9/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
Woolf'un en doğrusal eseri, bilinç akışı yok, sadece zarafet. Safkan, kızıl tüylü bir İngiliz Spaniel olan Flush'un olağanüstü yaşamı dokunaklı ve maceralı; ama aynı zamanda, zamanının etiketlerini ve kurallarını reddederek kendi zevklerine göre yaşamaya cesaret eden ünlü İngiliz şair Barrett Browning'i anlatmak için de bir bahane. O konuştu. O sessizdi. O bir kadındı; o bir köpekti. Böylece, yakın bir şekilde birleşmiş, böylece, sonsuza dek ayrılmış halde, uzun süre birbirlerine baktılar. Sonra, tek bir sıçrayışla Flush kanepeye atladı ve sonsuza dek yatacağı yere, Bayan Barrett'ın ayaklarının dibindeki battaniyenin üzerine uzandı.
FlushVirginia Woolf · Can Yayınları · 1993517 okunma
STARSET'TEN GÜZEL BİR HİKÂYE
Puan vermedi·259 syf.··
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 18:03
Öncelikle, pek ihtimal vermesem de eğer Starset müzik gurubu ile ilgili olmadan bu kitaba bakıyorsanız, bu incelemenin ister istemez müzik grubunun başarısından, benim en sevdiğim grup olmalarından ve yıllardır dinlediğimiz müziklerden/izlediğimiz kliplerden etkilendiğini bilin. Bilmeyenler için, Starset grubu 2013 yılında Dustin Bates tarafından kuruldu. Önceki grubu Downplay'den ayrılan Dustin, önceki grupta yazdığı şarkılara yenilerini ekleyerek Transmissions albümünü oluşturdu. Grup, Dustin'in tek albümlük bir projesi olarak başlasa da Transmissions'ın başarısından dolayı devam etmek istediler. Peki bu albümü böylesine eşsiz klan nedir? Burada müzik tarzına, farklı katmanlara, mükemmel vokal kullanımına, baştan sona sinematik ve epik bir albüm olmasına girmeyeceğim; onun yerine bu kitaptan konuşalım. Bu kitap, Transmission'daki şarkıların geçtiği evrenden bir hikâye. Şarkıların büyük çoğunluğu, sözleri, klibi veya esas müzik bittikten sonraki o "after-credits" kısımlarıyla evrenden bir şeyler anlatıyordu. Daha sonra bu kitap çıktı ve onların -en azından- bazılarını anlamlı kıldı. "En azından" diyorum çünkü internete bakarsanız herkes sanki kitap tüm şarkıları bin kat anlamlı kılmış gibi davranıyor. Ama şahsen bence değil, ya da basitçe ben bağdaştıramadım Hoş, bağdaştıranı da göremedim pek. Biliyorum, hâlâ hikâyeye girmedim, şimdi bi özetleyeyim. Hikaye SETI'de görevli Dr. Browning isimli bir astronomun, 1 aylık hafıza kaybıyla ve kafasında başını traş etmesini söyleyen bir dövmeyle uyanmasıyla başlıyor. Saçlarını kestikten sonra Browning, başına dövmelenmiş bir kod dizisi buluyor. Bunların koordinat olduğunu anlayıp belirli bir tarihte bunları giriyor ve güneş sisteminin dışından gelen insan radyo sinyalini yakalıyor. Tek sorun, oralarda bunu gönderecek
The PROXThe Starset Society · The Starset Society · 20162 okunma
Reklam
Puan vermedi·517 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitabı ilk dəfə, bundan təxminən 9 il əvvəl, haradasa 13-14 yaşlarımda oxumuşdum. Lakin 1000kitab'a əlavə etmədən öncə, təkrardan oxumaq istədim. Doğurdanda bəzi kitabları müxtəlif yaş dövrlərində yenidən oxuyanda, fərqli mənalar çıxarmaq mümkündür. “Martin İden”-də o əsərlərdən biridir. Bu əsər yalnızca bir roman deyil, həmçinin insanlar üçün bir növ ədəbi rəhbərdi. Mənim ən sevdiyim əsər tiplərindən biri də, əsərin içindən başqa əsərlər çıxaranlardır. Məsələn siz Martin İden'i oxuyarkən, kitab irəllədikcə, C. Swinburne, H. W. Longfellow, Robert Browning, R. Kipling, Karl Max, İmmanual Kant, F. Nietzsche, John Stuart Mill, Richard Wagner, Herbert Spencer və s. Kimi filosof, yazıçı və şairlərin həyatı və əsərləri ilə yaxından tanış olursunuz. Mən özüm bu kitabı oxuduqdan sonra, “oxuyacaqlarım” siyahısına 12 yeni kitab daha əlavə etdim. Biz sanki romanı oxuduqca Martinlə birlikdə öyrənir, böyüyür, dəyişir və inkişaf edirik. Əsərin özü haqqında isə çox danışmağa gərək yoxdur, böyük ehtimal bir çoxunuz mövzusunu bilirsiz və ya da oxumusunuz. Oxuyub, bilməsəniz də, mütləq ki, haradasa eşitmisiniz. Sizə tövsiyyəm Martin İden'ə əsla adi bir “sevgi romanı” deyib keçməməyinizdir. Bu əsər hər hansısa bir qəlibə sığmayacaq qədər möhtəşəm və sərhədsiz bir əsərdir. Sadəcə oxuyun və oxutdurun...
