Burcu Ekinci

Burcu Ekinci
Felsefe Grubu Öğretmeni
Öğretmen
Üniversite
İzmir
Dünya, 19 Mayıs
251 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Toplu yorum :)
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
#KayıpZamanınİzinde #MarcelProust 2904 sayfa Uzuun bir yolculuktan sonra merhaba! Fransız edebiyatının modern başyapıtıyla geldim ben :) 7 kitaptan oluşan Kayıp Zamanın İzinde serisinin ilk kitabını okuduktan sonra yorum yapmış ve toplu yorumu en sonda yapacağımı söylemiştim. Roman yazarın geçmişi hatırlama çabasıyla başlıyor. Yedi kitaptan oluşan bu seride yazarın küçüklüğünden yaşlılığına değin yaşadıklarını okuyoruz. İlk kitapta yazar, doğduğu Combray kasabasında ve anne öpücüğünü almadan uykuya dalamayan bir küçüktür. İkinci kitapta ergendir ve ilk kez aşkla ve sanatla tanışır. Üçüncü kitapta yazar ailesi ile Paris'te taşınır ve burada Fransız sosyetesinin o kibirliği soğuk karanlık yüzüyle karşı karşıya kalır. Bunu ve smobizmi Dreyfus olayıyla hicveder. Dördüncü kitapta tanıştığı Baron sayesinde eşcinsellikle yani toplumsal yasakların Arzu arzulanabilirliği ile yüz yüze gelir. Besinci kitapta ​Marcel, kaçmasından korktuğu Albertine’i Paris’teki evine adeta hapseder. Kitap tamamen kıskançlık, denetim arzusu ve aşkın tutsak edici yanına odaklanır. Altıncı kitapta Albertine evden kaçar ve Marcel'in pişmanlık dolu acılarına tanık oluruz. Tam bir melankolik yengeç erkeği. Yedinci kitapta ise yıllar geçer, Brinci Dünya Savaşı yaşanır ve Marcel yaşlanmış olarak Paris’e döner. Bir davette eski dostlarının ne kadar yaşlandığını görünce zamanın acımasızlığını fark eder. Ve burasıdır zaten sorguladığı daha doğrusu hatırlamaya başladığı yer. Keza kitap bu noktada başladığı yere geri döner. Proust bu romanına ruhunu kazandıran felsefeyi aynı zamanda akrabası olan Henri Begson'a borçludur. Bergson'un felsefesinde saatle ölçülebilir olan mekanik zaman gerçek zaman değildir. Gerçek zaman süre anlamındaki Dure ile ifade edilir. Mekanik zamanda zaman sadece ileri akarken
Felsefe
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,401 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşkın Mapushane...
Puan vermedi·377 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Cümleye bak: "Albertine’in beni terk etmesinden korkup ben onu terk etmek istiyormuşum gibi rol yapmıştım;" yani böyle düşünen bir insanın aşkından ne hayır beklenir? :) Hayır yani, adam zaten Yengeç burcuymuş; bu durum zaten her şeyi yeterince açıklamıyor mu? Bence açıklıyor :) Zaten kitabı okurken zihnimin dehlizlerinde "Sevda kuşun kanadında, ürkütürsen tutamazsın" şarkı sözleri dolandı durdu. Neyse, zaten topluca yorumu yedi kitap bitince yapacağım için burada kısaca bitiriyorum. Çav Bella!
