Dünya üzerinde bizim için belli olmayan bir süre vakit geçiriyoruz ama gerçekten yaşıyor muyuz ? Yeni Dünyanın Cesur İnsanında yaşamak için zincirlerimizden kurtulmamız gerektiğini, bu zincirleri aslında dış dünyanın değil kendimizin yarattığını, çocukluk çağımızdan mevcut halimize kadar deneyimlediğimiz yaşamın hayata karşı bakış açımızı şekillendirdiğini ancak tüm bunlardan bağışık bir benlik kazanmanın-sınırların dışına çıkmanın- zor olsa da imkansız olmadığını çok güzel anlatmış Sinan Hoca.
Kitabı okurken birçok yerin altını çizdim, durdum, düşündüm, not aldım ve zihnimde yeni pencereler açtım. Kitap bir kez daha fark ettirdi ki; gerek internet gerekse tv olsun, veri bombardımanına maruz kaldığımız şu zamanlarda edindiğimiz bilgiler üzerine durup düşünebilmek, anda kalabilmek ne kadar değerli! Film izlerken bile odağımızı kaybettiğimiz, 2 sayfa kitap okuyamadığımız, sohbet edemediğimiz bu çağda "durmak" belki de panzehirin anahtarıdır.
Dijitalleşen, hızlanan bu yeni dünyada insanın kodları değişmedi ve mutluluk biraz da insanın kendini tanımasına bağlı. Fakat hangimiz kendini tanıdığını söyleyebilir ki ? İbn-i Arabi'nin dediği gibi: "Kimsin sen ? Şüphesiz sen, sen değilsin." Yavaşlayarak, daha fazla kendimizle zaman geçirerek, düşünerek, konfor alanımızı terk ederek, küçük de olsa atmış olduğumuz adımların değerinin bilincine vararak yeni dünyanın cesur insanlarından olabilmemiz temennisiyle...