"alıştığımız yolun dışına çıktığımız zaman her şeyimizi kaybettiğimizi düşünürüz; ama yeni ve iyi bir şey ancak o zaman başlayabilir.hayat varsa mutluluk da vardır. önümüzde daha çok ,çok şey var."
“yaşayacağız vanya dayı… biz daha ne uzun günler, geceler geçireceğiz; alnımıza yazılan çileyi sabırla çekeceğiz. elimiz ayağımız tuttuğu sürece dur durak bilmeden başkaları için çalışıp didineceğiz. ecel geldiği zaman da usulca öleceğiz. çok acı çekip gözyaşı döktüğümüzü, içimizin çok yandığını söylediğimizde tanrı bize acıyacak. ve seninle ben, sevgili dayıcığım, aydınlık ve güzel bir hayat yaşayacağız. işte o zaman mutlu olacağız, şimdiki mutsuzluğumuzu hatırlarken gülümseyeceğiz ve huzura ereceğiz”
"1879 yılının sonbaharında savaş ve barış ile Anna Karenina'nın 51 yaşındaki yazarı yaşamı boyunca hiçbir şeyi başaramadığını ve yaşamının anlamsız olduğuna inanmaya başladı."