Puan vermedi·146 syf.··
2026 56. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:29
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Shakespeare'in “Kral IV Henry ~ II” adlı tiyatro oyunu oldu. Bu tarihi oyunun ikinci bölümünde Kral IV. Henry, bir yandan hastalığıyla boğuşurken diğer taraftan isyancıların baskısı altında sıkıntılı durumlar yaşanır. Kral'ın ölümüyle başa geçen, önceki havai ve esrik tutumlarıyla bilinen kral oğlu Hal ise bambaşka bir haleti ruhiyeye bürünerek V. Henry olarak krallığı yönetme iradesini gösterme eğiliminde bulunur. #kitapalıntıları &BAŞPİSKOPOS ... Bu devirde insan kime güvenebilir? Richard ayaktayken onun ölmesini isteyenler Onun mezarına tapar oldu. &KRAL ... Krallığım sadece bu temanın sahnelendiği bir piyes gibiydi.
Tiyatro Senaryo - Oyun
Kral IV. Henry - IIWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2014404 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:57
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne serüvenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Dünyanın Hakimi (Efendisi) eserinde bizleri neler bekliyor. Hızlıca başlayalım. Bu eserde bizler özellikle hızlı arabaların konu edildiği bir döneme geçiyoruz. Kitap 1904 yılında yayımlandığı için araba bulmanın güç olduğu bir devirde adeta hızlı araçların gündeme getirilmesi bile Jules Verne’nin düşünce gücünü açığa çıkarıyor. Bu defa Amerika’ya uzandığımız eserde bizler Carolina – Morganton'a konuk oluyoruz. Burada insanlar yüksek ses nedeniyle uykularından uyanırken aynı zamanda da Great Eyrie adındaki bir dağdan gelen parlak ışıklara şahit oluyorlar. Hemen Washington emniyetinden Müfettiş Strock da görevlendirilir bu konuda ve detaylara bakmak için harekete geçer. Onun göreve gelmesi sonrası çok hızlı bir araba yanında aynı şekilde bir gemi, uçak ve denizaltı da hikayeye dahil oluyor. Tam, bu hikaye nereye gidiyor diye sorgularken bir de gizemli diyebileceğimiz ‘Ulusa Sesleniş’ konulu diyebileceğimiz mektuplar ortaya çıkıyor. Kitaba devam ettiğimizde Jules Verne’nin çok farklı düşündüğünü, 4 farklı bölgedeki 4 farklı aracın 4 ayrı mesaj ama genelden baktığımızda da bir bütünlük içeren gönderme yaptığını gözlemliyoruz. Burada biraz ‘Biyoloji’ işin içine girdiği için 4 element olarak değerlendirme yapıldığını ve kitabın buna göre şekillendiğini ekleyelim. Ancak çok önemli bir detay var ki bundan mutlaka bahsetmemiz gerekiyor. FBI olarak bildiğimiz büronun öncü kuruluşu olan Soruşturma Bürosu 1908 yılında kurulurken Verne kitabı bundan birkaç yıl önce kaleme alıyor. Yani tamam teknolojik yenilikler hadi biraz beklenti biraz hayal gücüyle denk geldi diyebiliriz ama bu noktada bu kadar ufak ve önemli bir detayı es geçemeyiz. Verne bence yalnızca tahmin yürütmüyordu. Bildiği kısımlar da vardı.
Dünyanın HâkimiJules Verne · Alfa Yayınları · 2021184 okunma
Reklam
Varoluşun ince hesabına okkalı tokat;
Puan vermedi·104 syf.··
2026 11. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:10
Modern mezarlığa hoş geldiniz; hani şu her sabah kart basıp akşamına "mutluluk" satın aldığımızı sandığımız o devasa, ışıltılı toplu mezara. Alain Badiou, Gerçek Mutluluğun Metafiziği adını verdiği bu incecik ama zehirli kitabıyla tam da buraya, o sahte konfor alanımızın orta yerine dalıyor. Hacmi küçük, derdi büyük bir mevzu bu. Adam resmen piyasa ekonomisinin, kariyer planlarının ve o bitmek bilmeyen "güvenlik" masallarının suratına okkalı bir tokat aşk ediyor. Bizim o uysal, evcilleştirilmiş, sistemin suyuna giden zavallı bireyliğimizi alıyor; altını oya oya içinden hakiki bir "Özne" çıkarmanın derdine düşüyor. Çıkarabilir miyiz peki? Şüpheliyim ya, neyse. Dünya dediğin yer zaten baştan aşağı bir itaat okulu, bunu hepimiz biliyoruz. Ekonomi politik falan derken iki büklüm olmuşuz, ruhumuzu üç kuruşluk mesleki güvence hesaplarına meze yapmışız. Badiou tam da bu noktada damardan giriyor işte: "Ulan" diyor mealen, "gerçek mutluluk dediğin şey ince hesaba gelir mi hiç?" Gelmez tabii. Ama biz ne yapıyoruz? Gitgide daha erken yaşlarda başlıyoruz o şüpheli güvencelerin peşinde takla atmaya. Risk almaktan, tesadüflerin o tekinsiz ama büyüleyici karanlığına sapmaktan ödümüz kopuyor. Filozofun dediği gibi, her şeyi uydurmuşuz istihdam piyasasının o leş yapısına. Sonra da akşamları evde oturup, o uyuşturulmuş zihinlerimizle mutlu olduğumuza ikna etmeye çalışıyoruz kendimizi. Yersen. Kitabın en can alıcı, en pesimist damarıma dokunan yeri de o meşhur "hakiki yaşam" mevzusu zaten. Şair Rimbaud vaktiyle "Hakiki yaşam yok" diye kestirip atmış, haksız da sayılmaz hani; şu etrafta gördüğümüz süslü yalanlara bakınca insanın inanası geliyor. Ama Badiou o kadar kolay teslim olmuyor bu karanlığa. Hakiki yaşamın mevcut olmasına karar verecek olan bizzat sensin, diyor. Yani o her köşede
