Puan vermedi
Bugün masamda Riley Black’in nefis kitabı "Dünya Yeşilken"var. Her gün yanından geçip gittiğimiz o tek bir yaprağın, penceremizin önündeki çiçeğin ya da gölgesinde soluklandığımız ulu ağaçların arkasındaki milyarlarca yıllık sessiz devrimi düşünmek, doğanın o muazzam yaratıcı gücünü masama kadar taşımış gibi hissettiriyor. Riley Black, gezegenimizin bugünkü çehresini borçlu olduğumuz bitkilerin yeryüzünü ele geçiriş hikayesini o kadar büyüleyici bir dille anlatmış ki, kitabı elimden bırakmak pek mümkün olmadı. Kitap bizi Dünya’nın henüz sadece taş, çorak toprak ve sudan ibaret olduğu o eski, gri-kahverengi dönemlerine götürerek açılıyor. İlk ilkel alglerin sudan karaya çıkma cesaretinden, devasa eğrelti otu ormanlarının zamanla kömür yataklarına dönüşmesine; ilk tohumun icadından, çiçekli bitkilerin yeryüzünü rengarenk bir sahneye çevirmesine kadar uzanan devasa bir zaman dilimine şahitlik ediyoruz. Burada beni en çok etkileyen detay, bitkilerin sadece arkada duran pasif birer dekor olarak değil; iklimi şekillendirmesiydi. Yazar, bitkiler ile diğer canlılar arasındaki o hayranlık uyandırıcı bağları da harika bir şekilde mercek altına alıyor. Örneğin bitkiler karadaki ilk adımlarını atarken en büyük destekçilerinin mantarlar olduğunu, aralarındaki o mikoriza bağları olmasaydı bugün bildiğimiz anlamda canlı bir toprak ve bitki örtüsünün belki de hiç var olamayacağını öğreniyoruz. Sonrasında çiçeklerin ortaya çıkışıyla birlikte, tozlaşma için böceklerle girilen o büyüleyici ortaklık da doğanın en güzel uyum hikayelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Doğanın bu bencil olmayan, aksine uyum sağlayan, paylaşan ve sürekli dönüştüren gücünü okumak, bana onun yaratıcı ve besleyici yüzünü bir kez daha derinden hissettirdi.️ Riley Black bir bilim yazarı ama dili kuru bir
Dünya YeşilkenRiley Black · İrene Kitap · 20263 okunma
8/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:00
Felsefe Konuşmaları; sistematik bir felsefe kitabından ziyade, diyalog formunda kurulmuş parçalı düşünce denemeleri olarak değelendirilebilir. “D’Alembert” 1830, “La Maréchale” 1776 ve sonradan bulunan “Başrahip Barthélemy” 1920 yılında yayımlanmış. “D’Alembert” konuşmaları evrim, evrenin düzeni, yaşam ve ölüm konularını; “Başrahip Barthélemy” konuşması dua, tanrı, ruh, öteki dünya konularını; “La Maréchale” konuşması ise din ve ahlâk arasındaki denklemin sorgusunu içeriyor. Konuşmalar, ele aldıkları konular itibarıyla diyalektik materyalizme, evrim teorisine ve ahlâka dair zamanından önce ileri sürülmüş düşünceler olarak kabul edilebilir. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, materyalist eğilimi erken ve oldukça cesur biçimde göstermesi. 18. yüzyıl Fransası’nda din, bilim ve siyaset arasındaki gerilim çok daha keskindi. Diderot’nun yazdıkları bu gerilimi sadece yansıtmamış, bilinçli biçimde provoke de etmiş. Bu yüzden metin, bugün okunduğunda bile yer yer tartışma başlatıcı bir karakter taşıyor.
