Burak Can KORUCU

Burak Can KORUCU
@brkcnkrc
7/10
·312 syf.··
2026 7. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk’e düzenlenen suikast girişimi etrafında yaşanan olaylar ile İttihat ve Terakki grubuna mensup kişilerin Cumhuriyet sonrası tutum ve davranışlarının anlatıldığı kitap konusu itibariyle ilgimi çekmişti. İttihat ve Terakkinin tetikçi/mafyalarından olan Abdülkerimin, suikast eylemini gerçekleştirecek olan kişleri vapurla uğurlamasıyla başlıyor eser. Akabinde Baytar Rasimin Abdülkerimi bulup suikastin ifşa olmuş olabileceğini haber vermesi üzerine olaylar gelişiyor ve kitaba göre suikastten haberi olmadığı halde tetikçilerin ikna edilmesi için ismi kullanılan Kara Kemal’in durumdan haberdar edilmesiyle kaçış öyküsü başlıyor. Kitabı edebi yönden beğenmiş olsam da ilgili dönem hakkında birçok kitap okumuş biri olarak olayların çarpıtıldığını ve yanlı bir tutumla eserin oluşturulduğunu düşünüyorum. İttihatçıların önde gelen ismi Kara Kemal’in ağzından Halifeliğin kaldırılmasının İngiliz oyunu olduğu, mason loacalarına dokunulmadığı şeklinde söylemlerin dile getirilmesi Kemal Tahir gibi bir isme yakışmayacak, tarihi gözlemden uzak eleştiriler olmuş. Nitekim Halifelik kurumunun Osmanlı döneminde dahi hiçbir avantaj sağlamadığı, aksine zararlarının görüldüğü, genç Cumhuriyet için de hiçbir faydasının dokunmayacağı ve inkılapların önünde engel oluşturacağını analiz etmek zor olmasa gerek. Mason locaları ise 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün onayıyla devletin kamusal alanı şeffaflaştırma, laikleştirme ve gizli yapılanmaları kontrol altına alma politikaları doğrultusunda kapatılmıştır. Dolayısıyla kimi kaynaklara göre 1. Dünya Savaşı sırasında iaşe nazırı olan Kara Kemal’in ismi pek çok yolsuzluğa karışmışken kitapta çok masum bir şekilde anlatılması, suikast ile aslında uzaktan yakından alakasının olmadığına değinilmesi eserin tarihi gerçeklikleri
Kurt KanunuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20166,5bin okunma
Reklam
8/10
·176 syf.··
2026 6. kitabı
Dünya üzerinde bizim için belli olmayan bir süre vakit geçiriyoruz ama gerçekten yaşıyor muyuz ? Yeni Dünyanın Cesur İnsanında yaşamak için zincirlerimizden kurtulmamız gerektiğini, bu zincirleri aslında dış dünyanın değil kendimizin yarattığını, çocukluk çağımızdan mevcut halimize kadar deneyimlediğimiz yaşamın hayata karşı bakış açımızı şekillendirdiğini ancak tüm bunlardan bağışık bir benlik kazanmanın-sınırların dışına çıkmanın- zor olsa da imkansız olmadığını çok güzel anlatmış Sinan Hoca. Kitabı okurken birçok yerin altını çizdim, durdum, düşündüm, not aldım ve zihnimde yeni pencereler açtım. Kitap bir kez daha fark ettirdi ki; gerek internet gerekse tv olsun, veri bombardımanına maruz kaldığımız şu zamanlarda edindiğimiz bilgiler üzerine durup düşünebilmek, anda kalabilmek ne kadar değerli! Film izlerken bile odağımızı kaybettiğimiz, 2 sayfa kitap okuyamadığımız, sohbet edemediğimiz bu çağda "durmak" belki de panzehirin anahtarıdır. Dijitalleşen, hızlanan bu yeni dünyada insanın kodları değişmedi ve mutluluk biraz da insanın kendini tanımasına bağlı. Fakat hangimiz kendini tanıdığını söyleyebilir ki ? İbn-i Arabi'nin dediği gibi: "Kimsin sen ? Şüphesiz sen, sen değilsin." Yavaşlayarak, daha fazla kendimizle zaman geçirerek, düşünerek, konfor alanımızı terk ederek, küçük de olsa atmış olduğumuz adımların değerinin bilincine vararak yeni dünyanın cesur insanlarından olabilmemiz temennisiyle...
