Yıllarca gerçek aşkın ne olduğunu düşündüm. Ben miydim aşkı kitaplarda gördüğüm, dizilerde yaşanan kadar büyülü sanan? Yoksa aşk denen şey, insanların kendini kandırdığı bir oyun muydu? Bunu yıllardır kendime soruyorum. Gözlerin birbirine takıldığı, kalbin hızla attığı, birinin seni düşündüğünde içini ısıtan o duygu... Gerçekten bu muydu aşk? Yoksa sadece beynin sana oynadığı bir oyun muydu?
"Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir." Bu böyledir. "İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acıdan çok daha ağırdır."
Sabaha karşı arabayı garaja çekip eve geldi, soyundu, vurdu kafayı. Vurdu ama uyku tutmak ne mümkün? Aşk bu muydu? Aşk buysa çok üzücü, insanı harap edici bir şeydi. Ama içerdeki bir yerlerin tatlı tatlı acıyışı, hayır sızlayışı da çok hoştu.