Beni Seç (The Selection Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.922
Gösterim
Adı:
Beni Seç
Alt başlık:
The Selection Serisi 1
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
299
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050912852
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Selection
Çeviri:
Derya İmer Aydınlık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınevi
Bir prens nasıl tavlanır?

İllea ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: Seçim. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen seçimi kazanmanın tek yolu Prens Maxon'ı kendine aşık etmek.

Amerika içinse seçim, bir kabustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspeni arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.

Amerika saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.

''Açlık Oyunları ile The Bachelor arasında bir yerde duran bu roman öyle eğlenceli ki. Yazar, Amerika'nın gizli, ilk aşkının külleri sönerken Amerika ve Prens Maxon arasında gelişen kimyayı öyle ustaca kurmuş ki, okumaya doyamıyorsunuz.''
-Publishers Weekly-

''Kiera Cass'in ilk romanı Beni Seç, reality şov ve distopik bir peri masalının mükemmel sentezi.''
-Kiersten White, Paranormal-
(Arka Kapak)
Bu türü hiç sevmem diyordum ama aldı götürdü beni bu kitap, büyük bir merak ve heyecan ile bir solukta okutturdu kendini, fazla bir şey çıkmaz diyordum bu romandan ama beklentilerimin çok çok üstündeydi. Genelde romanlarda aşk üçgenleri, ana kahramanın oğlanlar arasındaki kararsızlıkları beni çileden çıkarırdı ama bu kitap öyle değil ya ...

Çok ama çok severek okudum, klişe falan demeyin aşk üçgenleri beni açmaz demeyin okuyun derim, özelliklede 16-22 yaş arası kız okuyucuların hoşuna gideceğine kesinlikle eminim .
Hayallerimdeki hikaye, hayallerimdeki prens ve belkide hayallerimdeki aşk üçgeni diyebilirim. :) Kitabı okudugum sure boyunca kızdıgım tek bir konu vardı o da: "Ben bu zamana kadar bu kitabı neden hep erteledim? Neden başlamayıp bir köşede bıraktım? Neden kendimi bu eğlencede mahrum ettim?"
Kitap o kadar tatlı yazılmış ki. kahkahalarla güldüm. tebessümü yüzümden eksik etmedim. Rekabete kendimi kaptırdım. Hiç sıkılmadım. Aldıgı güzel yorumları kesinlikle hak ediyor. Sanırım en güzel seri kitaplarım arasında unutulmayanlarda yerini alacak gibi, Bakalım :)
Beni Seç, distopya bir seri. Bir tanesi ara kitap olmak üzere dört kitaptan oluşuyor. Halktan 35 kız -America da bunların içinde- seçiliyor ve kızları saraya getiriyorlar. Prens de bu kızlardan birini kendine eş olarak seçecek. Baş karakterimiz America'yı mı seçecek, sarayda kızlar, kral, kraliçe, prens arasında neler geçecek?
Bu seriyi çok seviyorum. Kasım'da bir kitap daha çıkacak. Merakla beklemekteyim. Eğer distopya seviyorsanız bu seriyi okuyun derim.
Serinin sıralaması: Beni Seç - Elit - Saraydan Hikayeler - Sonsuza Dek
Beni Seç, distopya ve aşk türlerine ait bir kitap. Konusundan bahsetmeyeceğim çünkü okuyalı gerçekten uzun zaman oldu. Ama kitaba olan hislerim hâlâ taze.

Beni Seç, sevmediğim kitaplarımdan birisi. Bunun sebepleri de şunlar: konusu çok sıradan ve yazar bunu güzel işlememiş. Konusu çok klişe olan ama buna rağmen sevdiğim bir sürü kitap var. Bu kitapları sevmemin nedeni genellikle klişe konusuna rağmen karakterleri çok sevmem ya da yazarın işleyişini sevmemdir. Beni Seç her şeyiyle çok sıradandı bana göre.
Konusunu bir kenara bırakacak olursak, karakterleri de çok sıradan tiplerdi. Mesela kitaplarda en sevmediğim özelliklerden biri bu kitapta vardı. Sevmediğim bu özelliği şu şekilde açıklayayım: ana kadın karaktere çok farklıymış gibi davranılması. Bu özelliğin bulunduğu kitaplarda ana kadın karakter dışındaki tüm kadın karakterler çok sıradan ve basitmiş gibi gösterilir ama nedense ana karakter, diğerlerinden aşırı farklı ve harikaymış gibi anlatılır. Üstelik çok basit bir tipleme olmasına rağmen.

