime ulaştığı ve pürdikkat okuduğum 23 Mayıs tarihinin, fikir dünyamızın öncülerinden Âkif Emre ağabeyin vefat yıl dönümüne denk gelmesi ise muazzam bir tevafuk oldu, bu vesileyle kitapta ona ithaf edilen "Erguvanlar" şiiri bende çok daha derin ve anlamlı bir boyut kazandı. "Birazdan Gün Doğacak", her mısrasında insan ruhunun kırılganlığını lirik bir estetikle ele alırken, okuyucuya her duygu dalgalanmasını adeta aynı anda yaşatıyor. Ne mutlu kalemiyle, kelâmıyla, derdiyle ve aksiyoner duruşuyla gönüllerimizi dolduran yürekli insanlara...
Şiir
Birazdan Gün DoğacakMehmet Bulayır · Şecere Yayınları · 20261 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Mazeret Üreticilerinden miyiz Yoksa Hazırlık Ehli mi?"
Puan vermedi·102 syf.··
2026 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:27
Selam hidayete tabi oların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince; Kitaplığımıza genellikle edebi zevklerimizi tatmin edecek ya da entelektüel birikimimizi artıracak eserler ekleriz. Ancak bazı kitaplar vardır ki, size bir konfor alanı sunmaz; aksine oturduğunuz koltuğu altınızdan çeker, kalbinize ve inancınıza doğrudan bir ayna tutar. İşte Muhammed Bin Ahmed Es-Salim’in kaleme aldığı, dilimize “İslam Cihadına Katkıda Bulunmanın 39 Yolu” olarak kazandırılan bu nadide eser, tam olarak bu cinsten. Bir muvahhid için iman, sadece dille ikrar edilen soyut bir iddiadan ibaret değildir. İman; ameli, hareketi ve en önemlisi saf belirlemeyi zorunlu kılan canlı bir hakikattir. Yeryüzünün her köşesinde küfrün Müslimler üzerine çullandığı, ümmetin coğrafyalarında izzetin ve namusun çiğnendiği şu gariplik çağında, bu kitabı okumak benim için entelektüel bir okuma değil, bir nefis muhasebesi oldu. Müellif eserine, adeta kalbimizin tam ortasına bir ok fırlatan Tevbe Suresi 46. ayetiyle başlıyor: “Şayet onlar, cihada çıkmayı istemiş olsalardı onun için hazırlık yaparlardı.” Kitap boyunca zihnimde hep aynı soru yankılandı: "Ben neyin hazırlığındayım?" Dünyanın lüksünün, geçici heveslerinin mi; yoksa Allah’ın dinini dert edinmenin mi? Kitabın en benzersiz yönü, cihad kavramını sadece cephedeki sıcak savaşla sınırlamaması; onu tevhidi bir hayat nizamının merkezine yerleştirmesidir. Yazar, cepheye gidemeyen ama kalbi oradaki muvahhidlerle atan bir müminin yapabileceği 39 somut yolu önümüze koyuyor. Gönülden samimiyetle bu arzuyu taşımaktan, lüksü ve israfı terk etmeye ; kâfirlerin mallarını ve iktisadi güçlerini boykot ederek onları zayıflatmaktan, dil ile mücahidlerin onurunu savunmaya kadar uzanan geniş bir
Din
İslam Cihadına Katkıda Bulunmanın 39 YoluMuhammed Bin Ahmed Es-Salim · Şehadet Yayınları · 20137 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 10. kitabı
Kitabı sonuna kadar okumayı bir şekilde başardım ama beğendim mi, hayır. Bu, yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve şimdiki zamanla yazılmış kitaplarla aram pek iyi değil. Okumak benim için zorlaşıyor. Saatlerdir okuyormuşum gibi hissedip 10 sayfa anca okuduğumu fark ediyorum ve kitaba olan ilgim oldukça azalıyor. Bu da bitirmemi zorlaştırıyor. Kitabın konusu sevebileceğim bir şey olmasına rağmen yazılma şekli beni hiç tatmin etmedi. Romantikten çok erotik bir kitap okuyormuşum gibiydi ve bence gereksizdi. Bunun yazardan okuduğum ikinci kitap olduğunu söylemiştim ve muhtemelen son kitaptı da. Çünkü kitap konusundan ziyade yazarın yazdığı şeyler, kendi düşüncelerini okura geçirmeye