Felsefe KonuşmalarıDenis Diderot · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020526 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aradığını Bulamayanlar Kulübü (:
Puan vermedi·312 syf.··
2026 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 21:23
Büyük beklentilerle başlayıp hayal kırıklığıyla biten kitaplar serisinde bugün: Taş Kâğıt MakasTaş Kâğıt Makas Ne Yaptığını BiliyorumNe Yaptığını Biliyorum ’u hem okumuş hem de dizisini keyifle izlemiş biri olarak bu kitaptan beklentim çok başkaydı. Ama ne yazık ki o ritmi, o derinliği yakalayamadım. Alice FeeneyAlice Feeney ’nin tarzını az çok biliyoruz; derin edebi cümleler yerine, hızla ekrana uyarlanabilecek, ters köşelerle yürüyen hikayeler yazıyor. Bu kitap da tam olarak o "dizisi çekilecek kitaplar" formülünden çıkmış gibiydi. Kötü diyemem, akıcılığına da lafım yok ama hikaye bana bir türlü geçmedi, karakterlerle bağ kuramadım. Sanırım bu sefer formül benim üzerimde çalışmadı. Benim için yazarın diğer kitabının gerisinde kalan, hızlıca tüketilip unutulacak bir kurgu oldu…
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,1bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
Bugün kendimi aşıp 3. Kitabı bitiriyorum ama durun önce bu kitabı övmeliyim. Bu neydi ya?!!? Bakın Lana Myers tek Logan’ı değil beni bile etkiliyor öyle güçlü bir kadın ki. Bu seriyi sevmemin sebebi her şeyin bir dizi gibi akıyor oluşu. Ne aşk ne gerilim hepsi dengeli bir şekilde işleniyor. En son kitapta Öcü Lana’yı avlamak için evine gitmişti. Ama ne demişler ava giden avlanır. Tek sorun dolapta ajan Hayley’in da mahsur kalması. Lana farkında olmadan kimliğini açık eder ve işler ilginçleşmeye başlar. Basın ona artık Kızıl Katil adını takmıştır. Ve Lana Logan’la hayalindeki mutlu sonu istiyorsa elini hızlı tutmalıdır. SPOILER?!? Hayley’ın Lana’yı ispiyonlamak yerine arka çıkması… Aynı acıyı yaşayanların dost olması. Ah ah ikisi de kötü şeylere maruz kalmış güçlü kadınlar. Jack ve Lana’nın planları gerçekten enfes. Kasabayı kızıllar altında bırakmak mı??? Herkesin akıl sağlığıyla oynadılar. Diana ne anlatacak acaba çok merak ediyorum. Ve birisi Logan kazık atacak Lana’ya demişti. Kitabın sonunda Logan’ın ahlaki pusulası mı değişecek yoksa Lana Myars bir mit olarak ölecek mi çok merak ediyorum…
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 20267 okunma
3/10
·168 syf.··
2026 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 02:47
3/10 Bugün, yeni bir yazarla tanışacak olmanın heyecanıyla elime aldığım ama ne yazık ki ciddi bir hayal kırıklığıyla bitirdiğim bir kitapla geldim: Toshikazu Kawaguchi’den "Elveda Demeden Önce". Aslında bu kitabın dünyaca ünlü bir serinin parçası olduğundan bile haberim yoktu, kapağında görünce öğrendim. Niyetim popüler bir serinin gölgesine sığınmak değil, edebiyatta tamamen yeni bir kapı aralamaktı. Ne yazık ki araladığım bu yeni kapı, arkasında derinlikli bir dünya yerine büyük bir yapaylık barındırıyormuş; bu yüzden kitaba puanım net bir şekilde 10 üzerinden 3. Kitapta bana az da olsa dokunabilen tek yer baba-kız hikayesi oldu diyebilirim; gerçi orada da kız karakterin tavırlarına epey kızdım. Onun dışındaki diğer üç hikaye bende ne yazık ki hiçbir duygu uyandırmadı. Kitabın en büyük problemi, her bölümde temasal olarak tamamen aynı döngünün etrafında dönüp durması. Zaman yolculuğunun kurallarının her bölümde en baştan, defalarca tekrar edilmesini bir yere kadar anlıyorum; yazar her seferinde bunun yeni bir hikaye olduğunu hatırlatmak istemiş olabilir. Ama bunu yapana kadar keşke hikayelerin gidişatına biraz el atsaydı, kurguyu derinleştirseydi diye düşünmeden edemedim. Hikayenin geçtiği kafenin sahipleri ve çalışanları ise o kadar mesafeli ve tabiri caizse "buzdolabı" gibilerdi ki... Sıcak, samimi, "bizden" olan hiçbir duygu barındırmıyorlardı. Okurken kafamda sürekli şu soru belirdi: Bu seri nasıl bu kadar çok okunmuş? Serinin diğer kitaplarını okumadım ama eminim ki onlarda da tek bir olay üzerinden sadece kişiler değiştirilerek aynı şeyler anlatılıyordur. Kısacası; kendini sürekli tekrar eden kurgusu, yorucu kural tekrarları ve insanı içine çekmekten uzak, soğuk karakterleriyle benim için edebi derinlikten çok uzak, ticari bir tekrardan ibaret kalan, oldukça
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025604 okunma
Adalet her zaman adil olmadı...
Puan vermedi·115 syf.··
2026 21. kitabı
Venedik Taciri; Tartışmalara hayli açık düşündüren bir oyun Venedik Taciri. Ticaret merkezli bir dünyada basit bir para anlaşması ile başlayan ama içerisinde subliminal olarak bir çok mesaj veren bir hikaye sevgi dostluk adalet merhamet ön yargı ve dini değerler gibi bir çok konuyu çok incelikli bir şekilde işlemiş Shakespeare. Hikayenin özünde yazar dini inanışların insanların ve yaşamlarının üzerinde daha da önemlisi birbirlerine ve hayata bakışlarına ne denli sirayet ettiğine değinmiş doğrusu çok yerinde bir anlatım da olmuş Shylock ve Antonio üzerine kurulan bu hikaye adaletin bakış açısına ve durduğun tarafa göre değiştiğini gösteriyor ki bu da adaletin asla adil olmadığını gözler önüne seriyor. Eserin bugün bile etkili olmasının sebeplerinden biri de insanın içindeki karanlık intikam arzusu ve aydınlık olan merhamet duygusunun savaşının bitmemiş bitmeyecek olmasından sadece bir kitap değil hukuk sistemine vicdan muhasebesine tutulmuş bir ayna insani duyguları tüm çıplaklığı ile gözler önüne seren bir eser... Dilan YamaçDilan Yamaç Venedik TaciriVenedik Taciri William ShakespeareWilliam Shakespeare
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma