4/10
·592 syf.··
2026 12. kitabı
Benim için tamamen çerezlik bir kitaptı. Boş bir zamanda kafa dağıtmak, biraz eğlenmek ve vakit geçirmek isteyenler için uygun olabilir. Kitap sürüklüyor mu? Evet, sürüklüyor. Bu yüzden okuması zor bir kitap değildi. Ancak bunun dışında bana çok fazla şey sunamadı. Öncelikle 595 sayfalık bir roman olacak kadar güçlü bir konuya sahip olduğunu düşünmüyorum. Hikâye rahatlıkla daha kısa tutulabilirmiş. Özellikle bazı olayların ve karakterlerin yaşadığı ayrılık sürecinin gereğinden fazla uzatıldığını hissettim. Hatta bazı bölümler bana tamamen kitabın sayfa sayısını artırmak için eklenmiş gibi geldi. Bu kadar uzun olmasına rağmen olay örgüsünde derinleşen veya kitaba farklı bir boyut kazandıran bir şey göremedim. Erkek karaktere ise daha ilk sayfalardan itibaren nefret ettim. Sürekli kadınların fiziksel özellikleri hakkında konuşması, kalça ve göğüs gibi detayları ön plana çıkarması beni oldukça rahatsız etti. Kadınları bir birey olarak görmek yerine dış görünüşleri üzerinden değerlendiren tavrı hiç hoşuma gitmedi. Cinsel anlamda. Bu yüzden gözümde klasik "playboy erkek" kalıbından öteye geçemedi. Zaten karakterin genel yapısı da "ben kötü çocuğum, kimseye bağlanmam, istediğimi yaparım" tarzında yazılmıştı. İnsanları kullanıp atan, ilişkileri ciddiye almayan bir karakterken ilerleyen sayfalarda bir kadına âşık olup değişmeye başlıyor. Ancak bu dönüşüm bana hiç özgün gelmedi çünkü romantik kitaplarda artık defalarca gördüğümüz klişelerden biri. Kadın karakter ise kilosu ve görünüşü konusunda özgüven problemleri yaşayan bir karakterdi. Onun kendini kabul etme sürecini okumak yer yer hoşuma gitti. Kitapta en sevdiğim noktalardan biri de buydu. Fakat hikâyenin genelinde yaşanan ayrılık ve barışma süreçleri bana oldukça yapay geldi. Özellikle ayrılığın bu kadar uzatılması
Yüksek UçuşLiz Tomforde · Ren Kitap · 2024776 okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 7. kitabı
#okudumbitti köşemizde bugün #dokuzkehanet yer alıyor. Bütün spritüel dünyada dolaşan bilgilerin bir araya toplandığı bir kitap olmuş. Bu bilgileri kahramanımız sırasıyla ediniyor. Ama sadece öğrenmek yetmiyor aynı zamanda sindirmek ve yaşama uyarlamak da gerekiyor. Kahramanımız bilgileri kullanabilir hale getirdiğindeyse bir sonraki bilgiyi edinecek bağlantılar karşısına çıkmaya devam ediyor. Böylece dokuz bilgi kendini sırasıyla açmış oluyor.. Kahramanımızla birlikte biz de bu bilgilere erişmiş oluyoruz. Tüm bu bilgiler bir olay örgüsü içerisinde maceralı bir hikayeye yerleştirince okuması da daha sürükleyici oluyor. Kitap hızlı akan ve dili akıcı bir eser. Madde dünyasının sınırlarını aşıp Peru’da spritüel bir evrene geçiş yapmak isteyen herkes göz atabilir. Ayrıca içinde bulunduğumuz zamanda tam da ihtiyaç duyduğumuz şey aslında. Çünkü dünya boyut atladı ve artık Newton fiziğinin yanına başka bir şeyler eklemenin zamanı geldi. Hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığının ve etrafınızda olup bitenlerin farkına vardığınızda evrenin sizinle iletişime geçtiğini ve hatta size göre şekillendiğini deneyimlemeye başlıyorsunuz. Bu bakış açısı az şey değil. Perspektifinizi değiştirebilecek bir kitap diyip bitirelim öyleyse… Bu arada bu kitapla birlikte auraları görmeye başlayanlar derneği mi kurulsa… ;) Dokuz Kehanet James Redfield
Dokuz KehanetJames Redfield · Altın Kitaplar · 2020452 okunma
