Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aydınlanmadan giderek uzaklaşan dünya ve Türkiye kütüphanelerini, üniversitelerini, araştırma kurumlarını giderek ihmal etmeye başladı; ihmal etmekle kalmadı, faal bir şekilde tahrip yoluna saptı, bazı işadamları, köşe yazarları da bu tahribi planlayan hükümete alkış ve kısa görüşlü çıkar için gaflet yarışında. Bu işin sonu nereye varır? Biz kendimizi batırmakta direnirsek bizi kim kurtarır?
İlkçağ Yunanları, Zeus’a ne kadar boğa kurban edilirse edilsin fırtınaların karada ve denizde afetler yaratmaya devam ettiğini, Poseidon’a ne kadar yalvarıp yakarılırsa yakarılsın, depremlerin şehirleri insanların başına yıkmayı sürdürdüğünü görünce, bu tanrılara ve tanrılara ulaşmayı sağlayan dinlere olan inançları azalmıştır.
Yıldırım doğa içinde tesadüfen meydana gelen bir elektrik olayıdır. Ama bunun zararını gören ilkel insan, bunu kendi kafasında yarattığı alternatif dünyadaki bir gücün öfkesine bağlar. Sonra zihinde yaratılan bu şuurlu güce isim verilir. Örneğin Sümerlerde Enlil, Yunanlılarda Zeus, Romalılarda Jüpiter, Cermenlerde Thor… Bu şekilde bir yıldırım düştüğü zaman insan, kendince yarattığı dünyada hemen bir neden bulur: Yıldırım düşmüştür çünkü Tanrı kızmıştır. O zaman Tanrı’nın kızgınlığını gidermek lazımdır (ki bir daha yıldırım düşmesin) Bu nasıl yapılır? Kızmış bir insanın kızgınlığı nasıl giderilirse aynısını Tanrısına yapma bilinci açığa çıkar. Okşayıcı sözlerle, belki verilecek hediyelerle (adak, kurban vb.) İnsan da kendi kafasında varsaydığı hayali gücü yatıştırmak için ona dua etmeye, adaklar sunmaya başlar. Bu şekilde yalnızca bir Tanrı değil, onun yanında dua sistemleri, kurban ve adak yöntemleri oluşan, bunları da bir düzene bağlayan “ruhban sınıfları” meydana gelen koca bir DİN oluşur.
İnsan henüz kendisini koruyacak hiçbir şeyi olmadığı çağlarda, içinde yaşadığı doğada yalnız olduğunun bilincine varsaydı, korku ve kaygıdan yaşamını sürdüremezdi.