Distopya olarak bilinse de kitabın yüzde doksanı aşk içeriyor. Bu da distopya okumak isteyenlere bir uyarı olsun.

Kısacası kitabın kurgusunu da, karakterlerini de, yazarın bunu işleyişini de hiç sevmedim ve okurken de keyif almadım. Ama sevenleri de var. Benim sevmemiş olmam diğer okurların da sevmeyeceği anlamına gelmez tabii ki. Merak ederseniz bir bakabilirsiniz.
İki erkek arasında kalmış bir kız düşünün ve savaşmak zorunda olduğu bir seçim. İşte America bu profesyonele sahip bir beş. Kast sisteminden nefret etsem de yazarın bu konuya değinmiş olması oldukça hoşuma gitmişti. Ben de America gibi kararsızca soruyorum Maxson mu yoksa Aspen mi? Okuyanı kararsızlığa sürükleyen, aynı zamanda da oldukça sürükleyici olduğunu düşündüğüm, masal tadında Seçim serisinin birinci kitabıdır. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Ben kısa süre içinde serinin ikinci kitabına başlama isteğindeyim.
Aşk üçgeni okumayı sevmeyenler kitabın yanına yaklaşmasın.
Yazarın dili gerçekten iyi, bir sonraki olayı merak ediyorsunuz ve gerçekten tam anlamıyla çerezlik bir kitap. Size hiçbir şey katmıyor. Onun dışında eğlenceli bir kitaptı. Distopya olmasına rağmen o hissiyatı vermiyor. Normal bir aşk romanı okuyormuş gibi. Ayrıca aşk üçgeni konusuna gelirsek, America bir sayfada diğer karakterden arka sayfada diğer karakterden bahsediyor. Baya sinirimi bozmuştu bu benim.
Bu serinin ilk kitabı olan bu kitap gerçekten dil anlamında olsun,kurgu anlamında olsun harikaydı.
Kiera Cass hem romantizmin,hem maceranın,hem bazı entrikaların hakim olduğu güzel bir eser yazmış.Karakterler iyi yansıtılmış ve okurken,bu dünyanın içerisine giriyor gibisiniz.Seçimde 35 kızdan biri olmuş,diğer 34 kızla rekabet içerisinde gibisiniz.
Kitap o kadar sürükleyici ki,en fazla iki günde bitireceğinizi garanti edebilirim.İkinci kitabı okumayı sabırsızlıkla istiyorum.
Muhteşem bir serinin ilk kitabı . Kesinlikle tek nefeste okuyabileceğiniz , tekrar tekrar okumaktan bıkmayacağınız bir kitap . Kesinlikle başlamanız tavsiye ediyorum .
serinin ilk kitabını sevdim faka kurgusu hoş değildi . ben kızların bir alanda toplanıp erkek tarafından seçim yapılmasına karşıyım ama kurgu sonuçta diyerekten okudum ve beğendim bu beğenimin nedeni karakterlerin içerisindeki iyiliği hissetmiş olmamdı
Distopya dan çok peri masalı yada bir aşk romanı gibiydi.Maxon'un hiç özel hayatı yok kendini ailesine ve konumuna adamış bir karakter.O yüzden seçim sırasında ufak tefek bocalama yaşadığını görüyoruz. Amerika ile güzel bir arkadaşlıkları başlıyor.Amerika'nın ikilemde kalması biraz sinir bozucu olabiliyor.
Serinin giriş kitabı olarak güzeldi. Az sayfa olması fazla uzatılmaması da hoştu. Neler yaşanacakları merak uyandırıyor kitabın sonunda. Hoş vakit geçirmek isterseniz çerezlik birşeyler arıyorsanız okumalısınız.
Ben de ikinci kitabı olan Elit'e başlıyorum.
Kitabı rafta görünce adına aldanıp seçiyorsunuz ama okuyunca tek kelime ile pişmalık kaplıyor içinizi. Keşke başka bir kitap seçseydim diye.

Kitabı şöyle özetleyebiliriz: İflah olmaz bir Kezban ve klişe aşk üçgenleri. Kolaylıkla yerli dizi olarak uyarlanıp 2. sezonun ortasında erken final yapacak türden basit bayağı gereksiz bir öykü.
Başta kitabı okurken çok sevdim. Akıcı bir dili var ve her çiçekten bir almış gibi görünse de ortaya çıkan karışım hoşuma gitti. Biraz bana dokunma, biraz eski yönetimler, biraz kast sistemi, biraz açlık oyunları, envai çeşit dizi ve filmden benzerlikler olmakla birlikte yazar hep en güzel yanlarını almış gibi. Göze batıyor ama bu detayı yok saydığınızda seviyorsunuz. Yani ben sevdim.