Reklam
Aiskhylos/Zincire Vurulmuş Prometheus
Puan vermedi·78 syf.··
2026 31. kitabı
Aiskhylos/Zincire Vurulmuş Prometheus Yunan tragedyasının kurucularından Aiskhylos un kaleme aldığı eser ben İklim olarak yazılmış ama zincire vurulmuş Prometheus haricinde geri kalan net günümüze ulaşmamıştır Zincire vurulmuş Prometheu otoriteye başkaldırının , fedakârlığı bilimin ve medeniyetin sembolüdür Titan Prometheus, tanrıların kralı Zeus'un insanlığı yok edip yerine yeni bir soy yaratma planına karşı çıkar. İnsan acizdir, karanlıktadır ve çaresizdir. Prometheus, Olimpos Dağı'ndan ateşi (yani bilimi, sanatı, medeniyeti ve bilinci) çalarak insanlara verir. Ve tanrı zeus Bu itaatsizliğe öfkelenen tiran Zeus, Prometheus'u dünyanın bir ucundaki Kafkas Dağla ama 'na zincirletir. ( Adem’in yasak meyveyi yemesi de iyiyi ve kötüyü bilme bilgisine erişmesi gibi , adem de iyi ve köyüyü öğrenmesi sonucu cennetten kovulmuştu.) Güç (Kratos) ve Şiddet (Bia) eşliğinde, demirci tanrı Hephaistos tarafından kayaya çakılan Prometheus, acı çekmesine rağmen Zeus'a boyun eğmez. Çünkü o, geleceği görme yetisine (öngörüye) sahiptir ve Zeus'un tahtını sarsacak büyük sırrı bilmektedir. Prometheus; dogmalara, baskıcı rejimlere ve kiliseye (dine )karşı baş kaldıran özgür insanın marşı haline gelmiştir. Oyun sadece bir mitolojik bir anlatı değil; insanlığın cehaletten kurtulma, aydınlanma ve baskıcı otoritelere karşı benliğini koruma için ilk yazılı manifestolarındandır. Genel olarak 5 ana teme üzerine durur . Otorite, Güç ve Tiranlık (Siyasi Boyut) . İtaatsizlik, Başkaldırı ve Devrimcilik . Fedakarlık ve İnsan Sevgisi (Filantropi)’ . Kader ve Zamanın Gücü (Mitolojik/Felsefi Boyut) . Bilgi , bilinç, insanın kendidini geliştirmesi, ilerlemesidir Prometheus hakında bir çok yazar ve düşünür çeşitli fikirler beyan etmişti Tabi herkes Prometheusu kahraman olarak
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
9/10
·204 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Filibeli Ahmet Hilmi'nin ( 1865-1915), A'mak-ı Hayal adlı romanı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen bu eser, 1910 yılında yayımlanmıştır. Eser, doğu-batı felsefesi, yunan mitolojisi, islam tasavvufu, uzakdoğu inançlarının harmanlanarak yazıldığı bir eseridir. Eserin konusuna gelecek olursak; ​eser, iki ana bölümden oluşur. Romanın başkişisi Raci, iyi bir eğitim almış, ancak aldığı batılı-pozitivist eğitim ile geleneksel inançları arasında sıkışıp kalmış, büyük bir fikri ve ruhi bunalım yaşayan genç bir memurdur. Raci, içine düştüğü bu varoluşsal krizden kurtulmak için bir gün bir mezarlıkta Aynalı Baba adında bir dervişle karşılaşır. Aynalı Baba, kulübesinde yaşayan, her tarafı aynalarla kaplı, ney üfleyen, garip ama bilge bir adamdır. Aynalı Baba Raci'ye kahve ikram eder ve ney üfler. Raci, bu ezgiler eşliğinde her gün derin bir uykuya/vecd haline dalarak hayal aleminin derinliklerine fantastik ve sembolik yolculuklar yapar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor. Kitap muhteşem bir kurguyla yazılmış, muhtemelen batıda yazılan bir eser olsaydı kült eserler içinde yer alırdı. Bu kitabı okuyup iyice anlamak için biraz mitoloji, felsefe ve tasavvuf bilgisine sahip olmak şart. Bazen biz de Raci gibi çıkmaza girip hakikati sorguluyoruz ve bunu yaparken sadece akıl ve mantık ile
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,3bin okunma