çalışıyormuş gibi hissettirdi bana. Bugün, Bu Gece, Yarın'ı okurken de böyle hissetmiş ve tek kitaplık bir şey olabileceğini düşünmüştüm ama hayır, belli ki öyle değil. Yazarın düşünce yapısını ve eleştirmek istediği şeyleri anlıyorum ama okuduğum her iki kitabında da erkeklerin cinsellik açısından yaşa bakmaksızın tecrübesiz ya da yetersiz olması, kadınlarınsa tam tersi olup erkek karakterlere baskın olması bir yerden sonra absürt geldi. Hadi diğer kitabındaki karakter lise çağında bir çocuktu, ona neyse diyebilirim ama gençlik dönemlerinde aşırı popüler olan ünlü bir Hollywood yıldızının bu kadar kötü olup kendinin farkında olmaması? Çok düşük bir olasılık. Ve kitabın yarısından çoğu bu olaya odaklı. İster istemez inandırıcılığı daha da azalıyor. Bunun dışında beni çok daha fazla rahatsız eden özel bir neden var: yazarın sürekli Yahudilikten bahsetmesi. Yerli yersiz her yerde dinden bahsediyor ve bunu normal bir şekilde de yapmıyor. Karakterler öncelikle başka bir Yahudiyle (yani diğer ana karakterle) bir araya geldiklerine oldukça şaşırıyorlar. Sonra da dinleri yüzünden ne kadar
İş mi? Aşk mı?Rachel Lynn Solomon · Yabancı Yayınları · 202616 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 19:20
Bu kitapla beraber siyonizmin ve Yahudilerin iğrenç plan ve düşüncelerini tekrar anlamış oldum.Nedense hep mağduru oynamak ve barış yanlısı olmak! en önemli hasetlerinden. Bize düşense asıl resmi görmek ve gerçek bir müslüman duruşu sergilemek. Tarihi arka planda gerçek amaç hep aynı. Değişen şey bizim duruşumuz. Elimizden gelen boykot, yapmak zorundayız. Zalimin değil yanında yakınında bile olmamalıyız. Filistin'i, Kudüs'ü Davamızı sahiplenmeliyiz. Yazardan , emeği geçen herkesten Allah razı olsun, kitap hayırlara vesile olsun.
Dört SuikastTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 2024156 okunma
Çalınan kitap kızıl kraliçe
8/10
·392 syf.··
2026 17. kitabı
Gördüm birkaç yorumdan ötürü beklentim çok yüksekti. Evren inşaası karakterleri vesaire hep çok övülerek bahsedilmişti. Buna katılıyorum ama birkaç noktada da katılmıyorum. Öncelikle herkesin kadın karakterimize aşık olması ve iki erkek kardeşin aynı anda ondan hoşlanması ve kadın karakterimizin ikisine de yüz vermesi. Yani Dünyada başka insan mı kalmadı? Powerless Powerless kitabının tamamen bu kitaptan çalıntı olduğunun kanıtlanması ile onu boykot edip bu kitabı okuyacağımı söyledim tüm seride elimdeydi. Ancak bu kitabı okuduktan sonra fark ettim ki kızıl kraliçe kitabı da dünyanın en Özgün kitabı değil. Kraliyet tarafı Beni Seç , Evreni Gölge ve Kemik , gizli ajanlık iç darbe Zalim Prens , mutasyona uğramış ırk Bana Dokunma gibi gibi. Bir diğer gözüme takılan şey her şeyin çok basit lanse edilmesiydi. Kadın karakter darbe yapmayı sanki yarın çay içmeye gidelim gibi bir planlamayla oluşturmaya çalışıyor. Daha ayrıntılaşmasını daha ciddi olmasını isterdim. Kitabın son 100 sayfasına gelmeden önce dedim ki bu kitap benim için bir Cam Şato olacak galiba. Ama bu dediğim etmenlerin birikiminden ötürü olmadı. Bir sonraki seride yaşanacakları kitap sonundan anladım pek de merak uyandırmadı açıkçası ama bütün hepsi var o yüzden okuyacağım. Not: şunu demeden geçmem ayıp olur kitabın akışına, senaryo vari hissettirmesine ve dinamiğine bayıldım. Tam benim türüm olan bir kitap keşke merak unsurunu devam ettirebilseydim.
Kızıl KraliçeVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 20153,446 okunma