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2025 62. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 14:49
Esselam-u aleyküm. Zeynep Çağatay hanımefendi, “Işığı Sönen Evler” adlı eseriyle Türkiye’nin en sancılı dönemlerinden birini merkezine alarak oldukça etkileyici bir romana imza atmış. Kitabın başkahramanları Yağız ve Yiğit; aynı topraktan beslenmiş, çocukluklarını birlikte geçirmiş iki kadim dosttur. Ancak hayat onlara farklı yollar çizer. Biri muhafazakâr bir aile yapısı içinde yetişirken, diğeri ideallerinin peşinden giden bir devrimciye dönüşür. Zamanla bu derin görüş ayrılıkları, onları kaçınılmaz bir şekilde karşı karşıya getirir. Eser, bir yandan sağ–sol kavgalarını ve o dönemin getirdiği zifiri karanlığı gözler önüne sererken; diğer yandan en umutsuz anlarda bile yeniden bir ışık yakmanın mümkün olduğuna dair ince bir umut sunuyor. Yazarın akıcı kalemi okuru hikâyenin içine çekerken, karakterlerin iç dünyasındaki manevi arayış ve Allah’a olan bağlılığın işleniş biçimi kitaba ayrı bir derinlik katıyor. İnsan ne kadar savrulursa savrulsun, Allah’a olan bağın bir umut kapısı olduğunu hatırlatan bu romanı gönülden tavsiye ederim.⚘️ 26 Cemazi-el Ahir 1447/Aralık Zeynep Çağatay
Işığı Sönen EvlerZeynep Çağatay · Çınaraltı Yayınları · 202484 okunma
7/10
·465 syf.··
Beğendi
·
2025 113. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 00:00
Dikkat spoiler içerir. Ivan Browning adında bir çömlekçi, yakın zamanda Londra yakınlarındaki bir kasabada aldığı evine giderken yolda kalır. Arabasının çalındığını öğrenir. Kursa gelenlere açıklama yapar ama o civarına en zenginleri olan Oakley, Dawson ve Pike aileleri ile papaz olmuştur bile. Valerie Rook adlı kadın da tehlikededir. Elinde bir cinayete ait Oakley çakmağı vardır ama polis nedense bu konuda çekingen davranmaktadır. Ivan'ın ise içinde sanki biri vardır. 130 yıl önce yaşamış, sesi çıkmayan ve bacağı sakat olan, abisi Tomas'ın yolda türlü eziyetler ettiği, inekleri satmak için yola çıkan ama başına gelmeyen kalmayan, en sonunda da abisinden kaçarak Ivan'ın zamanında yaşadığı eve sığınan Sian Richards adlı kız gibi. Kızın ruhu huzursuzdur çünkü diri diri yakılmıştır. Oakley ailesinde Ivan'ın hoşlandığı güzel Jo Oakley de sorunludur. Dedektif Marsh olaylar büyüyünce Oakley ailesini gönderir. Olaya el koymuş gibi davranır. Ama Valerie ve Ivan hala tehlikededir. Acaba ne olacaktır? Bu olaydan sağ salim kurtulabilecek midir? Sian'ın ruhunu huzura kavuşturabilecek midir? Keyifle okunan bir roman.
HuzursuzSally Spedding · Altın Bilek Yayınları · 201531 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 63. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 07:37
"Eğer bu Yahudi işinin bir gün intikamı alınırsa, Tanrı biz Almanlara merhamet etsin." (S.83) Almanlar vakti zamanında kafayı yahudilerle bozmuşken sağdan soldan Avrupa işgali ile yetinmeyip, bir de buradaki yahudilere "özel" muamelede bulunma ihtiyacı gütmüşler. Tutmuşlar kısa adı Orpo olan yedek polis taburları kurmuşlar. Bu birlikler biraz yaşlıca ve 2/3'ü işçi sınıfından, 1/3ü ise orta alt sınıftan gelen insanlardan oluşan, ortalama 500 kişilik gruplar. İşte tam olarak bu alelade birliklerden sadece biri olan 101. tabur doğrudan 38.000 insanı enselerinden vurarak, 45.000 kişiyi ise gaz odalarına naklini sağlarayarak ölümlerine neden olmuş. Kısaca kitap bu birliklerin oluşumunu, nakilleri ve nihayetinde bu sıradan faillerin nasıl "istekli katillere" dönüşebildiğini anlatıyor. Kitap beni ikilemde bıraktı. Öncelikli eleştirim, özellikle başlangıç kısımlarının çok dağınık ve fazlaca didaktik olduğu yönünde. Yani düşünün Türk polis teşkilatının oluşum, gelişim süreci bir yabancıyı ne kadar alakadar edebilir? Böyle bir tarihi bilgi verilirken olabildiğince sade bir anlatım tercih edilmeli diye düşünüyorum. Fakat kitap tam aksine, akademi öğrencisine bilgi veren bir ders kitabı hissiyatı oluşturuyor. E doğal olarak bu sıradan okuyucu için hayli sıkıcı bir durum. Bence girişteki bu bölüm daha şiirsel bir dille yazılsa kitabın içine girmek daha kolay olurdu. Son 2 bölümden biri olan "Sıradan Adamlar" ve "25 Yıl Sonra" ise ayrı bir değerlendirmeyi hakediyor. Sıradan Adamlar bölümünde yazar olabilğince psikolojik, sosyolojik deneylere ve çalışmalara yer vermiş. Bunlar da büyük ölçüde ders kitabı bilgisi niteliğinde olsa da sıradan insanların, katile dönüşüm sürecinde altta yatan olası nedenleri çok iyi analiz etmiş. Mesela katliamları yapanların klasik savunması olan
Sıradan AdamlarChristopher R. Browning · Heretik Yayıncılık · 201921 okunma
Reklam
Reklam