Savaş çığırtkanı
8/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Savaş Çığırtkanı ~ Hatice Dırmıkçı ~ #okudumbitti #kitapyorumu Herkese merhaba, Fantastik severlerin ilgisini çekecek bir kitap yorumu ile geldim bu sefer. Başarılı ve güçlü bir savaşçı olan cadı Kiana'nın hayatına konuk oluyoruz. Kraliçesi tarafından Doran Krallığı'na hizmet etmekle görevlendiriliyor Kiana. Amacı Doran'ların Sedar ordusuna karşı galibiyet kazanması ve bunun sonucunda da esir tutulan kardeşini kurtarıp onunla yeni bir hayata başlamak. Böyle söyleyince çok kolay gibi görünüyor ama işler hiç istediği gibi gitmiyor. Doran ordusunun komutanı Aghon ile yaşadıkları tüm dengeleri değiştiriyor. Çünkü Aghon bir kam ve cadılarla aralarında süregelen bir düşmanlık var. Efsanelere göre cadılar tarafından yeryüzünden silindiği bilinen kamların soylarını sürdürmeleri serüvene yeni bir heyecan katıyor. Şamanizm inancına yapılan göndermeler ve tasvir edilen ritüelleri okumak kitaba farklı bir boyut kazandırmış. Güçler dengesi, gizli ittifaklar, ihanetin ağır bedeli, geçmişin gizemli sırları, iki düşman ve aralarında gelişen imkansız bir aşk... Bakalım Kiana ve Aghon için hayat neler gösterecek? . . . #okuyan_saglikciyorumluyor
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202518 okunma
Hiç böyle hayal etmemiştim.
5/10
·408 syf.··
2026 72. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:42
Biliyorsunuz ki Labirent: Ölüm Emri ve Labirent: Virüs Kodu , bayıla bayıla okuduğum iki kitaptı lakin bu kitabı üzülerek söylemeliyim ki hiç sevemedim. Üçüncü kitaba büyük bir beklentiyle başlamış bulundum. Asıl kitaba girmenin heyecanı vardı üzerimde. Sanıyorum ki filmi böyleyse kitabı bal börek... Sanki yazar, kendi kitabını çalmaya çalışıyormuş da çalamamış gibi bir hissiyat yarattı bende. Öncelikle kitabın sıkıntılarını tane tane ele alalım. Yazar, bu hafıza kaybı olayını çok fena eline yüzüne bulaştırmış. ilk, iki kitabında karakterler bu kadar güzel ve derinlemesine işlenmişken; olay örgüsü, yer, mekan, zamanda cabası... hepsini sıfırlamak hangi akla mantığa sığar, işte bunu anlamıyorum. Madem Labirent: Ölüm Emri ve Labirent: Virüs Kodu'nu yazacaktın o vakit neden bize bu üç seriyi okuttun. Şimdi birde bu kronojik okuma karmaşaşı var ortada. Hani orada da kitabı yazılma sırasıyla okursan büsbütün kördüğüm olursun. Bana kalırsa bir yerde tercih yapılmalıydı ve bu tercih kesinlikle ama kesinlikle bizim bildiğimiz üçlemeden ziyade sonradan yazılan "ÖLÜM EMRİ VE VİRÜS KODU'NDAN" yana olmalıydı. Yukarıda bahsettiğim kitapları ya okumayın yada ilk üçlü ve sonrasında Newt'e ne oldu sorusunun cevabını Labirent: Deli Sarayı'nda alıp bu kitabı tadında bırakın. BUNDAN SONRASI SPOİLER; İkinci kitapta aile olan bu grubun birbirine tamemen yabancı olduğu bir kitap düşünün, Thomas'ın zekilerden aptallığa terfi ettiği bir evren. Her şey Teresa ve Chuck'tan ibaret olan bir dünya. Abi ben anlamıyorum. Bu karakterler senin önceliğinse sen arkaadaşların için ne diye labirente girdin? Kaç git. Hafıza kaybından sonra da bu önceliği değişmedi ama bir aptal gibi oraya girmesi ve onlarca insanın ölmesi sonucu kalan tek karakterimiz de Thomas ve Teresa'ydı. Olan minik Chuck'a ve Alby'ye oldu. Beyaz Leke'de de benzer bir durum söz
Labirent: Ölümcül KaçışJames Dashner · Pegasus Yayınları · 201411,7bin okunma
Reklam
Reklam