Gerçek Mutluluğun MetafiziğiAlain Badiou · Monokl · 2015147 okunma
Kamelyalı Kadın
Puan vermedi·280 syf.··
2026 12. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:13
Kitabın beni kendine çekmesi ne kadar uzun sürsede muhteşem bir kitaptı. Özellikle de konusu;gerçek aşkın tanımlamalarını çok güzel ele almış. Her devirde, her insanın arzuladığı türden bir aşk… Hepimizin aradığı, yalnızca bazılarımızın bulduğu bu “saf sevgi” herkesin tatması gereken türde. Özellikle de kitapta en çok hoşuma giden şey; günümüzde kimsenin bu kadar naif ama bir o kadar da acımasız sözler sarf edemememiz. İçimizdeki naifliği kaybetmeden ama içimizden geçenleri de saklamadığımız veya dolaylayarak anlatmadığımız bir devirde ve insanlarla yaşamayı isterdim. Bunun yerine, türlü türlü psikolojik oyunlar, küfürler veya sessiz iletişimle yürütülen ilişkilerin devrindeyiz. Kitapta beğenmediğim noktalar da var elbette ama bunu yayınevine veya kitabın basıldığı dille okumadığımıza veriyorum. Hızlı duygu geçişleri, o anın tam tadına varamadan olay akışının ilerlemesi, devrik cümleler, bazı cümlelerin içindeki kelimelerin birbirleriyle bağdaştırılma zorlukları kitabı okumamı zorlaştırdı. Olumsuz şeyler olsa bile, canı gönülden okumanızı tavsiye ederim. Kitabın belli bir bölümünden sonra okurken ister istemez sizi hemen hayal dünyanızla baş başa bırakıyor…
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Alfa Yayınları · 201924,1bin okunma
8/10
·144 syf.··
2026 48. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:14
‎Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere mitoloji tarzında yazılmış bir kitapla geldim ‎Kitabımız 5 kız arkadaşı anlatıyor. Çocukluklarından beri hiç ayrılmamış, birlikte büyümüşler. Hayatlarında bazı şeyleri fark etmeye başlayan bu arkadaşları çok farklı bir hayat bekliyordur. ‎Gittikleri yerde Zeus ile kavga edeceklerini düşünürlerken, karşılarına Hades çıkar. Yarı Tanrı olan bu 5 arkadaşın yolu Ares'in oğulları ile kesişir. Bir yandan aşkla bir yandan düşmanla savaşmak zorunda kalırlar. ‎Kızların hayatları, birbirlerine olan güvenleri, fedakarlıkları öyle güzeldi ki hayran kalmamak elde değil. Bu devirde böyle arkadaşlıklar kaldı mı dedirten cinsten. Aynı şey bir arada kalan Ares'in oğulları için de geçerli. ‎Peki siz bu macerayı okumaya, olimposun kayıp çocukları ile birlikte mücadele etmeye, aşkı ve dostluğu yaşamaya var mısınız? ‎Yazarımızın kalemine sağlık İrem Acar
Son Olimposlularİrem Acar · Elpis Yayınları · 202587 okunma
7/10
·197 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:10
Kitap kısacık bircok hikayeyle kadınlarla ilgili hikayeler anlatiyor; düşmüş, sevmis, garip davranisli, konuşmayan ya da acı çekmiş bircok kadin.. Kitapta yer yer guldum ve yer yer de hüzünlendim. İnsan ne kadar değişik sadece kadın değil erkekte. Herkesin binlerce aynı olduğunu sandığı hayati var ama ilginclestirmek icin cesur adımları atanları okurken kendisi icin bu adımı atmak cok zor geliyor. 166 nci sayfada çocuklarla ilgili bir yazı var. Son satir beni çarptı! Gercekten carpti ve içim kan ağladı. Ama 174 ncu sayfada kadınların boyun egmesiyle ilgili bir önerme vardi onun sonunda da peygamberimizin (s.a.v) en iyi kadın yumuşak basli kadındır ifadesini farkli şekilde anlamla anlatı içine koymaları ayrica çıldırttı. Yeryüzünde İslamiyet kadar kadına değer veren baska bir din olmadı. Çünkü bizim peygberimiz (s.a.v) hoşgörü dini derdi bizim dinimize icin. Japonya gecen sene 10 kat, özellikle yabancılardan İslamiyete bu kadar artış görülmesinin sebebi bu. Ne yapmış olursan ol tertemiz başlama hakki veriyor. Kadını pis bir varlık olarak değil birer emanet olarak Allahtan alıyor erkekler. Bu devirde kulaktan dolma kısa videolarla değil herkesin; genci, yaşlısı dinini öğrenmesi dileğiyle.
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,652 okunma
Reklam
Reklam