Karakterler için çok özgün demek isterdim ama değil. Aslında kızımız America tüm dengesizliğine rağmen hoşuma gitmişti çünkü kendine karşı yalancı ve aptal olsa da dışarıya karşı dürüst ve iyi bir insan olmak için uğraşıyordu. Ta ki bu özelliği de kaybedip beni delirtene kadar. Bilmiyorum diğer kitaplarda durum ne olacak ama ilk kez bir kız karakterin sürüm sürüm süründüğünü okumak istiyorum. Ben finale rağmen Tris'e, donuk ruhuna rağmen Katniss'e kızmayan biriyim, düşünün nasıl kızdığımı.

Aspen hakkında konuşmak istemiyorum. Yalancı ve iki yüzlü olduğuna inanıyorum, kanıtım yok ama sevmiyorum.

Ve Maxon Schreave. Bence bu serinin en özgün yanı bu adam. Tam bir prens, hakikaten. Bazı yerlerde Arthur asaleti canlanıyor insanın aklında. Ve ne kaba ne kötü ne dertli ne şımarık ne de tüm klişe erkek karakterlerden. O kadar sevimli ki okurken mest oldum. Seriye sırf onun mutluluğunu görebilmek için devam etmeyi planlıyorum. Belki bu serinin diğer distopyalardan en belirgin farkı çocuğun karakteridir bile diyebilirim.

Şimdilik kitabı tavsiye etmiyorum. Devamına göre fikrimi belirteceğim ama siz bilirsiniz tabii.
Annem, ilk aşkın kişiyle birlikte yaşadığını söylerdi. Belki de zamanın yardımıyla, uzun süre sonra değil çok yakında daha iyi hissedecektim.
Seçim, artık başıma gelen bir şey değildi, ben onun içinde etken bir rol oynuyordum. Ben artık Elit'tim. Yatak örtülerimi geriye çekip sabaha adım attım.
"Sence,"diye sordu Maxon,"Sana hâlâ 'tatlım' diyebilir miyim?"
"Hiç şansın yok,"diye fısıldadım.
"Denemeye devam edeceğim.Vazgeçmek doğamda yok."
Ona inandım.Bu konuda ısrarcı olacağını düşünmek sinir bozucuydu.
"Hepsine bu şekilde mi seslendin?"Kafamı odanın kalanını gösterecek şekilde salladım.
"Evet,hepsi de bundan hoşlanmış gibiydiler."
"İşte tam da bu sebepten ben hoşlanmıyorum."
Kiera Cass
Sayfa 123 - Dex Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beni Seç
Alt başlık:
The Selection Serisi 1
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
299
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050912852
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Selection
Çeviri:
Derya İmer Aydınlık
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Yayınevi
Bir prens nasıl tavlanır?

İllea ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: Seçim. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen seçimi kazanmanın tek yolu Prens Maxon'ı kendine aşık etmek.

Amerika içinse seçim, bir kabustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspeni arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.

Amerika saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.

''Açlık Oyunları ile The Bachelor arasında bir yerde duran bu roman öyle eğlenceli ki. Yazar, Amerika'nın gizli, ilk aşkının külleri sönerken Amerika ve Prens Maxon arasında gelişen kimyayı öyle ustaca kurmuş ki, okumaya doyamıyorsunuz.''
-Publishers Weekly-

''Kiera Cass'in ilk romanı Beni Seç, reality şov ve distopik bir peri masalının mükemmel sentezi.''
-Kiersten White, Paranormal-
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 326 okur

  • Emine Korkut
  • Beril
  • Huriye Koç Çolak
  • Hypnos
  • Münevver ^-^
  • feyrescursebreaker
  • Merve Altun
  • Ebrar Gelir
  • Seda Kaytanoğlu
  • İrem kılınç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.9
14-17 Yaş
%20.4
18-24 Yaş
%43
25-34 Yaş
%21.1
35-44 Yaş
%5.6
45-54 Yaş
%3.5
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.1
Erkek
%1.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.8 (35)
9
%13.5 (17)
8
%20.6 (26)
7
%15.9 (20)
6
%11.9 (15)
5
%5.6 (7)
4
%2.4 (3)
3
%0
2
%2.4 (3)
1
%0