En önemli şey gözlerdir! Tıpkı barometre gibidirler. Kimin ruhunda büyük kuraklık var, kim durduk yere böğrüne tekmeyi yapıştırabilir, kim kendi gölgesinden bile korkar, hepsini ele verir.
Bu insanları kendi mahallesindeki insanlardan farklı kılan şeyin ne olduğunu anlamak istiyordu. Giyimleri olamazdı. Gözüne ilişen arabalar, banka cüzdanları da olamazdı. Kitaplardı fark. Kendi mahallesindeki insanların da elbiseleri, at arabaları, paraları vardı. Miktar önemli değildi. O insanların farkı, hiç kitap okumamalarıydı.
Dürüstlük bir fikri savunabilme yeteneğidir. Altında da düşünebilme yeteneğinin var olması gerekir. Düşünmek, ödünç alınabilecek, rehin verilebilecek bir şey değildir.