Politika olta balıkçılığı gibidir. Politikacı her türlü yöntemle oltasını suya bırakır. Balıklar misinayı, iğneyi, oltayı tutan eli göremezler, sadece yeme odaklanır sistem budur. Balıklar bu sistemi karaya çıktığında anlarlar, ama vakit bitmiştir. Bir de hafıza malum, beş yıl değil beş saniye beklemek yeterli... Sisteme direnenler dinamit, elektrik veya gazla cezalandırılır. Oltaya razı olma işini din adamları halleder…
Ay ağlıcam şimdi bulun şu kızı ya
Çok garip bir dinamikti. Lyla’nın daha önce hiç görmeme­sine rağmen hemen tanıdığı bir dinamiğe sahipti bu grup. Göğ­sünde boş bir sızı hissetti. Arkadaşlar. Aile. Birlikte bir aile gibi görünüyorlardı.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Saint Michel'de bir talebe kahvesindeyim yalnız Gündüz olduğu halde bütün ışıkları yakmışlar Bir cumartesi günü saat dört buçuğa beş var Ellerim kırılsa ben senin için bu şiirleri yazmasam Dinamit taşırmış gibi gözlerini taşımasam Avenue Wagram'da bir akşam yeter bana Ağustos'ta Yapraklara serilmiş yirmi beş franklık yıldızlar
Şiir
Ortada bir fedakarlık oldu mu, mantıksal olarak, feda edilen şeyleri toplayacak birilerinin de olacağı kesin zaten. Hizmet varsa, hizmet edilen birileri var demektir. Sana fedakarlıktan söz eden adam, aslında köleler ile efendilerden söz ediyor demektir. Kendisi efendi olmak niyetindedir ama eğer sana mutlu ol diyen, bu senin doğal hakkındır diyen, ilk görevin kendine karşıdır diyen birini bulursan, o adam senin ruhunun peşinde değil demektir. Öyle biri ortaya çıktığı anda hepiniz o boş kafalarınızla avaz avaz haykırmaya başlarsınız. Bencil bir canavar bu adam, dersiniz. (…) Bir ara ‘mantıksal olarak’ diye bir söz kullandım. Anlamıyor musun? İnsanların kendilerini senden korumak için bir silahı var:mantık. Bu yüzden, onu onların elinden mutlaka alman şart. Temellerini dinamitle. (…) Mantığı bir kere kenara ittin mi, artık meydan senindir. Ne zaman, neye ihtiyacın olsa elinde sayılır. O adamı elde etmişsin artık demektir. Düşünen adamı yönetebilir misin? Biz düşünen adamlar istemiyoruz. (…)
Sayfa 907 - Ayn Rand·Kitabı okudu
Yoluma engel koydunuz, takıldım, arkamdan ittirdiniz, düştüm. Yön değiştirdim, “Kararsız,” dediniz, yavaş yürüsem “Hızlan,” hızlı gitsem “Yavaş ol.” Döndürmeye çalıştınız kendi yolunuza, dinlemedim. Sussam korkak sandınız, konuştum duymadınız. Azıcık yukarı tırmansam eteklerimden asılıp çektiniz. Birazcık yeşillensem dallarımı kestiniz. Sonra da çiçeklenmemi beklediniz benden. Dudağımdan ıslığımı çaldınız, ağzımı kapattınız şarkı söylerken. Farklılıklarımı budadınız, kendinize benzetmeye çalıştınız. Kaçacak yer, alacak nefes bırakmadınız. Ok gibi fırlattınız cümlelerinizi kalbime, canımı yaktınız. Ben bardağın dolusuna baktıkça boşunu soktunuz gözüme. “Hayır,” dedim, “Evet,” zannettiniz, Evet,” dedikçe güçsüz. İşlemediğim suçlardan mahkûm ettiniz beni, haksızlığı öğrettiniz. İnanmadınız hiç bana. Mutluluğumu şüpheli, hayallerimi saçma, umutlarımı boş buldunuz. Kendimi savunmaktan, sınırlarımı korumaktan, kusurunuza bakmamaktan yoruldum. Oysa ben sizin gibi olmak istemiyordum, nesini anlamadınız? Sizin gibi hissetmek zorunda değildim. Tekrarlamak istemiyordum sizin sözcüklerinizi. Dönüşmek istemiyordum. Benzemek de istemiyordum kimseye. Kendim gibi olmak istiyordum ben, olduğu kadar... Çekin gözlerinizi üzerimden artık. Beni düşünmeyin, gelmeyin üstüme üstüme! Sığdıramazsınız beni kafanızın içindeki dünyaya, boşuna uğraşmayın... Geçin dalganızı siz... Kendinizi aklayın benimle. Gövde gösterisi yapın hayata... Nasıl da korkuyorsunuz değil mi kendinize bakmaktan! O yüzden mi kapattınız bütün aynaların üstünü kibrinizle? O yüzden mi gözlerinizi diktiniz benim hayatıma? Yükünüz hafifliyor mu üstüme abandıkça? Canınız çok acıdığı için mi acıtıyorsunuz canımı? Derdinizi anlatamamak mı derdiniz? Bu yüzden mi kıracak kalp arıyor sözleriniz? Bu yüzden mi duramıyor kınında
Oruçla,ruhta kayalık olan bir yer,bir dinamitle asfalt olmuş
❝ Ortalama bir ömre, ramazanları bitiştirerek düşünürsek, aşağı yukarı beş yıl sürekli, kesiksiz oruç düşer ki, orta ruhî kuvvette bir müslümanın, irade, dayanma ve ruhî sağlamlık, ibadet kudret ve hacmi için oldukça açık, âdeta matematik bir fikir verir...❞
Sayfa 8 - Başlık alıntıya dahildir·Kitabı okudu
Ramazan