1000Kitap
MahpusMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20231,480 okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Karamazov Kardeşler’de her karakter, insan ruhunu ve toplumun farklı bir katmanını temsil eden birer semboldür: Baba Fyodor Karamazov köhneleşmiş ve ahlaksızlaşmış geçmişi, büyük kardeş Dmitri kontrolsüz tutkuları, ortanca kardeş İvan rasyonalist ve seküler aklı, küçük kardeş Alyoşa ise saf inancı simgeler. Ancak Dostoyevski, sekülerleşmenin ve liberal fikirlerin "Tanrı yoksa her şey mübahtır" mantığıyla kaçınılmaz olarak ahlaksızlığa ve kaosa yol açacağını savunur, kitaptaki üvey kardeş olan Smerdyakov karakteri üzerinden.. Yanı sıra liberalizm, sosyalizm, sekülerizim gibi ideolojileri adeta birer suç mahalli olarak kurgular ve bunu neredeyse aziz ilan ettiği Rus toplumunu yozlaştıran birer unsur olarak tanımlar. O bu kurgusal teziyle seküler aklı, vicdan azabı ve delilikle cezalandırır kitapta. Buna karşın Dostoyevski, muhafazakârlığı ve dinî yaşantıyı Alyoşa üzerinden bir kurtuluş reçetesi gibi sunarken, bana göre tarihin en büyük trajedilerinden birini bilerek görmezden gelir: Din adına işlenen kolektif cinayetler ve iktidar uğruna kitlelerin kutsal değerlerle manipüle edilmesi. Yani Sevgili Dosto, kitaptaki işlenen cinayeti İvan’ın bireysel mantığına bağlarken; muhafazakâr yapıların "kutsal" maskesi altında yürüttüğü taht kavgalarını, engizisyonları ve toplumsal baskı mekanizmalarını Alyoşa’nın dindar masumiyetiyle örter. Dolayısıyla roman, sekülerizmi tabiri caizse "baba katili" ilan eden taraflı bir metafor sunarken; dinsel muhafazakârlığın kitleleri köleleştiren ve onları başka kutsal ölümlere sürükleyen karanlık yüzüne karşı dilsiz kalmayı tercih eder. Dostoyevski Suç ve Ceza romanında da metafor olarak ele aldığı cinayet konusunu işlemişti. ​Suç ve Ceza'da odak noktası büyük oranda sosyo-ekonomik ve bireysel bir düzlemdeydi. Karamazov Kardeşler'de
1000Kitap
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Bak şimdi, bu "Çalınan" hem çok özgün hem de çok tanıdık bir hikayeyi ele almış bir kitap. Bizi alıp taa İsveç'in o dondurucu kuzeyine, Sámi(Lapon) halkının ren geyikleriyle örülü dünyasına götürüyor. Hikâye, küçük Elsa’nın bir gün en sevdiği geyiğinin Robert denen o ruh hastası tarafından katledilmesine şahit olmasıyla başlıyor. Ama asıl can yakan şey, polisin ve sistemin bu vahşeti basit bir hırsızlık olarak görüp geçmesi. Elsa büyüdükçe sadece o katilin tehditlerine değil, kendi toplumundaki "kadın kısmı karışmaz" diyen baskılara da kafa tutuyor. Sonunda teknolojiyi, videoyu, medyayı arkasına alıp o yıllardır süren sessizliği öyle bir bozuyor ki; hem o katilin maskesini düşürüyor hem de halkının gasp edilen haklarını tüm dünyanın gözüne sokuyor. Gelelim kitabın benim üzerimde bıraktığı en can alıcı tesire: Aslında bu hikâyeyi okurken insan "Ben bu duyguyu bir yerden tanıyorum" diyor. Kuzeyin o uçsuz bucaksız karlarında geyiğini kutsal sayan Sámi halkıyla, bizim Anadolu’nun sarp dağlarında ağaca ve toprağa "can" diyen Tahtacı Alevileri arasında görünmez bir bağ var. Yani Alevilere benzettim ben bu halkı. İkisi de tarih boyunca toplumun dışında kalmış, ikisi de doğayla iç içe o göçebe ruhu hiç bırakmamış. Elsa’nın o yalnızlığı ve dışlanmışlığı, aslında kendi kimliğini ve inancını korumaya çalışan her Anadolu canının hissettiği o kadim sızıyla aynı. Coğrafyalar farklı olsa da; doğaya duyulan o huşu ve baskıya karşı verilen o sessiz onur mücadelesi bizi bu kitapta buluşturuyor. Filmi de varmış; gidip izleyeyim. Çav bella #Çalınan #AnnHelénLaestadius. #iskandinavedebiyatı #lapon #sámi
1000Kitap
ÇalınanAnn-Helén Laestadius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024172 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İspayol yazar Miguel Delibes’in bu romanı ve özellikle karakterlerin üzerine inşa edildiği temel, İncil’de yer alan "Masum Katliamı" olarak bilinen dini ve tarihi anlatıdan bir metafor olarak alınmıştır. Kitabın baş karakteri zihinsel engelli yaşlı bir adamdır. Bu yaşlı adamın kendi gibi engelli olan yeğeniyle olan derin bağı ve hayvanlara ruh affetmesi yazarın insan eliyle kurulan tüm sistemlerin aksine insanın doğa durumu ile olan ilişkisini özetler. Zalim bir aristokrat olan İvan karakteri ile feodalizmin ve insanın doğa durumundan uzaklaştıran sistemlerin korkunçluğu anlatılırken, bu adamın tüm zulmüne sessiz kalan köylüler ile sistemin köleleştirdiği, yok saydığı hatta yuttuğu insanlığın dramı anlatılır. İvan karakterinin Azarias'ın kuşunu öldürmesi sonucu Azarias'ın aldığı ilntikam, aslında insani kinle, hırsla alınan bir intikamdan öte doğanın doğal adaletinin bir sonucu olarak sunulur kitapta. Yazar adeta "zalimin zulmü varsa mazlumun Allah'ı var" tarzında yazmış kitabı. :) Hobbes gelsin naturalizm görsün. :)
1000Kitap
Masum AzizlerMiguel Delibes · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202543 okunma