Yeni Dünyanın Cesur İnsanıSinan Canan · Tuti Kitap · 0786 okunma
8/10
·183 syf.··
2026 4. kitabı
Sakinlerinin huzur içinde yaşadığı, yazılı kuralların ve suçun bulunmadığı, işlerin imece usulü yapıldığı, herkesin canının istediği kadar çalıştığı, yasemin kokularının sarhoşluğunda mutlu insanların barındığı bir ada düşünün. Ütopik bir resim canlandı gözünüzde değil mi ? İşte bu resim romanın sayfaları ilerledikçe distopik bir hal alıyor. Zulme, haksızlığa, adaletsizliğe zamanında gösterilmeyen tepkinin ve başkaldırının sonuçlarının nerelere uzanabileceğinin portresi ustalıkla çiziliyor. Romanda verilmek istenen mesajın çok net bir biçimde, güzel bir hikayeyle verildiğini düşünsem de romanın başında resmedilen kuralsız ve herkesin kafasına göre yaşayabildiği bir toplumun huzur içinde problem çıkmadan hayatına devam edebilmesi bana gerçekçi gelmiyor. Ütopik bir hikayeyle verilmek istenen mesaj verilmiş işte, kendin de söylüyorsun, bu konuyu neden eleştiri konusu yaptın serzenişlerinizi duyar gibiyim :) Evet, haklısınız. Ama kitabın sonuna doğru resmedilen distopik anlatı; dünya tarihine dönüp baktığımızda o kadar gerçekçi geldi ki, ütopik bölümün gerçek dışılığını vurgulama ihtiyacı hissettim. Zorlanmadan ve keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Tavsiyedir.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,2bin okunma
Denizin üzerinde uçuşan hüzün kelebekleri
7/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
Çok fazla betimleme içeren, okurken çokça zorlandığım bir kitap oldu. Hikayeye tam alışmışken yazarın uzunca anlattığı doğa tasvirleri akışı bozarak okuyucunun kopmasına neden oluyor. Bolca kullanılan denizcilik terimleri de akışı bozan ve okuyucuyu zorlayan bir başka etken. Hikayeye gelecek olursak; başkahramanımız Gilliatt, toplumdan soyut bir biçimde büyümüş, yetenekli ve çalışkan bir genç. Tabii ki toplumdan soyut bir biçimde büyüdüğü için de insanlardan uzak duran, sosyal iletişimde çekingen bir kişilik. Aşkı uğruna imkansız denilen olayların içerisinden istidatı, kararlılığı ve mücadeleci yapısı ile başarıyla çıkıyor. Ancak bu başarı ona mutluluk getiriyor mu ? Her başarı beklenen sonuçları vermiyor. Kitap herkese farklı şekillerde tezahür edip kişiliği doğrultusunda farklı mesajlar vermiştir ama bana öz saygı ile öz değer kavramlarının özümsenerek yaşanması gerekliliğinin önemini anlattı diyebilirim. Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir fakat iyi insanlar yetiştirme misyonumuz olması gerektiği gibi kendi değerinin farkında olan, değersizlik duygusundan arınmış insanlar yetiştirmek de misyonumuz olmalı. Gilliatt’ın aile ortamında büyümemesi ve sosyal çevreden kopukluğu hayattaki yegane amacı gibi gördüğü, uğruna büyük çabalar sarf ettiği aşkına ulaşamaması neticesinde hazin bir sona yol açtı maalesef.
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,509 okunma
Etkileyici ve dokunaklı bir eser
8/10
·210 syf.··
2026 1. kitabı
Yaşamın içinden, anlatım tarzı sayesinde dile getirilen atmosferi hissetmekte hiç zorlanmayacağınız, su gibi akan bir kitap. Köy köy dolaşıp halk şarkıları derleyen anlatıcının yolu Fugui ile kesiştiğinde hayatın acımasızlığına, hüznüne, dramına tanıklık ediyorsunuz. Yer yer kızıyorsunuz, çoğunlukla üzülüyorsunuz ve kaderi insanların eylemlerinin mi şekillendirdiği yoksa iradenin nüfuz edemediği olaylar zincirinin mi çerçeve oluşturduğu konusunda felsefi bir tefekkür haline gömülüyorsunuz. Çin devriminden izler de taşıyan kitap; halkın yaşamış olduğu açlığa ve sefalete de ışık tutuyor.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,5bin okunma
Reklam