Hayatıma kalıcı olarak birilerini alırken yahut çıkarırken uygulamaya başladığım bir yöntem geliştirdim son zamanlarda; kendimi bu dünya da hatırladığım ilk anı getiriyorum gözümün önüne, küçücük bir kız çocuğu karşımda beliriyor, onu alıyorum kucağıma yüzümü dönüyorum o kişiye diyorum ki içimden “Ben küçük Melike’yi bu adama veya kadına emanet edebilir miyim? Hasta olunca ilgilenirler mi onunla, saygısızlık yaparlar mı?
Melike bazen yorulduğunu dile getirdiğinde seni anlıyorum demek yerine bende yorgunum derler mi? Korurlar mı onu kötü insanlardan, koltukta uyuya kalınca üzerine pike örterler mi? Karnın doydu mu diye sorarlar mı, yaralandığı zaman sararlar mı? Bu adam veya kadın Melike’nin gözünde yaş olurlar mı, refahta sırt çevirirler mi, darlıkta paylaşırlar mı? Onun kanatlarını kırarlar mı uçmaya çalışırken yoksa beraberce yol alırlar mı?” biliyorum ki Melike bu ruhla gider karşısında ki dostuna, akrabasına, eşine, arkadaşına. Emanet edemiyorsam eğer onu o insana daha sıkı sarılır devam ederim yoluma…